chernobyl

2 /
ah ya neymar ah ya neymar
saten nükleer bonbalar, nükleer patlamalar falan çocukluğumdan beri ilgimi çeken bir şey idi. o çaresizlik hissiyatı hem tüylerimi ürpertir hem de sapıkça bir merak uyandırdı. diziyi izliyorum imdi ilaç gibi geldi valla, dibine kadar yaşadım o hissi. lakin rusça çekilse yaratılan atmosferi katlarmış.

ilk iki bölüm sonrası edit akbayram: arkadaşlar bu dizi efsaneler arasına girecek. ben girecek diyorsam girer, bilirsiniz kolay kolay bir siki beğenmem.
sakil sakil
henüz 3 bölümde seyirciyi kendisine bağlamayı başarmış olan hbo dizisi. yalnız çok bağlanmamak lazım. çünkü 5. bölümüyle birlikte final yapacak. ben de artık temmuz sonunda askerlik bitince bir çırpıda izleyip bitiririm. şimdi hiç yanaşmıyorum o yüzden.
driving einstein driving einstein
diziyle ilgili ilk giriyi ben yazmıştım ama gereksiz popülerleşen hbo mini dizi serisi ya da limited serisi.

gereksiz popülerleşme tabiri tam uyuyor sanırım chernobyl ve got 8. sezona. tamam, çok güzel dizi. karanlık teması ve hissi geçirebilmede çok iyi ama siyasete aşırı yüklenilmesi, insanların ne düşündüğünün, hissettiğinin sadece sos olarak verilmesi ve konuya dank diye girmesi dezavantajları. yani mükemmel bir dizi değil. bu diziyi de zaten kimse mükemmel diye izlemiyor orası da ayrı mevzu ama ilgili/ilgisiz herkesin övdüğü diziler antipatikleşiyor. got 8. sezonda olduğu gibi finali de tırt bitiyor. got'un aradaki sezonlarını izlemeyip herkese katılmak uğruna 8. sezonu izleyen iyi yapmıyor yani. aynı şekilde sırf popülerlik için de hiroşima'dan sonra en büyük nükleer felaketinin(acıları hala taze ve turistik olarak gezilebiliyor, sovyetlerin hediyesi mi denir artık bilemiyorum) uyarlanmış halini izlemek mantıksız.

tekrar belirteyim güzel dizi ama mükemmel değil. karanlık tonlarda, %2 gerilim isteyenler direkt izleyebilir. tarzı olmayanlara çok hitap etmez. konuyla ilgili olanlar da yüzeysel bulabilirler ama şimdiye kadar bozmadı dizi kendini.
ropte ropte
chernobyl kazasından sonra karadenizde doğan biri olarak keyifle izlediğim dizi. keyifle izlemek derken rahatsız edici bir keyif daha doğrusu. nükleer santrallerin yol açtığı ve açabileceği büyük zararları çok güzel dile getirmiş. yine dönemi de güzel yansıtmış. şimdilik tek eleştirim ingilizce çekilmiş olması. tamam hbo dizisi falan ama chernobyl de rusça olsun bir zahmet ki duyguyu ve gerçeklik hissini daha iyi versin.

neyse, bir başyapıt değil ama güzel ve kaliteli bir yapım.
çingene kanunları çingene kanunları
bir haftadır izlemek için sabırsızlanıyordum, anca izleyebildim. sanırım yeni diziler arasında en mükemmeli. gerçekten. konu zaten hassas, dizi bittikten sonra kamyon çarpmış gibi hissedebiliyorsunuz, o derece etkiliyor. keşke dizi içerisinde daha çok ukraynaca ve ya rusça duyabilseydik. hadi mühendisler kendi aralarında ingilizce konuşuyorlar tamam da halk da mı ingilizce konuşuyor, bir de sovyet propogandasını ingilizce yapmak biraz tatsız durmuş; ama dizi o kadar güzel çekilmiş ki pek de umursayamadım bu durumu. en azından alt yazısız izleyebiliyorum falan diyebiliyorum. ama umarım ileriki bölümlere rusça konuşmalar gelir.

oofff çok etkilendim. çok üzgünüm yine.
anosias anosias
uzun zamandir izledigim en etkileyici dizi. hbo yapmis gene yapacagini. uzerinde dogdugumuz, yasadigimiz cografyanin bir parcasi olmasa da, bende dizinin yarattigi en buyuk his ben ne kadar cahilim oldu. burnumuzun dibinde yasanan, hepimizin adini bildigi, cogumuzun detayi ile ilgili hicbir bilgi sahibi olmadigi cernobil faciasi dizinin adindan da anlasilabilecegi gibi dizinin konusu. son yillarda ozellikle netflixte yayinlanan dizilerin cogunda bir dogaustu korku / gerilim elementi var. yerli dizilerimizde silahlar, siddet girla. ama bu dizi oyle degil. isin aci yani izlediginiz her karenin gercek oldugunu, gecmiste, gunumuzde ve gelecekte sevdiklerimizin de bu olaydan etkilendigini bile bile gerim gerim gerilerek izliyorsunuz. 3 bolum yayinlanmis 2 bolum daha var bitmesine ama insan gene de merak ediyor acaba daha uzun soluklu bir dizi cekip biraz daha insanlarin duygularini, hayatlarina etkilerini de gosterirler miydi diye

spoiler olabilir hic izlemeyenlere buradan sonrasi ama zaten bilgisi olanlar vardir:
daha ilk bolumde insanin kani donuyor. gerek santraldeki gorevlilerin ilk tepkisi, gerek gorbacovlu ilk sahneler dunyanin neresinde olursan ol boyle bir zihniyetin oldugunu bilmek rahatsiz ediyor. insanlar insanlari degil. koltugunu, isini, ununu dusunuyor ve gercekleri herkesten saklamaya calisarak daha buyuk bedeller odenmesine neden oluyor
umut taciri umut taciri
bu kadar çekici ne yaptığını anlamadığım dizi.

yani ortada bir hikaye var gerçek... bu hikayenin ana temasını belgesellerde hep izledik... sonuçta çayda radyasyon yoktur, bakın ben içiyorum diyen bir sağlık bakanımız vardı o dönemlerde...

bundan etkilenirsin de abartılacak bir yanı yok...

abartı için kendi 17 yıllık tarihimize bakmak yeterli olabilir aslında; salt olarak 301 madencinin öldüğü soma faciasında hiçbir tutuklunun olmaması... soma faciasında hayatını kaybedenlerin avukatlarının hepsinin cezaevinde olmasına bakmak da yeter... tabii acı kıyaslaması olarak algılanmasın da... benim burada ki asıl yaklaşımım dizinin bu denli abartılması... yani irak'ta kimyasal silah ararken ölenler için de dizi yapılsa bu kadar tutarmıydı sahiden...


Çernobil Faciası’ndan Sonra Devlet Büyüklerimiz Ne Dedi?
ya umutlar da biterse ya umutlar da biterse
hbo tarafından mini dizi olarak yayınlanan ve bittiğinde insanın tadı damağında kalan o dönem yaşanan ve dönemin sovyet rusya'sının işleyişine karanlık yüzüne ışık tutan bir dizi-film olmuş.
3 bölüm kadar çekilmiş ve sonrasında bittiğinde ee hani diye soruyor insan.
o çekirdek nasıl patlar cevabı verilemiyor dönem şartları göz önüne alınarak.

kesinlikle izlenmesi ve izletilmesi gereken bir dizi-film.

edit: 3 bölüm değil 5 bölüm olacakmış.
green day green day
3 bölüm değildir kendileri ,dizisinin 4. bölümü 27 mayıs'ta yayınlayacak. 5'nci final bölümü ise 3 haziran'da yapacak. cevapsız soru kalmayacak :)
1
2 /