chernobyl

3 /
mei kusakabe mei kusakabe
gorbaçov'un "mutlaka izleyeceğim" dediği dizidir. bu kadar yüzsüzlüğe insan bazen hayret ediyor. dizinin fazla taraflı olacağını düşündüğümden ve üzerinden yürüyen/yürüyecek birtakım antipropagandalar sebebiyle biraz karışık duygular içerisindeyim dolayısıyla henüz izlemekten çekindim. izlediğimde daha net olacağım muhtemelen ama en azından şimdilik şuna benzer şeyler düşünüyorum:


www.gazeteduvar.com.tr
elcordobez elcordobez
dizisini izlemedim. fakat basından okuduğum kadarıyla iyi para dökülmüş bir yapım. bir o kadar da anti komünist propaganda sosuyla işlenen bir hikaye.
fakat mersin'de 2-3 seneye faliyete geçmesi öngörülen nüklüeer santral yapılırsa, zamanında karadenizde nenelerimizin gördüğü chernobyl'in kat be kat büyüğünü biz de göreceğiz yakın zamanda. anlayacağınız tehlike hiç de 30 sene önce geçen bir dizide değil. burnumuzun dibindedir.
ah ya neymar ah ya neymar
muhteşem ötesi biten dizi. 5 bölümün 5'i de şaheserdi, perfect çekti.

ayrıca rusya ve ukrayna'da bir dönem yaşamış biri olarak anti komünist propaganda eleştirisine götümle gülüyorum. bu iki ülkenin şu anki hali bile içler acısı, yozlaşmada bizim elimize veren tek millettir heralde bu ruslar. mesela ukrayna'da yalnızca hocalara çorba parası atarak çoğu üniversite bölümününden mezun olabilirsiniz. havalimanında herkesin gözü önünde güvenliğe 20-30 usd atıp, karton karton sigaraları ve içkileri geçirebilirsiniz. daha sayardım ama uykum var. yani rüşvetle halledemeyeceğiniz iş yok gibi.

özetle yontulmuş halleri böyleyse sovyet dönemini düşünmek bile istemiyorum.
2
driving einstein driving einstein
başından sonuna kadar anlatmak istediğini net ve çarpıcı biçimde veren, atmosferiyle orayı yaşatan bi mini diziydi... çok etkilendim, oyunculukları, amosferi, görüntüleri ve sinematografisi, mesajları ve kendisi oldukça iyiydi. en iyi dizi diyemeyiz ama dram konusunda aşırı tatmin etti... son zamanlarda izlediğim en kısa ve kısa süresine rağmen insanı etkileyen bir yapımdı.
tat da kaçırmadı değil, gerçekten insanlık dramıydı. olayın teknik boyutunu son bölüm dahil hepsinde çok güzel ve basit bir şekilde anlatıyordu. ingilizler yaptığı için dışardan bi gözle çok net izleyip eleştiri yapmış olabilir. tercihim rusların yapmasıydı elbette...
son bölüm diyaloglarıyla bitirdi beni. gerçekler ne hükümet dinliyor ne isteklerimiz ne de planlarımız... asıl suçlu sistem ama patlamadan öncesinden son önleme kadar içinde olan herkesi etkiledi. ee tabii bizi de karadeniz'de etkiledi. kazım koyuncu ve onca insanımız gitti...
kısaca kesinlikle izlenilmesi ve ders çıkarılması gereken bir yapım. şiddetle tavsiye. 10 üzerinden 8.5'u rahatlıkla veririm dizi için.
scribe scribe
dizi olarak zaman kaybı, öğreti olarak fena olmayan yapım. ki zaten ülkemizdeki hemen hemen herkesin dilinden düşürmediği bir dizinin iyi olması beklenemezdi. nerde şişirilmiş bir yapım var, yurdum insanı orda.

edit: rusçu dostlarım artılıyor, hbo uşakları eksiliyor.
4
rene rene
ya siz her boku unutan, araştırmayı okumayı sevmeyen, hazıra alışmış, duyguları bile suni, süratle tüketen, popüler kültürün her itelediğini ağzı açık eblek eblek bekleyen kof bir kalabalıksınız gerçekten. 2005 den beri açık olan çernobil faciası başlığında 14 yıldır 4 sayfa giri var, sikik hbo dizisinde daha 20 gün olmadan 2 sayfa giri olmuş. bu istatistik senin özetin işte.

yobaz milliyetçi karadenizlileri kansere bulayan faciaydı bu, kazımları aldı, o dönem gram yaprak kımıldamadı, dönemin siyasetçileri elinde çay bardağıyla daşak geçti sizinle, şimdi elin emperyalisti sscb kötülemesi alt mesajıyla yayınlayınca popüler oldu da duygulandınız.
dibinize iş bilmez kurnaz esnaf türklerle rusların ortak yaptığı nükleer santral yapılıyor. türkiye nükleer ile tanışıyor. kötü, pis öcü sscb yüzünden ortaya çıkan bu facianın benzeri müthiş vatansever türkiyeli vatandaşın gtünün dibinde olduğunda ben o zaman göreceğim sizi, götüm götüm fransaya mı kaçarsınız yoksa tıpkı o zaman ki gibi o çayları paketleyip tüm türkiye ye acımasızca satarmısınız, satarsınız siz ya, eminim. ülkenizin makus tarihini elin hbosunda izleyince mi duygulanıyorsunuz siz canım, bir gerilim ve korku filmi izler gibi izliyorsun değil mi olanları ? çekirdeğini de alıyorsun yanına. zaten patronun skiyor seni, düşünme tembelliği bir yaşam biçimi halini almış senin için, o kadar örselenmişsin ki derin düşünmek seni yorar olmuş dimi, yüzeysel yaşamak bir idea halini almış? böyle mutlu olabiliyorsun dimi sadece ?
galatadanuçtum galatadanuçtum
görüntü, ses ve oyunculukları beğendim dizi. dönemin ruhunu da yansıtmış. senaryo olarak beklentilerimi karşılamadı.
afganistan ve nükleer enkaz kaldırma arasında tercih yapmaya zorlanan askerlerin dramına daha geniş yer verilmesini bekliyordum.
radyoaktif alanda, parkta dolaşır gibi dolaşan insanlar falan hayal kırıklığıydı.
quid ad aeternum quid ad aeternum
"çernobil'deki kazanın 1986-2006 yılları arasında avrupa ülkelerindeki yaklaşık 1000 tiroid kanseri ve 4000 diğer kanser vakasının kaynağı olduğu yüzde 95 güven aralığıyla tahmin ediliyor. cardis'in rakamları birleşmiş milletler (un) ve dünya sağlık örgütü'nün (who) resmi raporlarıyla da örtüşüyor. çernobil'in sebep olduğu tahmin edilen takribî 5000 ölümlü kanser vakası, aynı dönem boyunca avrupa'da görülen tüm ölümlü kanser vakalarının yüz binde sekizi (0.008%) olduğu hesaplanıyor. 2065 yılına kadar, kümülatif olarak, çernobil kaynaklı 23 bin ölümlü kanser vakasının görüleceği bekleniyor. 2018 yılında tüm dünyada yaklaşık 10 milyon insan kanserden ölmüştü. kanser vakalarının yüzde 19'unun sigara, yüzde 7.8'inin obezite, yüzde 5.6'sının alkol, yüzde 4.7'sinin uv ışınları ile ilişkilendirildiği düşünülecek olursa, herhalde tek başına mcdonald's veya marlboro'nun çernobil'deki kazadan daha fazla insanın ölümüne sebep olduğunu söylesek abartmış olmayız."


Chernobyl, kara propaganda ve gerçekler…
abcd02561 abcd02561
hahahah ne boş adamlarsınız aq adam kendi kendine hınç kusmuş başlıkta sdafasdasd
öncelikle:



bunu bi öğrenelim. ne güzel insanların ilgisini çekmiş dizi belki bu dizi sayesinde daha çok araştırma gereği hissetti ve daha çok şey öğrendi bundan bu kadar kin duymak neden.

dizi yorumuma gelirsek gayet güzeldi. devleti insanın önüne koyarsanız ve böyle bir ideolojiyi dayatırsanız neler olabileceğinin çok güzel örneklerinden biridir çernobil faciası. devlet her zaman insanı yaşatmak için olmalıdır. fazlası değil.

ek olarak kara propaganda vs. yazıyolar görüyorum ekşide gördüğüm bi entryi aynen bırakıyorum buraya. adamların içindeki general doğrusuyla yanlışıyla anlatmış bizimkiler hala kara propaganda.
eksisozluk.com
dumrul dumrul
diziyi izlemedim. bazı şeyleri hatırlatmak bile ayıp kabul edilmeli ama hatırlatmak durumundayız. izlediğiniz, okuduğunuz, dinlediğiniz ve hatta düşündüğünüz her şeye karşı her zaman şüphe payını bırakmak zorundasınız. bu zaten her zaman cepte olmalı. illa bizim aleyhimize olması şart değil.

dizi bir dizi olarak belki güzeldir belki değildir. dizi tarihi gerçekleri belki yansıtıyordur belki yansıtmıyordur.

ancak bir kurgu eserle ilgili eleştiri "pekii niye çernobili anlatıyor da amerika'nın bilmem nesini anlatmıyor" şeklinde yapılamaz. dizi çernobil'le alakalı. bir eserin işlediği konu ne ise onunla sınırlı olmak durumundadır. konusu neyse ona odaklanır. kurgunun abecesi budur. şimdi sen hiroşima ile ilgili bir dizi yapıyorsan "orada niye çernobilden bahsedilmiyor" denebilir mi? zırva olur değil mi?

ikincisi abd'nin yaptıkları ruslarınkini, rusların yaptıkları abd'ninkileri aklamaz. bir şeyi savunacaksanız onun adına yapılan yanlışları herkesten önce sizin ifade edebilmeniz gerekir. buna özeleştiri diyoruz. yoksa bütün dünyanın "gerçek islam bu değil" geyiğiyle dalga geçtiği gibi sadece alay konusu olursunuz. doğrularınız varsa onlar da ciddiye alınmaz olur.

yani "kardeş bi daha sosyalizm kuralım diyosun ama bize bir çernobil daha yaşatmayacağınızı garanti ediyor musunuz? ediyorsanız nasıl?" sorusu kadar meşru bir soru yoktur.

sscb almış götümüzde nükleer santrali patlatmış. eleştiri ve hatta kara propaganda yapılmasını istemiyorsan insanların götünde nükleer santral patlatmayacaksın. iki kere iki dört... dinci boğazıma kör bıçağı dayamış kafamı kesmeye çalışıyor, ağzımı açtığımda da diyor ki "amarigalılar da gızılderili soykırımı yaptı."

so what?

çernobil açıkça katliamdır. aynı ruslar bizim götümüzde nükleer santral inşa etmek için bizden eşek yüküyle para alacaklar. biz bu diziyi (dizi iyi ya da kötü fark etmez) bu konuyu gündeme getirmek için bir fırsat saymak yerine çernobil o kadar da şey değil ama yaaa. bak ameriga neler neler yaptı geyiği çeviriyoruz.

oldu olacak çernobil'de radyasyon var diyen emperyalisttir diyelim o olsun. marlboro kanser yapıyor diye götümüze radyoaktif çubuklar sokalım...


dumrul dumrul



tam ak trollerin atlayacağı türden bir haber. konuya bakışım ise şöyle:


azwepsa azwepsa
bence dizinin en etkileyici yanı, esas elemanın kazanın gelişimini anlattığı sahneydi. adam çok basit, çok sade ce çok anlaşılır anlattı. harika!
3 /