cherokee

1 /
aqua aqua
kızılderililerin en saygıdeğer kabilelerinden olan cherokeelerin kaderi de 1835 yılında yapılan anlaşma ile tersine döndü.

yapılan anlaşmada cherokeelerin missisipi'nin batısına aktarılması planlanmıştı. ancak appalachia dağlarında altın bulunmasıyla sabırsızlaşan beyazlar, general scott komutasında 1838'de cherokeeleri kamplara toplayıp göçe zorladılar. üç ay süren gözyaşı yolu yolculuğunda yaklaşık dörtbin kızılderili açlık, soğuk ve hastalıktan öldü. görev başarılmış, cherokee toprakları beyaz yerleşmecilere açılmıştı. ama bu trajediye beyazlar bile tepki gösterdi. büyük ovalarda yaşayan kızılderililer ise beyazların sözüne güvenmemek gerektiğini çok iyi anlamışlardı.
aqua aqua
bir jeep modeli. atalarının vahşi katliamlarla soykırıma uğrattığı kızılderililerin hatırasını yaşatmak için mi bu ismi vermişler araçlarına bilinmez.
aqua aqua
özür dilemek için mi yoksa aradan yüzyıllar geçmesine rağmen yokettiği büyük halkı kullanarak para kazanma stratejisi midir bilinmez. cherokee jeep'i üreten beyaz adam apache sunucular da üretmektedir. ayrıca hollywood büyük para kazanmıştır yokettiği yüce halkı bir vahşi ırk şeklinde göstererek.

(bkz: western filmleri)
benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim benbirküçükcezveyimköşebucakgezmeyim
yavuz çetinin satılık albümünde yer alır bu şarkı.


bak yine geliyor ayın sonu
yok mu yardım fonu
kimisi beş kuruşun
derdine düşmüş
kimisinin keyfi yerinde
herkesin derdi ayrı
herkesin derdi aynı
herkesin derdi kendine
bu dönemde
her dönem
platin saçlı karıların
altında grand cherokee
etiler ve boğaz hattı
civarında gezer tozarlar
bir de ona sormak lazım
senin de bir derdin var mı diye
herkesin tuttuğu kendine
bu dönemde
her dönemde
yine başlıyor aybaşı günlerim
yokladım ceplerim
ben yine beş kuruşun
derdine düştüm
kiminin cebi şişkin
herkesin derdi aynı
herkesin derdi kendine
yetmişlerde altmışlarda
gezuntaytlarda
mon cher mon cher
bir jeep markasıdır ama bu isim oldukça tarihi bir isimdir. cherokee aslında amerikalı yerli kabilelerden bir tanesidir. amerika'da fransızlar ve ingilizler birbirleriyle savaşırken ingilizler bu masum insanları savaşta kullanmışlardır. bu kabile hep inglizlerin yanında yer almış ve ingilizlerin çoğu savaşı kazanmasını sağlamışlardır. savaş bittikten sonra gözü doymayan ingilizler, cherokee'lerin topraklarına da gözlerini dikerek, topraklarda hak iddia ederek dava açmışlardır ve tabii ki davayı yürüten yargıçlar da beyazdır. davayı ingilizler kazandıktan sonra cherokee'leri batıdaki kızılderili uygarlığına sürerler ama cherokee'lerin bir bölümü dağlara kaçar ve bir dağ aracı olan jeep de cherokee adını alır.
uncle uncle
bir kavramın nasıl da bambaşka anlamlara sokulacağının en açık göstergelerinden biridir. zamanında amerikanın özgür topraklarında güçlü efendilerin topraklarından sürdüğü bu halk yıllar sonra yine güçlü efendilerin bindiği ve onların statülerinin bir simgesi haline gelen araca isim olarak bazı şeylerin nasılda kolayca değiştirildiğine net bir işarettir.
bulanti bulanti
yavuz çetin babanın mükemmel ötesi eserlerinden biridir. son derece iğneleyici, doğru ve yerinde tespitler içeren güzel eser...

"platin saçlı karıların
altında grand cherokee" sözlerini mükemmel riffler ve eşsiz crunch efektiyle yoğurmuş üstad...

(bkz: hobaa)
kirli beyaz kedi kirli beyaz kedi
'herkesin tuttuğu kendine, bu dönemde'

üst-orta üst sınıflar ile halk arasındaki farkı esprili bir dille ortaya koyan yavuz çetin şarkısı.
daha da ne gerek söze...
1 /