chokerıyla düğüne gelen kadın

saiyajin saiyajin
eski sevgilim. kimsesiz çocukların düğününe davetliydik birlikte, boynunda choker olmadan çıkamaz dışarı, boynundaki morlukları saklıyor. nasılsın neler yapıyorsun derken ben varken choker takmaya gerek var mıydı dedim artık küçük penisli erkeklerin boynumu sıkmasına izin vermiyorum dedi, öptü dudaklarımdan ve dansa kaldırdı.
saiyajin saiyajin
hala çok kısasın dedim, hala dans etmesini beceremiyorsun dedi ve dans etmeye devam ettik. herkesin gözü üzerimizdeydi, ben 190 o 150 ama gözlerimiz aynı hizada. masalardaki ücretsiz limonlu salatalıklara dayanamadığını ve hala her akşam limonlu salatalık yiyerek tuzlu su içip içmediğimi sordu. sadece özel günlerde, hayattan aldığım zevki azaltsın diye yapıyorum zaten biliyorsun dedim. tam bu sebeple seninle birlikte olmak istiyorum dedi, hayatımın sonuna kadar hem de. o zaman her akşam limonlu salatalık ve tuzlu su dedim, tuttu boynumdan aç ağzını bir şey denemek istiyorum dedi.
saiyajin saiyajin
açtırma ağzımı herkesin içinde, gidelim mi bana dedim. en son evine girdiğimde 6 dakika sonra uyudun dedi. doğrudur dedim, genelde yalnızca uyumak için giderim eve. ben gelince yalnızca uyumazsın, beraber uyuruz dedi. kadınlarla uyumaktan hoşlanmadığımı biliyorsun dedim. yanımdaki kadının osuruk sesini duymak hoşuma gitmiyor, özellikle de kalçası güzelse. bir daha böyle bir fırsat eline geçmez ama dedi, elime geçeceğini bilsem reddetmezdim dedim ve benim eve geçtik.
saiyajin saiyajin
sabah beraber uyandık. aslında sabah sayılmazdı, saat 2buçuk falan. kahvaltıyı hazırlayıp terk etmiş evi. cidden yalnızca uyudun, inanamıyorum yazmış zeytinlerle, zeytin sevmediğimi biliyor olmasına rağmen. onu hatırlatsın diye bütün zeytinleri çekirdekleriyle beraber yuttum, üzerine tuzlu suyla cila. cüzdanımı yanında götürmüş gibi görünüyor. market alışverişimi yapmaya çıktı sanırım. bekliyorum onu hala.
saiyajin saiyajin
saat 4 oldu, eski sevgilim hala ortalarda yok. kokopops ve cicibebe paketlerini sütsüz bitiriyorum stresten. cüzdanımla çıktı gitti ve hala dönmedi, şu an neler yapıyordur kim bilir? keşke söyleseydim cüzdanın içinde tarihi geçmiş 1 dolar, hurma çekirdeği ve 10 yıllık prezervatif dışında bir şey olmadığını. parasız, kredi kartsız ne yapıyordur biricik eski sevgilim? bu gece onu aramak için dışarı çıksam iyi olacak. telefonum bozulduğu için kimseyi arayamıyorum şu aralar.
saiyajin saiyajin
çok içtik dün. ikimiz de tırnak içinde boktan hayatımıza güzel bir gün ekledik. güzel bir günün alkolle bir bağlantısı var mı emin değilim. su içsek egolarımızı bu kadar gömebilir miydik? bira biraz pahalı ama olsun, insanlar tuvalete kalkınca biralarını bitiriyoruz. aids salyayla geçiyor muydu bu arada? umarım yarım bıraktığım bardakları kimse içmemiştir, istemeden hayatlarını mahvetmek istemem. çok içtik dün, keşke birlikte içseydik, birlikte dönseydik eve, birlikte eşlik etseydik sabah ezanına.
saiyajin saiyajin
yeni işim çok yorucu. durmadan gel git yapmaktan belim ağrıyor, geceleri zor uyuyorum haliyle. önceden de durmadan gel git yapıyordum ama o isteğim doğrultusundaydı. işin içine zorunluluk girince beden bırakıveriyor kendini. bunlara ek olarak gülümseyen bir insanla bile karşılaşamamak da inanılmaz demotive ediyor beni. sanırım eski sevgilimi özledim yine. geçen gün tanımadığı insanlara bir şey ısmarlatmış ve gecenin sonunda birlikte ayrılmışlar mekandan. ben onun için o kadar gel git yaparken, o sadece gidiyor. uzaklara, bilmediğim yerlere gidiyor hep. sanırım yarın işimi bırakacağım. nakliyecilikte kendini geliştirme fırsatın olmuyor hem. en iyisi tekrar sokaklara dönmek.
saiyajin saiyajin
kısa bir yürüyüşün ardından eve tam 10.30 da giriyorum. saçlarımı bağlamamayı tercih ettiğim için tip tip bakan insanlar da dahil her şey bir rutin haline geliyor artık. kendimi "ben rutin adamıyım" cümlesiyle kandırmaya çalışsam da kandıramıyorum. sırf rüya görebilmek için 10 saattir uyumaya çalışıyorum ama uyuyamıyorum. tanımadığım kadınlara (kadın olup olmadıklarından emin değilim) numaramı veriyorum ve gizli numaradan aramalarını, gece beni rahatsız etmelerini, bundan hoşlanacağımı söylüyorum. umarım aralarında eski sevgilim ya da en yakın kız arkadaşı yoktur. aslında bunlar tam da eski sevgilimin yapacağı hareketler. bana sataşmayı çok sever de kendisi. heyecan arıyor olma ihtimali yüksek. kandırdığı erkeklerin parası bitmiş olmalı yine. en kısa sürede para kazanmalıyım. onu tekrar kazanmalıyım.
saiyajin saiyajin
telefonda canlı yayın açan küçük göğüslü kadınlarla dolu sosyal medya. sigara içerken gözünden yaş gelen, sadece ağdayla yeni aldığı bacaklarını herkesin görmesini istediği için kısa şeyler giyen (senede 1 kere alıyor olması muhtemel), kafası karışık kadınlar. sahil bölgelerinde olmadan kısa giyen kadınların egoları neden bu kadar fazla? bu kadar eleştiriyor olmama rağmen onlar olmasa evimden dışarı çıkmazdım büyük ihtimalle. ayrıca eski sevgilim de kısa giyiyor. bacağını ameliyat eldiveni takan ben alıyor, her kopardığım parçayı ilk önce koklayıp daha sonra torbama atıyorum. tırnaklarını ben kısaltıyor, saçlarını ben düzleştiriyorum. bakımlı olması onun ruhsal sağlığı açısından önem arz ediyor. hem tüm bunları yaparken sohbet de edebiliyoruz. işi bitince arkasını döner, parası bitene kadar da geri dönmez, çekip gider. ben sonuç insanı değil, süreç insanıyım. sonuç sizin olsun, süreç benim.
saiyajin saiyajin
bugün birinin evine gittim, sen değilmişsin. çok garibime gitti senin olmadığın bir eve gitmek. pink floyd dinlerken mary jane geldi aramıza. mary jane bitti, yanımdaki gitti ve sen geldin sonra. ikimiz de sigara kullanmıyorduk ama boğazlarımız acıyordu böyle. kalktın dans etmeye başladın sonra. bana bir kere bile bakmadın, saçların hep yüzünü kapatıyordu. kalçalarınla hiç ritim kaçırmaman inanılmaz derecede hoşuma gitmişti. sonra odanın çok sıcak olduğunda hemfikir olduk ve birbirimize üflemeye başladık. nefes nefese kalmıştık. çok sıcak olduğundan terliydik zaten. o kadar sıcaktın ki ben bile terlemiştim. ama sıcaklığından hoşlandığımı biliyordun zaten.