chris de burgh

1 /
tricky tricky
lisedeyken revolution adındaki şarkısını grubumuzla bir yarışma için hazırlamıştık. bir konser albümünde yer alır bu şarkı. şarkıda fonda duyulan kalabalığın coşkusu gaza getirmişti bizi. "evet bu şarkıyı yapmalıyız" demiştik. sanki bizi dinleyen seyirci de böyle coşacak gibi düşünmüşüz demekki. ama şarkıyı kimsenin bilmemesinden dolayı mağdur olmuştuk maalesef.
lefteyenine lefteyenine
intikam ve vahşi batı temalı traveller parçası çok lezizdir.

"there's something in his eyes, something in his hands,
you could almost smell his revenge" dizelerinde sesi hızla titrerken size o hissi size yaşatır.
dulcinea dulcinea
nereden geldi aklınıza bu adam tekrar yahu?? embesil saç kesimiyle beni benden alan insan..düşündüm de bir dönem hakikaten amma da popülerdi değil mi?? diskoların revaçta olduğu yıllarda bunun en az bir şarkısının çalmadığı diskoya disko denmezdi hani...
ghk ghk
revolution ile isyankarlıgın doruklarındayken sonradan " i don't want this load on me" demiştir.
dinsel boyutları bir yana, crusader ve into the light albümünün sonundaki üçlemeler ufak birer destan kıvamındadırlar.

ilk istanbul konserinde açık havada coşturmuş ve uçurmuştur. konserde orkestra ara verdiğinde kendisi piyano ile devam etmiştir. sonrasında the marmara kapısında karşılanmış ve roofta muhabbete davet edilmişse de olmamıştır.
naunet naunet
dünyadaki en sakinleştirici seslerden birine sahip şarkıcı. özellikle "lady in red", "missing you" ve "sailing away" en güzel şarkılarından bazılarıdır.
powergirl powergirl
80'lerin en romantik adamı, george michael'la beraber 80'lerin parlak yüzü.
2010'lar olarak kendilerini hasretle andığımızı iletmek isterim.
1 /