çizgi film izleyen yetişkin

deli şair deli şair
an itibariyle benimdir bu yetişkindir. cartoon network isimli bir kanalda ismini bilmediğim bir çizgi dizi izliyorum.

ben çizgi film'in yetişkin insanların çocuk gibi düşünmesini sağladığı düşüncesindeyim. hepimiz bi yarım saatliğine çocuk gibi düşünsek keşke. dünyadaki birbirimizi yiyişimizin bir nebze azalacağını düşünüyorum.. o yüzden çizgi filmlerin yetişkinler için de hazırlanması kanaatindeyim. misal; arkadaşlık ilişkileri, aile kavramı, insan sevgisi, hayvan sevgisi, gibi kavramları anlatsalar yaa. hep uyuşturucu gibi çocukların aklına empoze edilmese... pamuk prenses olup, beyaz atlı prensi beklercesine yetişmese kız çocuklar... gerçekçi büyüseler.

i̇snanin gelişiminde büyük bir faktör olduğunu düşünüyorum çizgi filmlerin..
theokoles theokoles
yeğenimle birlikte maysa ve bulut, keloğlan, maşa ve koca ayı, harika kanatlar gibi son model çizgi filmleri bol bol izlerim. ama keşke onun yerine tusubasa'yı, değerli'yi, gerçek kötüler'i, tom ve jerry'i, tazmanya canavarı'nı, yosemite sam'i izleyebilsek tekrardan da demiyor değilim.
harmonai harmonai
çizgi filmleri neden çocuklara kaptırdık ki? tatil günleri erken uyandığımda ailenin diğer üyeleri uyanana kadar çizgi film şöleni yapardım. şimdi ise sevdiğim tüm çizgi filmlerin maratonunu yapmak hoşuma gidiyor. eskilerin yeri ayrı diye nostalji kuşağı yaparken araya iki bölüm gumball sıkıştırıyorum. kalpler kırılırken çıkan o sesleri, dümdüz olan kemiklerin beş dakika sonra toparlanmasının gerçek hayatta mantıklı olmasını tek dileyen ben olamam.
2