claude levi strauss

feklavye feklavye
medeniyetler arasında hiyerarşi bulunamayacağını söyleyen, belki de ilk batılı antropologdur. "ilkel" olarak nitelenenin, "modern" olduğunu iddia edenin temeli olduğunu, "modern" denenin ise aslında "ilkelin" ortaya koyduğu teknolojiyi geliştirmekten fazlasını yapmadığını savunur.

haklıdır, okudukça insanı büyütendir...
beyaztavşanıtakipet beyaztavşanıtakipet
sosyal antropolojinin kurucusudur ve yapısalcılık akımına ön ayak olan ekipte yer almıştır. zaten 20. yüzyılın ikinci yarısında genel anlamda beşerî bilimler üzerinde büyük etkisi olmuştur.

dilbilim alanında, saussure* ve jakobson*'un yaptıkları yapısal analize antropolojiyi uygulamıştır. bunun yanı sıra, mitlerle ilgilendiği dönemde (1960'larda ve 1970'lerin başından itibaren), mitlerin sözlerin eyleme dökülmüş biçimi olduklarını ve bunların içerisinde bir lisanın var olabileceğini ileri sürmüştür. birbirinden çok farklı kültürlere ait olan ve epey fantastik karaktere sahip hikayelerin nasıl olup da birbirine bu derece benzediği üzerinde kafa yormuştur; bu nedenle de, referans aldıkları ortak bir orijinal hikaye olmamasına rağmen nasıl olup da mitlerin aynı şeyi ifade edecek şekilde bir ortak lisana sahip olduklarını araştırmak adına, mitlerin temelindeki ortak parametreleri incelemiştir.
puxa vida puxa vida
"yenmez türde balıkları avlamakla geçiriyoruz zamanı; çürümesin kokmasınlar diye de, balıkçıların çok iyi bildikleri plajlar boyunca tabelalar koyuyoruz düzenli aralıklarla, sulardan çeker çekmez ağları kuma gömün diye."

hüzünlü dönenceler'den(alıntı bu arada seksek'in 59. bölümüdür)
denizbalinası denizbalinası
antropologumuz 'modern dünyanın sorunları karşısında antropoloji' isimli kitabında tırnak içinde ilkel toplumlarda yetişkinlerin günde 2-4 saat çalışarak tüm aileyi besleyebildiğini, sözde ileri toplumlarda en az 8 saat çalışma karsısında bile bir sürü aç ve evsizin bulunduğu saptamasını yapıyor ve gönüllerimizde taht kurmayı başarıyor.
armagnac armagnac
''daha iyi sistemler üretmek için, toplumlar daha fazla ürünler üretmek yerine, kaliteli insanlar -başka bir deyişle, bu sistemleri üretecek yetenekte insanlar- üretmeye yönelmelidir.'' sözünün sahibi, yapısalcı atropolojinin önemli isimlerinden olan fransız etnolog.
mrs chernyshevsky mrs chernyshevsky
''ilerleme (eğer bu terim hala daha önce kullandığımızdan farklı bir gerçekliği belirtmeye uygunsa) ne kaçınılmazdır, ne de süreklidir; atlamalar, sıçramalar ya da biyologların dediği gibi mutasyonlardan kaynaklanır. bu atlama ve sıçramalar sadece daha ileri doğru ve sürekli aynı yönde olmazlar; yön değiştirerek giderler, bunu çeşitli yönlere hamle olanakları bulunan ancak bunların hiçbiri aynı yönde olmayan satrançtaki ata benzetebiliriz. ilerlemekte olan insanlık, her bir yeni hareketiyle onun için artık tırmanılmış olan basamaklara yeni basamaklar ekleyen, merdiven çıkmakta olan adama benzetilemez: bu ilerleme daha çok, zar atmakta olan ve şansı zarların üzerine dağılmış bir oyuncuyu hatırlatır. her atışında, zarların masanın üzerine farklı birleşimlere saçıldığı görülür. birinde kazanılan, sürekli öbüründe kaybedilir ve tarih, zaman zaman birikimseldir, yani kısacası sonuçlar uygun bir birleşim oluşturmak için toplanırlar. '' claude lévi-strauss 1959
dumrul dumrul
1560 yıllarında montaigne, rouen'de bir denizcinin getirdiği üç brezilyalı yerliyle karşılaştığında, içlerinden birine kendi ülkesinde reisin (o "kral" sözcüğünü kullanıyordu) ayrıcalıklarının ne olduğunu sormuştu. kendisi de reis olan yerli şu yanıtı verdi: "savaşta en önde gitmek."

"hüzünlü dönenceler" levi-strauss