claymore

1 /
tori tori
diablo ii'nin silahlarından biridir. act i'de yerleden toplamak ve act ii'den itibaren dükkanlardan almak mümkündür. genel olarak özellikleri bi boka benzemediği gibi bol sayıda rare item olarak çıkmasıyla içimiz acıyarak kullanmak zorunda kalmamıza sebep olur. seçilen karakter barbarsa işler biraz değişir iki elde iki tane çift elli kılıç kullanabilen barbar double swing ile bu kılıcı verimli bir biçide kullanabilir.
bununla beraber türkçe karşılığı iki ağızlı iskoç kılıcıdır. iki ağız derken kastedilenin ne olduğunu ben sevgili diabloseverlere bırakıyorum. şahsen kullanmadığım için de kalitesi hakkında bi yorum yapamayacağımı belirtiyor, şekil olarak şuna benzemektedir deyip link vermek yerine google'ı verimli kullanamayan arkadaşlara balıktutmayı öğretiyorum: üstte grafikler yazıyo oraya basın öyle aratın çıkar.
maglor maglor
uzun boylu kelt ve iskoç savaşçılarının kullandığı ince, uzun iki elle kullanılan, türkçede birbuçuk elli kılıç olarak tabir edilen klasmana dahil olan ve kabzasının başındaki v şeklinde siperiyle kolayca tanınabilen süper karizmatik iskoç kılıcıdır. bıçak kısmı çok uzun olduundan dengeli olması amacıyla ince ve nispeten hafiftir. hısmı uzakta tutamak ve akabinde hızlı savuruşlarla işini bitirmek için birebirdir.
nell nell
animesi ve mangası hala devam etmekte olan, son zamanlarda gördügüm en iyi, konu bakımından en saglam seri. insan bağırsağı ile beslenen yomalarla, yarı yoma-yarı insan ama insanlardan yana taraf olan claymore savaşçıları arasındaki savaşı ve arada kalan insanlari konu alır. eski bir claymore iken, dövüş sırasında, kullanabilecegi yoma gücü limitlerinin üzerine gecip, klasik yomalardan kat be kat güclü ve tehlikeli hale gelen awaken being ler, claymore ları kullanan organizasyon ve esas kahramanımız clare in yaşadıkları, ana hikayeyi teşkil eder.
easy company easy company
içine çelik toplar doldurulmuş bir reçine ve c4'den oluşan bir anti personel mayını. abd tarafından 1960'larda geliştirildi. patladığında yaklaşık 700 çelik bilyeyi saniyede 1000 metreden daha fazla bir hızla etrafa saçar. haznesi açılı olduğu için tek yöne ve yaklaşık 60 derecelik bir açıyla gönderir topları. 50 metre yakınındakileri kesin öldürür, 100 metreye kadar olanları yaralar. gene de toplar 250 metreye kadar gidebilir. pusu kurmak veya güvenlik çemberi oluturmak için idealdir.
oblivion oblivion
claymore gerçekten çok iyi bir anime neden devamını getirmediler hala merak ediyorum sürükleyici, cizimleri güzel konusu çok olmasada genede ilginç bir animeydi keşke devam etseydi.
l lawliet hayranı l lawliet hayranı
animesinin henüz 3. bölümünde olsam da mangasında epey ilerlemiş biri olarak diyebilirim ki:
eğer mangasına başlarsanız dur ben 1-2 cilt okuyup bırakayım diyemezsiniz.bırakamazsınız..animesi de öyledir.ama sakın sınav döneminde mangasına ya da animesine girişmeyin.
bu arada animesinin müzikleri de oldukça güzeldir bana göre.
densiz 1i densiz 1i
çok güzel bi yapımdır.yoma adı verilen yaratıklarla özel bi örgüte bağlı yarı yoma olanların mücadelesini anlatan 26 bölümlük bi anime serisidir.seri bittikten sonra mangadan devam etseniz iyi olur.i̇yidir hoştur şöyleki anime izlememe laf eden arkadaşıma sen bi şundan başla bak bakalım daha anime izlemeyi bırakabiliyomusun diyerekten vermişimdir bu seriyi ki etkisini kısa sürede göstermiş benden daha deli fan'ı olmuştur.dikkat ettiğim bi noktada resmen feminist bi anime diyebilirim.kadınlar hamamı gibidir, erkek karakterler çok geri planda kalmıştır hatta yokturlar.
hopeless hopeless
hoş bir anime.
hikaye güzel, çizim güzel. aptal gibi etek görünce kızaran liseli bebeler yok. sapık japon fantazileri yok. kan var, claymore var.
zaten fantastik kurgunun hastası olan ben, bir de claire gibibir karakterle kaşılaşınca mest oldum tabi ki.
gelelim kötü yönlerine,
savaş sahneleri pek iyi değil, bir de şu çocuk. o çocuğa ben sinir oluyorum. gözlerimi oyma isteği uyandırıyor. o çocuğun konuşmaları ve tepklieri çok bayağı geldi bana. sanki bambaşka biri yazmış, çizmiş.
tabi her animede olduğu gibi mangadan ayrı bir son yaptıklarından yine bokum gibi bir son, yine sikim gibi bir final. yarrak yarrak şeyler. herhalde hayatımda gördüğüm en kötü son buydu.
tabi magasının devam ettiğini, çocuğun büyüdüğünü, üç uyanmış varlığın akıbetinin belli olduğunu, 1 ve 2 numaraların ortaya çıktığını söylememe gerek yok. heyhat biz animeye mahkum kalanlar bunları asla göremeyeceğiz.

5.9/10
son iki bölüm olmasaydı benden rahat 6.5-7 arası alabilecek bir animeydi. yazık.
gunq07henameless gunq07henameless
hareket duyarlı lazer sensörlü 2 metreye kadar hareket algılayabilen algıladığı anda da patlayan patlayıcıdır. call of duty 4de bol bol kullanabilirsiniz.
orange orange
mangası devam ederken animesinin neden devam etmediğini sıklıkla sorduğum harika seri. animeler genel olarak güzeldir tamam ama hani gerçekçi olalım, sıkıcı olanları da var. ama bir anime hiçbir bölümünde de sıkmaz mı arkadaş!? ve insan bir animede böylesine duygulanır hatta gözlerinden yaş gelir mi!?

o nasıl bir heyecandır, arkadaki müziklerle nasıl bir uyumdur! her sahnesiyle nasıl bir beni benden almadır! hele ki son savaş sahneleri... hatırladıkça fena oluyorum ben!

izlenmelidir mutlaka, hiç anime sevmeyen bir insansanız bile bunu seveceğinize eminim. hiç olmadı claire ve teresa'da kendinizden bir şeyler bulacağınızdan eminim.

ve hala da diyorum, 2. sezonu olmalı, devam etmeli diye! ve umuyorum, fazlasıyla umuyorum.
orange orange
tüm müziklerinin de özene bözene yapılmış olduğunu düşündüğüm şahane animedir de ayrıca. yok arkadaş, bunun gibi beni kendine bağlayan başka anime bulamıyorum, bilen varsa söylesin lütfen. aylar geçti etkisinden kurtulamadım, hatta arada hala bazı sahnelerini tekrar tekrar açıyorum falan. şöyle de character songları var, pek ala pek ala.






bu da giriş theme song'un full versiyonu:



şu video da gayet başarılı olmuş kanımca:



ama sorun şu ki, en son savaş sahnesinde manyak bir müzik vardı, baya baya mükemmeldi, 25. bölümdeydi sanırsam, bir onu bulamadım, yanarım.

bir de tekrardan diyorum neden animesi devam etmiyor bunun neden?!?! saçma saçma animeler devam ediyor da bu neden devam etmiyor ki?!
titus torexus karpeximus titus torexus karpeximus
japon animelerini çok seven biri olarak kalbimdeki bleach animesinin yokluğundan oluşan boşluğu kısa sürede dolduran ama kısa sürdüğünü farkettikten sonra yeniden o boşluk hissini bana yaşatmış mükemmel anime.normalde haftada 1 bölüm yayınlanan anime serilerini beklemekten sıkıldığımdan genelde bazı animeleri izlemeye geç başlarım.çocukluğumda tesadüfen izlediğim sailor moon animesi ile başlayan sırasıyla slam dunk ,one piece,naruto,bleach,death note,gintama ve fairy tail ile devam eden anime izleme merakımdan ötürü takip etmeye başlamıştım ki yeni başlayıp 26 bölüm olması yüzünden bulmamla kaybetmem bir oldu hissini yaşattırdı resmen.

bleach animesinin bitmesini bir türlü kabullenemedim.en azından fullbring gibi saçma bir arc ile final yapılması bayağı kötü oldu.claymore izlediğim ilk andan itibaren normalde bleach izlerken hissettiğim eksikliklerin neler olduğunu farkına varmamı sağladı.claymore bleach'e ve birçok animeye oranla hardcore seviyede bir anime.claymore'da yer alan hiç akla gelmeyecek karakterlerin bile kolayca ölmesi ile orantı kuracak olursak claymore'daki öldürülen karakter miktarı soul society'de olsa soul society'deki karakterlerin en az yarısının ölmesi gerekirdi.kısacası 26 bölümde doğru düzgün final yapmadan claymore' animesini yayından kaldırılmasıda beklenmeyecek bir durum.(araştırdığım kadarıyla 26 bölümde bırakılma nedeni anime versiyonunun sadece manga olan claymore öyküsünü tanıtma amaçıyla yayınlamış olmasıymış)bleach anime olarak claymore arc tarzında birşey yapıp final bölümü yayınlasaydı o zaman daha iyi olurdu kendine yakışanı yapmış olurdu.

claymore izleyiciyi güldürme amacında olan espirilere yada hentai tarzında kadın karakter fantazisi olanlara
yönelik bir anime değil.hikayedeki raki denen ağlak velet dışında fazla erkek karakter olmaması (kötü karakterler hariç) claymore olan kadın savaşçı karakterlerin başrolde olması sizi yanıltmasın.yani one piece'teki nami ve nico robin gibi fairy tail'de erza scarlet ve lucy bleach'teki orihime ,matsumoto rangiku,narutoda tsunade gibi fantezi üretilecek kadınlar değiller.belkide öyle gösterilseler animesi 26 bölüm değil en az 100 bölüm olurdu ama o zamanda claymore animesi olmaktan çıkardı.claymore denen aynı isimli büyük kılıçları kullanan kadın savaşçıların içinde yer aldıkları yerler başlarından geçenler,yoma denen insan eti yiyerek özelliklede bağırsak ile beslenen yaratıklarla olan savaşları, yomalarla olan mücadeleleri sırasında kendilerinde yer alan yoma genleri nedeniyle birgün kendilerininde aynı canavarlara dönüşmeleri ve biribirlerini öldürmek zorunda kalmaları gerçeğiyle yaşamak zorunda oldukları,yer aldıkları örgütün onları para kazanmak için acımasızca kullanıp kolayca harcaması,korumaya çalıştıkları insanların onlarada yaratıklara olduğu gibi nefret dolu gözlerle bakması unsurlarını izlerken animesinin bittiğini görür üzülürsünüz.

içinde izleyenleri kendisine hayran bırakan teresa of the faint smile lakaplı insan yönünü korumaya çalışan terasa gibi karizmatik, priscilla gibi nefret edilesi, ophelia gibi sadist ruhlu kadın savaşçı karakterlere sahip bir animedir.animesinin kısa olması ve raki gibi yoma olsam öldürme listemde baş karakter olacak derecede sevmediğim karakter haricinde kötü bir yanı olmayan bir animedir.
1 /