çocuk

1 /
gülümsün gülümsün
ne yaparsa yapsın sevgiyi hak eden varlıklardır. saftırlar, inanırlar. kötüyü bilmez çocuklar, kötüden nasiplerini almazlar o yaşlarda. ama bazıları vardır ki doğuştan şansızdırlar. gözlerini açtıkları dünyayı hemen tanırlar, tanımaya mecbur tutulurlar. onlar hep özenir diğerlerine; şanslı çocuklara. şanslı çocuklar onlar için ulaşılmazdır. anne ve babalarıyla beraber gezdikleri günler vardır şanslı çocukların ve bayramlarda giydikleri yeni kıyafetler. şanslı çocuklarsa bilmezler ellerindekilerin değerini çünkü onlara yokluk gösterilmemiştir. bir yerde muhakkak karşılaşır bu çocuklar; saklambaç oynarken veya parkta salıncak sırası beklerken.
çocuklar ayrımcılık yapmaz, arkadaşlar onlar için canciğer demektir. arkadaş uğruna eve geç giderler, evdekilerin azarını duyacaklarını bildikleri halde.
bakkaldan aldıkları bir külah çekirdeği paylaşırlar ya da bir bisikleti. çocukluk insana paylaşmayı öğretir, ayrım yapmadan insanı sevmeyi...
bir başkadır çocuk olmak. herkes geçer bu yollardan, kah öyle, kah böyle. ama herkesin ortak anıları vardır; oynadıkları oyunda yere düşünce vücutlarında kalan izler, akşam ezanına kadar geçirilen vakitler. her neyse işte, biz de çocuktuk... hep büyümeye özendik, çabuk geçsin dedik yıllar için. büyüdük işte, sokaklarda oynayamaz olduk... şimdi yenilen dondurmaların tadını beğenmez olduk...
viola viola
öncelikle:
(bkz: #413594)
çocuk saftır ama bu iyiden ibaret olduğu anlamına gelmiyor. bütün duyguları birbirine karışmamış bir şekilde barındıran bir bünyedir çocuk. yardımseverdir. paylaşımcıdır. bencildir. kıskançtır.
bir hayvanı okşarken de saf iyidir.
oyuncağını vermek istemezken de saf kötüdür.
"senin adın ne?" derken egosu olduğunu düşünmüyorum. bence çocuk egonun kendine pay ayırmadığı tek bünyedir. bazen insanların saflığı da içlerindeki çocuktan kaynaklanır. (saflığı derken tek bir şeyden ibaret olmaktan bahsediyorum.)
bazı şeylerin (toplum dayatmalarının, mantığının, çevresinin) etkisinde kalarak bu duyguları birbirinin içine geçer. (bir de bence kötü-iyi ayrımı insanın içinde vardır. sadece bazıları çok bariz olanları ayırdedebilir, bazıları çok ince ayrımları da) büyüdükçe bazı duyguları ayyuka çıkar ve kişiliği oturur.
işte insanın sonsuz savaşı budur. eğer kazandım deyip bir gün bırakırsa geriye gider. o yüzden insan çoğunlukla kendinin farkında olmalıdır. tabi daima değil bazen dinlenmeye ihtiyacı vardır insanın. içimizdeki çocuğu bu yüzden kaybetmemeliyiz.
ona özen göstermeliyiz.
gülümsün gülümsün
her insanın içinde var olan duygu.

sizi büyümüş olarak görür çevrenizdekiler. doğrudur, yaş almakla büyümüş olabilirsiniz ama gecenin bir köründe canınız dondurma istemişse evdekilerin "çocuksun sen" dalgalarına muhatap olursunuz. insanın bir yanı hep çocuk kadar saf olmalı ki gelene ve gidene karşı dayanıklı olsun. yoksa çok acıtır büyük olmak. ama yeri geldi mi olgun olmalı, acımamalı. her ikisini dengeleyebilecek kadar başarılı olmalıyız galiba.
hell guardian hell guardian
çocuk demek bir nevi boş yetişkin demektir kanımca. daha önce de aslında bahsettim. ama bu sefer onların aslında yetişkinlerden farkının sadece bilgisiz oluşları, düzen bilmeyişleri olduğunu belirtmek istedim. söz gelimi sorumluluk duygusu gelişmiş bir bireyden bahsedelim. bu duygu insanda varsa çok çok büyük bir olasılıkla onun çocukluğunda da vardı. ama bunu tabiki iş yapma olarak değil de örneğin annesinin verdiği bir siparişi yolda başka hiç bir şeyle oyalanmadan hemen bakkaldan alıp gelmesi olarak söyleyebiliriz. sorumsuz bir insanın çocukluğuna bakın; görülecektir ki kesinlikle taş çatlasa 10 dakikalık bakkal seyahatini saat ile ölçülebilecek mertebede uzun tutarak bitirir.

yani çocuklarda gerçek bir yetişkinin sahip olduğu her duygu ve his vardır. (hisle duyguyu ayırıyorum: sevgi bir duygudur, birisine karşı beslenen sevgi ise histir) sadece bilgi sahibi olmadığı için işin sınırlarını bilmez, nerede ne yapıp ne yapmaması gerektiğini bilmez, buna binayen de doğal davranırlar. endişe taşımazlar. sonuçta hep gülerler. düzen bilmedikleri için doğrudan davranırlar.

bir anlamda şöyle diyebiliriz: herkes ileri derecede bilgili, farkındalığı gelişmiş sağ duyulu birer çocuk olsa toplum büyük bir kalkınma hamlesi yapmış olur.
1 /