çocuk

21 /
sirius black sirius black
güzel diziydi erken bitti.

edit 1: 10 yıl önce ben

edit 2: 5 6 yıl sonra benimde olsun bundan bi tane ya da maksimum iki tane. iki tane olursa bir kız bir erkek. tek olursa erkek olsun ya (o konu dışında her konuda feministim ama oğlumla kızları konuşalım. kızlarla harcamak için para istesin benim pamuklara sarıp ara sırada serserilik yapsın dışarıyı öğrensin diye dışarı göndereceğim canım oğluşum. aslanım benim. çapkın senii :) tamam sevgilinin yanında sadece adınla hitap edicem. ikinci aşamaya geçtiğin tüm sevgililerini benle tanıştırmanı isterim ama. istemezsende sen bilirsin hepsinin kritiğini yapmak için babanım burada. bi de neye söğüşleyeceksin beni bileyim. uyuşturucuya falan bulaşma yeter. alkol komasına da girmeni yasaklıyorum akşam eve arkadaşlarını getirip ps ya da o zaman ne çıkarsa artık oynarsın. tabi kız arkadaşını falan biz annenle evde yokken tatildeyken falan çağırırsın. ya da sabah işteyken o filmlerde olan sahneleri yaşatma bana. ha bi de ya boğaziçi kazan ya da yallah amerika'ya işler kesat olur belki o zaman hindistan'a.

şaka maka eğlenceli bir hayat sunmayı planlıyorum oğluşuma. beni sever inşallah. ha bir de inşallah amerika da doğarsın. ama baktık olmuyor hiç yoktan alman vatandaşı yaparız seni almanya'yı hiç sevmem de iş hayatın için iyi olur. sen ne derdin acaba nerde doğmak istediğin konusunda keşke sana her şeyi sorabilsem. tabi bi şeyi sormucam zorunlu olarak fenerbahçeli olmak zorundasın. tabi ben futboldan hiç anlamam. ama lacivert en güzel renktir. neden sarıyı koymuşlar anlamadım ama idare ediyorum. ha bir de sıkılsan da havuza ve gitar kursuna gidilecek. ileride benim oğlum ortamlarda gitarıyla caka satması lazım. geri kalan bütün hayatında sana sormadan asla bir şey yapmayacağım. söz. artık baban ne kadar saçmalıyordu bir zamanlar bu yazıyı bir revize edip gösteririm. sana. )
rose whisper rose whisper
3 yaşındaki kuzenim baya başkalaştı son aylarda. sürekli dışarıda koşup duruyor. çok yaramaz şu an ve sürekli yeni şeyler öğreniyor. ses tonu ve konuşması o kadar şeker ki, diğer çocuklar dışlanmış hissetmesin diye ona tepkisiz kalmaya çalışsam da bazen beceremiyorum. onu dayanamayıp sevince diğerlerine de mutlaka bişiyler diyorum sonra.

geçen gün, düştü kötü bir şekilde. o an yerde donakaldı böyle, ağlasam mı ağlamasam mı diye. yengem ona doğru koştu kaldırmak için. kadın ellerini attığı an bırak ya, bir saniye dedi öyle oturmaya devam etti, kendine gelmeyi bekledi. kadıncağız afalladı, geri çekildi :)
ürkek ürkek
ömür törpüsü dedikleri şey bu olsa gerek. aşırı bir yorgunluk hissiyatıyla yoğrulduğumu hissediyorum bir çocukla ilgilenmek zorunda kaldığım zamanlar. üzerinde bir sorumluluk, sürekli tetikte olman gerekiyor. bütün gün ev temizliği yapmak bir saat çocuk bakmaya eş değer. mental yorgunluk, fiziksel yorgunluktan daha leş bir durum.
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
çocukları pek sevdiğim söylenemez. arada tek tük enteresan çocuklar çıkıyor.

geçen akşam yeni taşınan komşu gelmiş çocuğuyla. 10 yaşlarında tombik bişey. kapıdan girer girmez beni sorgulamaya başladı:

= bana kızdın mı?
+ haaa ?? sen kimsin yahu?
= tuğrul ben. bana kızdın mı?
+ niye kızayım, yeni geldim daha
= iyi o zaman, tabancaların mermileri nerde?
+ höyyyn , ne bileyim ben?
= sakladıniz mı, kayıp mi ettiniz? çöpe mi attınız?
+ haaa ??

üstümü başımı değiştirmeye gittim. çocuk hâlâ peşimde seri halde konuşuyor:

= kedi nerde?
+ ???
= nereye sakladınız
+???
= verdiniz mi? sakladınız mı? kaçtı mı? yoksa kedi hiç yok muydu?
+ olm sen kimsin ya?
= dedim ya tuğrul ben

çaresiz hanımı çağırdım. noluyo lan kim bu çocuk? dedim.
" komşunun çocuğu, sevimli demi? hehehehe "

yalan yok sevimliydi, ama hiç susmayan çocuk yapmışlar. hebele hübele kalakaldım cevap yetiştircem diye. enteresan çocuklar var.
21 /