çocuk eğitimi

kiya kiya
çin asıllı amerikalı yazar emily cua'nın ''aslan annenin savaş şarkısıı'' adlı bir kitabı var. 48 yaşındaki emily, kitabında kendi hayatı ve çocuk eğitimi hakkında bilgiler veriyor. emily'nin 18 ve 15 yaşlarında 2 kızı var. annelerine göre küçük kız biraz yaramaz ve tembel. sinirlendiğinde bağırıp, öfkesini piyano tuşlarından (tuşları kemirerek) çıkartıyor. tüm bunların sebebi ise annesinin zoruyla çinlilerin hepsi gibi lider olmaya can atmaması. çünkü çinliler ailede çocukların terbiyesi konusunda ilk günlerden çocuklara lider olma arzusunu aşılıyorlar. bunun içinse çok çalışmak lazım. okumak, bilgi toplamak vs... bu nedenle 3 yaşındaki çocuk piyano arkasında bezdiren çalışmaları tekrarlamaktan vazgeçemiyor. eğer direnç gösterirse mutlaka cezalandırılıyor. eğer lazımsa dışarıda ayaz bile olsa çinli anne çocuğunu ceza olarak kapının önüne koyabiliyor. çinli annelerin çocuklarına sürekli tekrarladıkları bir söz var: ''annenin sözüne bakmayan çocuklar evde kalamaz! ya iyi çocuk olursun ya da kapının önüne koyulursun!''

çinlilerin terbiye yöntemleri gerçektende bizimki ile taban tabana zıt. bizde çocuklar ne kadar yaramaz olursa olsun kapı önüne koyulmaz. çinlilerde çocuk ve anne arasında adeta savaş var ve bu savaşı hep anneler kazanıyor. yazar yazıyor: ''söz dinlemek çin terbiye sisteminin temelidir'' avrupa'daki çocuk terbiyesi çinli ailelere hiç yaramıyor. çünkü sevgi üzerine kurulu terbiyenin çocukları aptal yaptığına inanılıyor. çinliler çocuklarını sonuca göre çalışma talebiyle terbiye ediyor. yani, bayram dolayısıyla çocuk annesinin resmini çizse ve resim başarılı olmasa çinli anne resmi geri verip ''sen daha iyisini yaparsın'' diyebiliyor. bizdeki anneler çocuğun kalbini kırmamak için kötü bile olsa resmi övüp, onu nerdeyse yıllarca saklarlar. çünkü bizim çocuklarımız nadiren annesine kendi elleriyle hediye hazırlar.

eğer çinli çocuk saatler süren çalışmaları reddederse anne onu oyuncaklarını yakmakla tehdit ediyor. bizim gibi o kadar para verip aldık deyip durmuyor hatta oyuncaklarını çocuğun gözü önünde yakıyor. çin'in tüm eğitim öğretim sistemi sonuca odaklı. 12 yıl okuyorlar. birinci sınıfa gelince ilk test sınavından geçiyorlar. çinliler çocuklarını ilk günlerden galip olmaya hazırlıyor. psikologlara göre çinliler birey gibi yüksekliğe değil, enine gelişmeye can atıyorlar. yani, avrupalı terzi işinde olgunlaştığında daha yüksek yerlere ulaşmaya can atıyor. çinli ise terzilik maharetinin gelişimi üzerinde çalışıyor ki daha sonra onu gelecek nesillere aktarabilsin.

böyle anlaşılıyor ki, çinliler iyi uzman yetiştirdiğinde, biz mutlu ve geleceği düşünmeyen arsız adamlar büyütüyoruz. çinlinin iyi mesleği olursa bizim birçok dostlarımız oluyor. bunlardan farklı olarak biz çin malı giyinerek mutlu olabiliyoruz. bu mantıkla ele alırsak biz çinlilerden emekçiliği onlarsa bizden arsızlığı öğrenmeli. çünkü söylenene göre çinlilerin kalbi çok zayıf oluyor, kalpten ölenler çinliler arasında çok fazla. belki de kalpleri de çin malıdır, kim bilir...
bu başlıktaki 13 giriyi daha gör