çocuk eğitimi

viola viola
bir diğer büyük problem ise dayak, azarlama ve uyarılardır. bu konuda bir anımı anlatayım: orta okulda servisle gidiyorduk . otobüsün önüne bir çocuk atlayıverdi neyseki sokakta olduğumuz için yavaş gidiyorduk ve bir şey olmadı. bunun üzerine servis şöförümüz arabadan indi ve çocuğa kızarak bir tokat attı. otobüze geri döndüğünde ise öğrencilerle arasında bir tartışma yaşandı. çocuklar “böyle bir şeyi yapmaya hakkın yoktu” derken servis şöförü ise hiçbir şeyi aklında tutamaz ama yanağındaki acıyı unutmaz.” dedi. “yaptığı çok tehlikeliydi.” diye de ekledi. arkadaşlarım karşı çıkmaya devam ettiler. ben sessiz kalmıştım ama şimdi şöyle diyorum adam doğruyu yapmıştı. o durumda yapabileceği başka bir şey yoktu kötünün iyisini yapmıştı. demek istediğim çok nadir de olsa, en son yol da olsa benim gözümde böyle bir yol var. ama yine de en sağlıklısı şöyledir: ona en yakın zamanda tattığı acıyı hatırlatmak. çocuk bu sürekli düşer; damarını kopartmışlar gibi ağlar. diyelim ki prizle oynuyor. “selin’ciğim eğer onla oynamaya devam edersen hani geçen gün düşmüştün ya canın çok yanmıştı işte ondan daha fazla canın acır. eğer bırakırsan acımaz.” özünde muhatap olduğunuz kişinin yaşına, samimiyetinize, kendinize göre değişen cümle kalıplarıyla önlemeye çalışın
azarlama ise insan sabrının büyüklüğü ile ters orantılıdır. herkesin sinirleri yıpranır bu doğaldır ama her şeyin fazlası zarardır. sayısı arttıkça etkisi azalır. ondan yetişkin olmasını beklemeyin. şımarma demeyin mesela. çocuk bu şımaracak, gülecek, şebeklik yapacak, ilgi isteyecek. mikrop da kapacak. bazen sokak çocuğu gibi olacak. ondan sınırlarını aşan şeyler-olgun olması- beklemeyin. davranışlarını değiştirmek istiyorsanız önce bilincini değiştirin. ders çalışmasını istiyorsanız, ders çalışmakla kazanacağı şeyleri anlatın ona mesela. ona yararlı şeylerin güzelliklerini gösterin. yarardan anlamaz kesinlikle ama güzelden herkes anlar. kuru bir “yapma etme”yle geçiştirmeyin. ” git dişlerini fırçala” yerine “gel dişlerimizi fırçalayın” deyin.”odanı topla” yerine “gel toplayalım hemen” deyin. özür dilemesini bilin. bu küçüklük değildir. . konuşurken göz hizalarınıza dikkat edin; yukarı doğru bakmak zorunda kalmasın.
bu başlıktaki 13 giriyi daha gör