çocuklarım aç diyip kendini yakan baba

autumn sonata autumn sonata
bir babanın çaresizliği ki ölmeyi istemek. işte bunun ötesi yok, olmayacak.

bir ebeveynin çocuğuna yetemediği için ölmeyi istemesini hiçbirimiz anlayamayız, anlayamayacağız ne kadar zorlasak da. oğluna okul pantolonu alamadığı için kendini öldüren ismail baba anlayabilecek sadece ve ismail baba gibi onlarcası daha ama bizler değil. bizler üzüleceğiz, çok derinden üzüleceğiz belki de ama onlar "ölecekler"!

bu dünyayı açlıktan, yoksulluktan, çaresizlikten ölenlerin dünyası yapan kapitalizm ise yükselmeye devam edecek tüm görkemiyle çünkü bizler sadece 5 dakika sonra bu haberi de, bu trajedileri de unutacağız. çünkü kapitalizm bize her yerden gülümsüyor, göz kırpıyor ve şehvetle istiyor olacak ruhlarımızı. öyle şehvetli, öyle güzel ki celladımız, körkütük aşığız hepimiz, karşı koyamayacağız.

trajik...
sarhoş seyyah sarhoş seyyah
haberi okuduğumda bir an duraksadım. bir insan çocuklarını kimsesiz bırakıp nasıl ölümü seçer. çaresizlik ve iş bulamadığından bunalıma da girmiş yardımcı olacak kimse de yoktu ta ki ölene kadar . şimdi çok duyargalı bir iş adamı çıkar çocuklarının herşeyini üstlenir belki de öylece kalır çocuklar bilmiyorum. şu olmalı çözüm üreten bir mekanizma olmalı. iş kur , sydv gibi kurumlar değil çözüm üreten bir şey olmalı. ölüm sıradanlaştı artık tamam da sebepleri ya onlar ne olacak. kaç insan böyle ölüp gidecek kim hesabını verecek bu ölümlerin !
ithinkthereforeiam ithinkthereforeiam
kendini yakması hakkında devlet büyüklerinin tek düşündüğü şey "acaba kendini yakmak için kaç litre benzin aldı? bize ne kadar vergi kazandırdı?"

aksini iddia eden çomardır...
acarabi acarabi
"yaradanı severim yaradılandan ötürü"
veya,
"yaradılanı severim yaradandan ötürü"
arada bir kendisine inanan kitlelerin gazını almak için kim diyordu?
hayata isyan edip kendini yakmaya çalışan babayı da sevseler nasıl olurdu?
acaba yani!
benim kalbim temiz benim kalbim temiz
dün antalya belediyesi yolsuzlukları açıkladı hatırlarsanız. çünkü 3sn'lik hafızamız var.

1 tane yol kenarındaki dubaya 1.050 lira fiyat biçmişlerdi, 30-40 kilo kalitesiz betona. yeni ihalede 53 liraya yaptılar aynı ürünü.




1000 lira daha fazla. 21 katı. 2 tanesi ile 1 aile 1 ay yaşıyor. 2 milyon'a yakın para harcamışlar bu dubaya. bu adamı yakan bu orospu çocuklarıdır işte.

tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedikleri yetmediği gibi, arkada da onca yetim bıraktılar. burada pekmez güzelleyenlerden, mahalle sorumlusuna kadar hepsi bunun cezasını çekecek.

sanmayın ki bu günlerini hep böyle devam edecek. son günlerinizde günah çıkarın.


edit: tecavüzcü ensar'a 8 milyon bağış yapan başkent gaz 2017'de 0 lira vergi ödemiş. yazıyla sıfır!


written and directed by written and directed by
hayatını kaybetmiş maalesef. tabi ki şu acıya üzülmek bile suç artık heralde amk yerinde. akp'li meclis üyesi "kimse açlıktan kendini yakmaz, siyasi" demiş. ülkede çaresizlikten kendini yaksan bile samimiyetini sorgulamaya çalışan ruh hastaları cirit atıyor anasını satayım.


www.cumhuriyet.com.tr
dilek yıllar evvel bir tanesinin kösele suratına söylemişti:
(bkz: görüyorum ki çaresizliği tatmamışsınız hayatınızda)
1
benim kalbim temiz benim kalbim temiz
annesi o kadar çaresiz ve yalnız kalmış ki, oğlunun katilinden medet umuyor.

"celladına aşık olmuşsa bir millet,
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet."
labor omnia vincit improbus labor omnia vincit improbus
nesini söyleyim canım efendim
gayri düzen tutmaz telimiz bizim
arzuhal eylesem deftere sığmaz
omuzdan kesilmiş kolumuz bizim
...
...
benim bu gidişe aklım ermiyor
fukara halini kimse sormuyor
padişah sikkesi selam vermiyor
kefensiz kalacak ölümüz bizim
...
...
zenginin sözüne beli diyorlar
fukara söylese deli diyorlar
zemane şeyhine veli diyorlar
gittikçe çoğalır delimiz bizim
...
...
serdari halimiz böyle n'olacak
kısa çöp uzundan hakkın alacak
memurlar yakılıp viran olacak
akıbet dağılır ilimiz bizim

(bkz: ilkay akkaya)
home is where the heart is home is where the heart is
"ya hamiyyetsiz olaydım ya param olsa idi"
diyen mehmet akif'i daha iyi anlıyorum böyle haberleri gördükçe, duydukça.
ya kendini asan annelerin, yakan babaların hepsinin derdini çözecek kadar param olsaydı ya da bunları dert etmeyecek kadar vicdansız olsaydım. diğer türlü insan olmanın yükü çok ağır.
ürkek ürkek
çaresizliğin insana neler yaptırabileceğini düşünmeye çalışıyorum, insan psikolojisidir diye anlamaya çalışıyorum ama olmuyor. kızmadan edemiyorum. herkes çocuk sahibi olmak zorunda diye bir dayatma olmamalı. sorumluluğunu üstlenebileceğinden emin olmalı insan.

şimdi o çocuklar için böylesi daha mı iyi oldu. çocukların psikoloji ne olacak peki? "benim babam ben açım diye kendini yaktı çaresizlikten" bu cümleyi kullandıran hayat, mutluluğu getirir mi? devlet beni okutsa da, bana baksa da, iyi yerlere gelsem de bu trajedi her zaman bir yerde kalır. çocukların yerine koymadan alamıyorum kendimi ve bu yüzden babaya kızıyorum.

ölümü seçmek bu kadar kolay olmamalı. allah çocuklarının yardımcısı olsun.