çocuklarla girilen ilginç diyaloglar

3 /
buldur buldur
bazen bildiğiniz yerden sormuyorlar:

k: baba, bu ilk insanın adı neydi? mehmet mi diyordun, bir şeydi.
b: adem. adem'le havva.
k: heh, tamam. onların isimlerini kim koymuş?
b: eeee, şey şimdi... allah... bildirmiş...
k: anlamışlar mı?
b: e tabi haliyle.
k: e nasıl anlaşıyorlar? kelime filan da yok daha?
b: eee, şey şimdi...
k: (ben gevelerken) ne yiyip içiyorlar? üstlerine ne giyiyorlar? nasıl ısınıyorlar? bir sürü yaban hayvanı var. kendilerini nasıl koruyorlar?

hz. adem'le hz. havva'nın çocuklarının birbiriyle evlendiği kısma gelemedik daha şükür.
tonguç tonguç
dünya tatlısı ile uyku saati geldiğinde yaşadığımız klasik diyalog

+ hadi oğlum yatalım mı?
- alo polis merkezi mi, burda sarışın bir çocuk var, hemen gelin onu alın!

velet..
şilili şilili
çocuklarla girilen her diyalog sadece size ilginçtir, ilginç olması güzel olduğu anlamına gelmiyor tabi. çocukları onların ses tonuyla konuşunca mutlu ettiğini, anladığını, hayatın sırrını verdiğini sanan bir tayfa var. onun senden çocukluk öğrenmesine ihtiyacı yok ki zaten çocuk aq.
çeen mi yaptın bunuu,
oyy çeen büyüdün de bilmem ne mi yaptın!
temalı saçma salak diyaloglar nasıl bi fayda sağlıyor merak ediyorum.
o sıfatları da nerden buluyorlarsa.. kimi iyice uzatır, çen bunu böyle yaptın da kimse sana bakmayıp buraya geldin de baban seni sevmedi de... eee!! ama bi sus kadın!
lan çocuk onu nasıl aklında tutsun?
bana ilginç falan da gelmiyor. çocukları severim ama fazla diyaloğa da girmem. bi de istanbul niye böyle sıcak kardeşim.
6
lö şuhane lö şuhane
esasoglan 4,5 yaşında,
adı efe,
ölünün arkasından mevlit okutulan ev.

efe:a
ben: b

a- sen çok datlısn bilyon mu?
b- hee sen daha tatlısın lan. ama sessiz ol kuran okunuyo
a- taam.

bu sefer ağzını yüzünü buruşturuyor bana bakıyo, ben ona bakınca daha çok buruşturuyor:

a- şiii göğdün mü?
b-neyi?
a- sana gös kıbdım
b- haaa evet gördüm gördüm sjsjs (felc geçiriyor sandım)

eline kitap aldı ve kitaba çizilen resimlere bakıyor. resimde 4-5 mısır koçanı ve tepesinde uçuşan kuşlar var

a- şii
b- yine ne oldu lan??
a- kuşlağa mısıl velsene?
elimle koparıp veriyormuş gibi yaptım;
b- verdim.

kitaba gömüldü başladı saymaya;
a- biğ kiğ üç dööt...hani? veğdiysen niye eskikmemiş bu mısıllal?

lö zamane çocukları.

not: soranlar oldu, evet gusül abdestimi aldım eve girerken sjsjs.
clitor eastwood clitor eastwood
o: oyuncak arabamı ayıların üstüne sürelim mi?
ben: hayır.
o: 0.0
ben: ?
o: vurulum sana bak!
ben: kafanı sıvı sabunla yıkarım senin
o: yeni yıkandım ki
ben: sen olmamışsın, tehditten anlamıyosun
o: ben çok zekiyim ki
ben: inşallah sınıfta kalırsın!
o: ya anne bak ne diyo, eeeğğğ

çok seviyom o veledinen uğraşmayı
gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
2002 yılının haziranı. liseden mezun oluyoruz. mezuniyet gecesi dışında arkadaş çevresi olarak bir buluşma tertipledik, falan filan.

o buluşmaya kız arkadaşım gülseren'i de götüreceğim. bir centilmen olarak evine gidip kendisini alıp buluşmaya götürdüm tabi. ancak...

kapıyı açan minik cadı, sevgilimin ufak kız kardeşiydi. "sen ablamın sevgilisi misin?" "e, ehöm, öyle, yani, şeyiz, beraberiz." "sen makyaj yapsan ablamdan daha güzel olurdun."


hakaret mi iltifat mı belli değil. :)
3 /