çok konuştuktan sonra gelen hüzün

mrsoblomov mrsoblomov
çok konuştuğum bi günün sonrasında genelde hissettiğim duygu
o zaman çok konuşma şeklinde gelebilecek çözüm önerisi
bi nedeni vardır elbet
ürkek ürkek
"acaba onu sıkmış mıyımdır" düşüncesine bırakır kendini. bilmiyorum bazen çok konuşabiliyorum. saçma sapan şeylere gülebiliyorum. yine çok konuştum deyip kendime kızıyorum. bazen karşı tarafa "çok konuştum yine değil mi" diye sorup yine konuşmaya devam edebiliyorum. konuşmak güzel eylem, gerçekten dinleyeni bulabilene. konuşmanızdan hoşlanmayan da iletişimi kessin bir zahmet.
ünsüzdüşünür ünsüzdüşünür
çok konuştuktan sonra değil de boşa konuştuğumu farkkettiğimde bende bir hüzün oluşuyor.

o kadar şey söylüyorsun karşındaki insan sana manasız manasız bakıyor... gel de üzülme :/
mrsoblomov mrsoblomov
şöyle oluyor kanımca
bazen hayatı ve o herkesin kendine sorduğu karmaşık ve cevapsız soruları o kadar çok düşünüyorum ki, ya da neden onunla olamadığımı, bu düzeni, buraya atılmışlığımı, yalnızlığımı, insanlık olarak çaresizliğimizi, neden çalıştığımızı, nasıl boşa çabaladığımızı...

zrilyon mesele var işte bu böyle uzaaarrr gideeer

işte tüm bunlardan sıyrılmak için, her şeyi boşvermek, en azından öyle görünmek için vara yoğa konuştuğum, yaramaz bir çocuk gibi her lafa atladığım oluyor. sonra yoruluyorum, beş on dakikalık bi sessizlik oluyor ve uyanıyorum...

unuttuğum tüm o gerçeklik birden yüzüme vuruyor. diyor ki bana
- ne kadar görmezden gelirsen gel ben hep buradayım, hiç cevap bulamayacağın, cevabını bulsan da tatmin olmayacağın sorularım.
sonra anlıyorum bütün gün boş yere harcamışm tüm enerjimi, üstelik insanların gözünde de küçük duruma düşmüşüm. ama sonuç yine aynı, kendimden kaçmak için başka biri gibi de davransam yine kendimden kaçamamışım