çok partili hayata geçiş

anarşistkedi anarşistkedi
türkiye'ye dayatılmış gelişmedir. düşünün yani demokrasi kurumunun oluşması bile dayatmayla gelmiş. hani bir bağlamda avrupa'ya sövüyoruz falan da; sağ olsunlar, var olsunlar. en azından çok partili süreç bağlamında ciddi baskı uygulamışlardır. ha hemen arkasından da kore savaşı için ciddi baskı uygulamalarını değinmiyorum efenim.
kuba gibiyim kendi kendime yeti kuba gibiyim kendi kendime yeti
15 yılda büyük devrimler yapıyoruz; alfabe değişiyor, kılık kıyafet değişiyor, saltanat, hilafet kaldırılıyor; gelgelelim bu kadar hızlı ve köklü değişimi cumhuriyetin kurumları özümsemeden, sindirmeden, kendi içlerinde devlet geleneği haline getirmeden çok partili döneme geçiyoruz. işte efendim, ikinci dünya savaşından sonra değişen dünyaya ayak uydurmak zorundaydık vs. iyi de, demokrasiye bu kadar hızlı geçişin ileride yaratacağı problemler hiç mi hesap edilmez? batıda yüzyıllar geçince varılan seviyeye, 15 yıl gibi çok kısa bir zamanda gelmeye çalışıyorsun, akabinde demokrasiye geçiyorsun. bu aralıkta genç cumhuriyet ancak bir kuşak yetiştirebilmiş. üstelik bu kuşak daha orta yaşlarını görmeden bi bakıyorlar ki devrim ruhu diye bir şey kalmamış, sistem baltalanıyor. ondan sonra darbeler herhalde kaçınılmaz olur, bölücü ve irticai unsurlar herhalde sistemin açıklarını kolayca bulur, devlete sızar. 1960'lara kadar chp tek parti kalmalıydı, bürokratik hantallığını üzerinden atmayı kendine dert etmeliydi.
çok partili sisteme geçme aceleciliğinin memlekete kötülüğünün günümüzdeki en ibretlik örneği kozmik oda olayıdır, kanımca.