cold mountain

leak leak
charles frazier'in 1997 yılında yazdığı ve amerika ulusal kitap ödülünü kazandığı romanıdır. eleştirmenler tarafından da amerikan iç savaşı'nı en iyi anlatan roman kabul edilmiştir. amerikan iç savaşı sona erdiğinde, sevdiğine kavuşmak için yola çıkan bir askerin uzun yolculuğu anlatılmaktadır. yaralı asker inman, sevgili ada'sına doğru yol alırken, ada ise babasının çiftliğini yeniden diriltmeye çabalarken, bambaşka bir dünyayla yüzleşmek zorunda kalacaktır. türkçeye neşe olcaytu tarafından çevrilen romanın ilk baskısı 1999 yılında epsilon yayıncılık tarafından yapıldı. daha sonra 2003 yılında anthony minghella yönetmenliğinde filme uyarlandı. jude law, nicola kidman, renée zellweger oynadı. güzel film oldu, güzel ödüller aldı.

(bkz: kitabın yerini tutmayan filmler)
muhabirkedi muhabirkedi
türkçe adı soğuk dağ olan 2003 yapımı film.

inman ( jude law ve ada nicole kidman) daha yeni tanışırlar ve birbirlerine ilk görüşte aşık olurlar. tam mercimeği fırına vereceklerken savaş çıkar. inman doğru askere. inman bu savaşın içinde neden yer aldığını sorgular kendi içinde ve sevgilisine dönmeye karar verir. yolda bir maceralar, bir maceralar.

bu arada cold mountain kasabasında babasıyla birlikte yaşayan ada, babası ölünce bir başına kalakalır. tam bu noktada renee zellweger çıkar karşısına, elinden her iş gelen, hamarat, erkek gibi güçlü ve çevik hizmetçi rolünde. ( aslında tam olarak hizmetçi sayılmaz. ada ona hizmetçi demez de dedirtmez de. ama dışarıdan bakılınca öyle gibi görünür.)

asker kaçaklarını evinde saklayanların acımasızca öldürüldüğü bir atmosferde inman, askerden kaçarak sevgilisine ulaşmaya çalışır.

---spoiler--

ki bu ulaşma sahnesi gülünç.inman yolda gidiyordu, karşısına sevdiği kadın çıkıverdi. pehh, ne güzel izliyordum bu karşılaşma sahnesine kadar. sonra film gözümde inandırıcılığını, cazibesini kaybetti. elbette sevenler kavuşsun ama sanki''film de bayağa sürdü, hadi artık şunları kavuşturalım.''diyip, daha fazla uzatmadan noktalama gayretindeymişler gibi geldi.

---spoiler---

bir de nicole kidman o kıyafetlerin içinde barbie bebek gibi olmuş maaşallah.
flowww flowww
renee zellweger ın oscarı kucak kucak kucakladığı film, jude law ın yakışıklılığının filmin izlenme oranıyla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum.
tek kişilik harem tek kişilik harem
savaşın insanlara neler yaptığını, ne yuvaları dağıttığını,ne canlar yaktığını anlatan film.
savaşın yanı sıra,güzel bir aşk hikayesini de içinde barındırıyor.

------spoiler-----

-bu hiç doğru gitmiyor..
eğer sadece yan yana durmak yeterli olsaydı.. sözcüklere gerek olmadan..
+ zaten öyle.
-...
+öyle..
- sen.. bak.. gökyüze baksana. ne renk? ya da bir şahinin uçuşu..
ya da uyanırsın...
ve birisini o kadar yoğun düşünmüşsündür ki kemiklerin sızlar..

ada'nın okumayacağını bile bile hala ona mektuplar yazması..

ve son sahnede, ınman'ın vurulmasının ardından,ada'nın kuyuda gördüğü kargaların gerçek olması ve ınman'ın yanına koşarak atttığı çığlıklar etkileyiciydi.

-----spoiler----
nastasya filippovna nastasya filippovna
kolay kolay unutulmayacak film. klasik savaş filmlerinden ayrılan yönleri var; oyunculuklar ön planda ve kurgu başarılı. renee zellweger'ı özellikle, çok beğendim.

--spoiler içerir--

vicdani ret kavramını ele alan bir film olmuş cold mountain, bu açıdan filmi takdire değer buldum. insanın savaşa gitmeme, askerlik yapmama hakkını sorguladığı için başarılı senaristi tebrik etmek gerek. her gün ölen askerleri görünce, aileler çocuklarını evlerinde saklıyorlar. amerikan iç savaşı'nda asker kaçağını saklayan da en büyük suçlu ve hemen öldürülüyor. iç acıtıcı sahneler var filmde.

ada'ın rüyasının tekrarlanışı, en çok etkilendiğim kısım oldu. inman, öyle düşmemeliydi!

--spoiler içerir--
neondental neondental
bir ulusun doğuşu ve rüzğar gibi geçti kült filmlerinin ana atmosferini oluşturan abd'li tarihçilere göre amerikan tarihinin en kaotik ortamını sinemaya modernist ve epik olarak taşıyan aynı isimli romandan uyarlanan film. filmde kendisine de ismini veren appalasian mountain serisinin en yüksek dağını sinemaseverler aslında karpat dağlarından biri olarak izlediler. filmdeki appalasian dağları aslında filmin çekildiği karpat dağlarıydı. filmin orjinal ingilizcesinde çogu karakterin o dönemin koşullarını yaşatmak ve canlı tutmak için orjinal güney aksanı ile konuşmaları da dikkatlerden kaçırılmaması gereken bir nokta. sürükleyici trajik ve epik temaların hakim oldugu karakterlerin kişilk analizleri ile film bende bir tür bronte kardeşler ve jane austen vari viktorya dönemi öncesi klasik-romantik ingiliz edebiyatı izlenimi uyandırdı.
scarlettohara scarlettohara
kurgusu türk filmi tadındaydı bence,sevmedim sevemedim.oyunculuk içinse zaten bir şey diyemem,yerindeydi.ayrıca en iyi yardımcı kadın oyuncu oskarı kazandırmıştır namıdiğer bridget jones'umuza.
gözümyüksekteiseneyapayım gözümyüksekteiseneyapayım
yıllar önce bir sabah evde olduğunu bilmiyorken elime geçti ve unutmayacağım filmler arasında yerini aldı. savaşın kayıplarını, aşkın özlem ile harmanlanıp bağlılığı doğuracağını gösteren tarihte bir millete yara olmuş olayı anlatan ve nicole kidman'a hayran bırakan film.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
her savaşın yitireni kadınlar, yiteni erkekleri anlatmış. çok güzel olmuş. "savaş adamı değiştirir" hah, aynen böyle.

bunları izleyip izleyip de "savaaaş" diyen kimse olmamalı ya. ne taş iyileşiyor ne de toprak.
ölü prenses ve 7 hüzünlü cüce ölü prenses ve 7 hüzünlü cüce
kitabı ayrı güzel filmi ayrı güzeldir.

kitaptan uyarlanan hiçbir filmin kitap gibi olması beklenmez. biri yazarın dünyasında diğeri gerçek dünyada oluştuğundan ve farklı farklı kısıtlardan dolayı öyle bir beklentiye girmek gereksiz olur.

inman tarafından kısacık bir beraberlik sonucu filizlenen aşkın peşine hem umut hem de şüpheyle düşmenin gerçekçi bir hikayesidir.

ada karakteri tarafından ise belki de hiç gelmeyecek kişiyi beklemenin, ona belki de eline hiç ulaşmayacak mektuplar yazmanın, yaşayıp yaşamadığını bilmeden beklemenin hikayesidir. erkeklerin savaşını ve kadınların bekleyişini güzelce anlatır yazar.

spoiler
burası biraz spoiler olabilir. filmde beni en çok etkileyen sahne en sonunda dağda buluştukları sahneydi. ada inman'ı uzaktan tanımayıp ve ona silah doğrultup geldiği yere geri gitmesini söylediğinde inman'ın bunu kabul edip arkasını dönmesi ve yürümeye başlaması bir anda dizlerimi dövmeme neden olmuştu.
spoiler