cuore

1 /
enip iqi enip iqi
ilkokulda hepimizin bi şekilde karşısına çıkmış, okumayı söker sökmez elime tutuşturulmuş, aşırı kalın-trajik çocuk romanı.
ufkabakan81 ufkabakan81
edmondo de amics idi yazarı sanırsam. aşırı bir duygu sömürüsü içeriyordu hatırladığım kadarı ile, ve benim elime tutuşturulan baskının iğrenç bir kapak dizaynı vardı.
atalante atalante
enriko adlı bir çocuğun ilkokul 3. sınıfta yaşadıklarını anlatan kitap.
kitap günlük formatında yazılmasa da her bölümün üstünde "13, ekim" gibi o günün tarihi yer alır.

enriko yanlış hatırlamıyorsam 2.sınıf öğretmenini çok sever ama o yıl içinde öğretmeni vefat eder.en çok etkilendiğim kısmı burasıymış herhalde, hala hatırlayabildiğime göre *
blue danube blue danube
çocuk duygularını sömürmeyi amaçlamış, bir de büyüklerin gözlerini salakçasına kör etmiş bir kitaptır. "alın, okuyun" diyen öğretmenlerden biri de mi "ulan bi skime benzemiyo bu kitap, bunu öğrencilere okutsam ne olur okutmasam ne olur" dememiş, çocuk kalbi'nin iyi bir kitap olduğu yanılgısının karşısında durmamıştır?

çocuğuma asla okutmayacağım bir kitaptır, onun yerine alsın peter pan okusun, içi açılır..
togisama togisama
kuşağımın ilkokul çağlarında kabus haline gelen edmondo de amicis kitabı. ne akla hizmetse bir dönem bu kitabın okuması ve ilkokul çağındaki çocuklara zorla okutulması bir moda halini almıştı. anadolu lisesi sınavlarına tohumlarını atbaşı hazırlayan veliler içinde "sevgi dolu öğretmenler" ve "mutlu bir okul hayatı" sürülen bu kitabı sanki ne kaybettiğimizi anlatmak için seçmişlerdi bize. lakin o yıllarda denizler altında yirmibin fersah , robinson crusoe okuyan bünyelere biraz yavan gelmişti tabi.
makedamnsure makedamnsure
ilkokul dönemindeki her çocuğa zorla ya da isteyerek okutulmuş kitap. aslında kötü de değil ama nedense küçükken eziyet olsun diye okutuyorlarmış gibi gelirdi.
kızınbiri kızınbiri
türkçeye "çocuk kalbi" şeklinde çevrilen bu kitap neredeyse tüm ilkokularda ve sınıf kitaplıklarında mevcuttur. m.e.b. onaylı, öğretmenler tarafından sürekli tavsiye edilen bu kitabı abartısız 7-8 kere baştan başlayıp okumaya çalışmışımdır (8-12 yaş civarı) belki bu sefer düşüncelerimde bir gelişme, değişme olmuştur ihtimaliyle. ama nafile... anlatım tarzı mı yoksa konusu mu beni cezbetmedi bilmiyorum ama sonunu getiremedim bir türlü. zaten ilerleyen yıllarda çok sayıda insan tanıdım benim gibi o kitabı okuyup sevmeyen ve okuyamayanlar şeklinde. bir anlamda içim de rahatadı sanırım, çünkü bir ara okumayan kalmadı endişesi taşıyordum.

sonradan uyandım ki tavsiye edilen her şey güzel olmak zorunda değlmiş, bir kitap bile olsa seçimlerini kendin yapman gerekirmiş.
kitap mı? hala kitaplığımda durur. arada açıp sayfalarını koklarım. okumaya yeltenmeyeceğimden eminim artık ama, hani olur ya bir gün bir meraklı ufaklığa falan rastlarım da ona veririm diye. belki o sever...
feklavye feklavye
çocukluğumda dönüp dönüp okuduğum, konusundan ziyade karakterlerin benim o zamanki yaşlarımda olmasını sevdiğim kitap-tı. benim zamanımın en popüler çocuk romanıydı aynı zamanda, o dönemde her çocuk en az bir doğum gününde hediye olarak almıştır bu kitabı. ki kapağında "bu kitabı okumayan çocuk mutsuzdur, bu kitabın girmediği okul, okul değildir..." (kelimesi kelimesine böyle olmayabilir ancak anlattığı tam olarak buydu) kabilinden iddialı bir söz de vardı, italyan yazar edmondo de amicis'in bu meşhur romanında.

sonra...

yıllar sonra bir gün bir umberto eco romanında * kitabında tekrar bu kitabın izine rastladım. romanın ana karakteri yaşadığı hafıza kaybının ardından, anılarını geri getirebilmek için geçmişine döndüğünde, okuduğu kitapların arasından bu kitabı da çıkartıyordu. ve o karakterin ağzından umberto eco anlatıyordu ki, meğer bir dönem tüm dünyada ve aynı zamanda benim ülkemde çocuklara hararetle okutulan bu kitap, mussolini'nin faşist italya'sına küçük askerler yetiştirmek derdindeymiş! bunun üzerine çocukluğumda defalarca okuya okuya neredeyse her satırını ezberlediğim kitabı tekrar bir düşündüm: haklıydı eco...

ve bir kere daha öğrendim ki, bir çocuğu bilgi sahibi yapmayı istemek, gani gani bilgi sahibi olmayı gerektirir. veren ne olduğunu bilmeden verdiğinde, kültür dediğin, bilgi dediğin de çocuğun beynine yöneltilmiş bir silah halini alabilir.

şimdilerde çoluk çocuk sahibi, kariyer sahibi benim kuşağımın pek bir okuduğu bir kitaptı bu. kim bilir; belki de mussolini'nin vatanı için "düşünmeden" her şeyi yapan askerlerini yetiştirme misyonunu gerçekleştirememiş olan bu kitap, bu topraklarda "düşünmeden" saldıranların yaratılmasına vesile olmuştur.

kim bilir...
iştahsız tospa iştahsız tospa
çocuk kalbi, ilkokul çağındaki enrico adındaki italyan bir çocuğun okul ve sosyal yaşamını, çocuğun kendi ağzından anlatan sımsıcak bir romandır. ünlü italyan yazar edmondo de amicis tarafından yazılmış nitekim ünlü olmasını da sağlamıştır. çocuklara zorla okutulan kitaplar sıralamasında şeker portakalı ile beraber zirveye oynamaktadır. ama içten ve güzel bir dili vardır, okurken zevk verir.
balefulwhisper balefulwhisper
hemen hemen her çocuğun okumak zorunda bırakıldığı kitaptır.elin mahkum çocuksan çocuk kalbi'ni (cuore) okucaksın.bi de sıkıcıdır ki sorma gitsin.*
trip track trip track
edmondo de amicis'in neredeyse tüm dünya dillerine çevrilmiş, klasikler arasında adı sıklıkla anılan kitabı. enrico adlı bir italyan çocuğun yaşamından kesitleri kendi gözünden anlatması yoluyla elde edilen sıcacık bir anlatımla sarıp sarmalanmıştır.
1 /