dalai lama

1 /
caydanlik caydanlik
rammstein'in reise reise albümündeki en leziz parçalardan biridir. sözleri de şöyle:

ein flugzeug liegt im abendwind
an bord ist auch ein mann mit kind
sie sitzen sicher sitzen warm
und gehen so dem schlaf ins garn
in drei stunden sind sie da
zum wiegenfeste der mama
die sicht ist gut der himmel klar

weiter, weiter ins verderben
wir müssen leben bis wir sterben
der mensch gehört nicht in die luft
so der herr im himmel ruft
seine söhne auf dem wind
bringt mir dieses menschenkind

das kind hat noch die zeit verloren
da springt ein widerhall zu ohren
ein dumpfes grollen treibt die nacht
und der wolkentreiber lacht
schüttelt wach die menschenfracht

weiter, weiter ins verderben
wir müssen leben bis wir sterben
und das kind zum vater spricht
hörst du denn donner nicht
das ist der könig aller winde
er will mich zu seinem kinde

aus den wolken tropft ein chor
kriecht sich in das kleine ohr
komm her, bleib hier
wir sind gut zu dir
komm her, bleib hier
wir sind brüder dir

der sturm umarmt die flugmachine
der druck fällt schnell in der kabine
ein dumpfes grollen treibt die nacht
in panik schreit die menschenfracht

weiter, weiter ins verderben
wir müssen leben bis wir sterben
und zum herrgott fleht das kind
himmel nimm zurück den wind
bring uns unversehrt zu erden

aus den wolken tropft ein chor
kriecht sich in das kleine ohr
komm her, bleib hier
wir sind gut zu dir
komm her, bleib hier
wir sind brüder dir

der vater hält das kind jetzt fest
hat es sehr an sich gepreßt
bemerkt nicht dessen atemnot
doch die angst kennt kein erbarmen
so der vater mit den armen
drückt die seele aus dem kind
diese setzt sich auf den wind und singt:

komm her, bleib hier
wir sind gut zu dir
komm her, bleib hier
wir sind brüder dir
chixculub chixculub
1950li yıllardan beri sürgünde bulunan tibetin budist ruhani lideri. abd yönetimi ve toplumun üst tabakalarında destekleyeni bulunan lider, abd tarafından siyasi emellerine alet ediliyor. ama bu aralar dalai lama, tibetin, vatikan gibi asya'da tarafsız ve özerk bir dini merkez olmasını istiyor, ama çin bunu kabul etmiyor. nedeni de böyle bir düşüncenin bile toprak bütünlüğüne yapılmış bir saldırı olarak düşünmesi. dalai lama'ın bir diğer özelliği de çin halk cumhuriyetini ziyaretleri öncesi amerika birleşik devletleri başkanları tarafından ziyaret edilmesidir.
saçmaladı yine bu saçmaladı yine bu
akşam rüzgarında bir uçak,
yönetimde bir adam çocuğuyla birlikte,
sıcak ve güvenli şekilde otururlar,
ve bu yüzden uykunun tuzağına düşerler.
üç saat içinde orada olacaklar,
annenin doğumgünü için.*
manzara güzel, gökyüzü temiz.

ileri, ileri yıkımın içine.
ölünceye dek yaşamak zorundayız.
insanlar gökyüzüne ait değiller.
bu yüzden cennetten tanrı,
çocuklarını rüzgara çağırır.
bana bu insan çocuğunu getirin.

çocuğun hala kayıp zamanı var.
sonra bir yankı kulaklarına yükselir.
boğuk bir gürültü geceyi sürer.
ve bulutların sürücüsü güler.
insan kargosunu sarsarak uyandırır.

ileri, ileri yıkımın içine.
ölünceye dek yaşamak zorundayız.
ve çocuk babasına der ki,
gökgürültüsünü duymuyor musun?
o bütün rüzgarların kralı,
benden onun çocuğu olmamı istiyor.

bulutlardan bir koro düşer,
küçük kulağın içine sürünen.
gel buraya, kal burada.
sana karşı iyi olacağız.
gel buraya, kal burada.
biz senin kardeşleriniz.

fırtına uçan makineyi kucaklar.
kabinde basınç hızla düşer.
boğuk bir gürültü geceyi sürükler.
insan kargosu panik içinde çığlık atar.

ileri, ileri yıkımın içine.
ölünceye dek yaşamak zorundayız.
ve tanrıya çocuk yalvarır,
cennet rüzgarı geri çek.
bize zarar görmemiş dünyayı ver.

bulutlardan bir koro düşer,
küçük kulağın içine sürünen.
gel buraya, kal burada.
sana karşı iyi olacağız.
gel buraya, kal burada.
biz senin kardeşleriniz.

baba şimdi çocuğu tutuyor,
ve ona karşı sıkıca bastırmış.
onun zorla nefes aldığına dikkat etmez.
fakat korku merhamet olmadığını bilir.
böylece baba kolları ile,
çocuktan ruhu ezer,
rüzgarın üzerinde yerini almış ve şarkı söyleyen ruhu:

gel buraya, kal burada.
sana karşı iyi olacağız.
gel buraya, kal burada.
biz senin kardeşleriniz.

* "wiegenfest", "doğumgünü" manasında kullanılan eski bir kelimedir. günümüzde de genelde bu manada kullanılır. fakat kelime anlamı "beşik töreni"dir.
not: dalai lama, tibet budizminde "gelugpa" veya "gelug" tarikatının en güçlü ismidir. ayrıca şu anki dalai lama "tenzin gyasto"nun şiddetli bir uçuş korkusu vardır.
ayrıca parçanın şarkı sözleri "johann wolfgang von goethe" tarafından 1782 yılında yazılan "erlkönig" şiirinden alıntılar taşımaktadır.
kıytırık kıytırık
çin hükümeti tarafından muhattap kabul edilmeyen, hatta " gördüğümüz yerde gırtlağına bineriz " mesajı verdikleri tibet'in ruhani ve siyasi lideri.
siyasi lider sıfatını abd nin dünyayı 500 parçaya bölme politikası sonrası almış, lideri olduğu tibet'i bağımsız bir ülke yapma işine soyunmuş bu çabasıyla da dünyanın her yerinden kimi budist arkadaşları kendinden soğutmuş, samimiyeti tartışılır olmuştur. bu tartışmacıların en büyük şikayetlerinden biri ise tibet'in büyük turizm şirketleri tarafından pazarlanmaya başlanmış olması, artık mistik özelliğini yavaş yavaş yitirmeye başlayıp turiz ziken bir hal almış olmasıdır.

çin hükümeti tibet sorunu üzerine dalailama'nın temsilcileriyle yakın tarihte görüşmeyi kabul etmiştir ama sadece temsilcilerle.yakın tarihin ise ne kadar yakın olduğu bilinmemektedir.
usako usako
çoğu kişinin bildiğinin aksine, dalai lama tek bir kişinin ismi değildir. dalai lama, tibet'in ruhani liderine verilen ünvandır. katolikler için papa ne ise, tibet budistleri için de dalai lama odur.
şu an sürgünde olan dalai lama'nın adı, tenzin gyatso'dur.
izalesuyu izalesuyu
denildiği gibi dalay lama bir ünvandır ve de her ruhani tibet lideri bu ünvanı taşır.bugüne kadar da 14 dalay lama dünyaya gelmiştir diyeceğim ama tibet budizmi'ne aykırı bir söylemdir bu zira bu inanışta dalay lama asla ölmez.biyolojik olarak bir beden ölebilir ama onun ruhu bir başka bedende tekrar vuku bulur.reenkarnasyon olarak nitelendirilemez,reenkarnasyon karma ve mokşa felsefeleriyle ilgilidir ama konuyu dağıtmaya gerek yok.bu dalay lama(tenzin gyatso) 2 yaşındayken;13. dalay lama öldükten sonra bazı mucizler gösterildiğine inanılıp bu mertebeye getirlmiştir.iki yaşında mı nasıl olur diyebilirsiniz ama hemen hemen tüm dalay lama'lar bu yaşlarda bu mertebeye gelmiştir.şu anki lama;hindistan'ın dharamsala kentinde sığınmacı olarakyaşamaktadır nedeni de 1959'daki çin işgali sırasında o dönemki hint başbakanı(aynız zamanda ilk başbakan) jawarhalal nehru'nun kendisini 50 000 inananıyla oraya davet etmesidir.çin'le olan sorunlarında her şeye rağmen barışçıl bir politika izler,ama çin onu pek de önemsemez.cia uşağı olduğu ve amerika'dan maddi yardım aldığı söylenip durur.tibet halkı üzerinde inanılmaz bir etkiye sahiptir ve savaşın dese inanın tüm tibet halkı gözünü kırpmadan savaşa gider fakat kendisi insan hayatını her şeyden üstte tutan bir yapıya sahiptir.bu da onun kendisini manevi olarak ne kadar geliştirdiğinin kanıtıdır.son olarak dalay lama'nın kelime anlamını açıklayım:lama,öğretmen anlamını taşır.manevi ve maddi konularda insana yol gösterir ama özellikle maneviyatta çok ileridir.hinduzim'deki guru gibidir.dalay sözcüğü ise moğolca'da okyanus demektir(bu inanç zamanında cengiz han istilası nedeniyle moğoolar arasında epey yaygınlaşmıştır) .okyanus da bildiğiniz gibi evrensellik anlayışının bir tür simgesidir.bu dalay sözcüğünün moğolca aslı talay şeklindedir ve türkçe'de de okyanus anlamına gelen taluy ile aynı kökten gelirler.
liulitun liulitun
çin yönetiminin, bağımsız bir ülkenin siyasi lideri olma iddiasından vazgeçer, dini önderlik pozisyonunda kalmayı kabul ederse çin'e geri dönmesini kabul edeceğini, aralarında kardeşi ve başka akrabaları da olan temsilcileriyle yaptığı altı görüşmede belirttiği, tibet kültüründeki dini liderlerden biri (diğeri `panchen lama)

yıl 1959. tibet kurtarılır. o ana kadar yürüyen sistem, feodal bile değil, köleci sistemdir. toprakların %95'i dalay lama'nın, kalan kısım bazı yöneticilerindir.

budist şeriat kanunlarına göre özgür bölgelere kaçmak isteyen kölelere verilen cezaların sergilendiği tibet müzesindeki ceza aletleri:
bir tür çit: çubuklarını sıkıştırarak aralarına sokulan parmakları kırmak için.
balta: parmakları kesmek için.
dibek taşı: ilk başta dibek taşı sanılan bu taşın oyuğu alta gelecek şekilde tutulur. kölenin başının üstüne konur. böylece köle, gözleri oyulurken kafasını çırparak göz oyma eyleminden kurtulmaya çalışamaz.

e şimdi dalay lama hazretleri, tanrı olarak insanları kendine taptırdığı o günleri mumla aramaz mı? hadi canım, eyfel kapısına, fransa yardım etsin sana.
die for morrison die for morrison
tanım: adını ruhani bir liderden alan şarkı.

birine göre* selim ışık bugün yaşasaydı rammstein dinlerdi. bana göre selim ışık bugün yaşasaydı rammstein dinler, deri ceket giyer, kimlik bunalımına girerdi. ve yine tutunamazdı. selim bu. ölürken bu şarkıyı dinlerdi işte selim. bugün yaşasaydı.

sonuçta hepimiz severken öldürmüş, severken kurşunlamış, severken dövmüş, severken boğmuş, severken terketmiş babaların çocuklarıyız. sevgi acıyla öyle kaynaşmış, nefrete çok kadar yaklaşmış. bizi neden koruduğunu bilmeden sürekli bir şeylerden koruduklarını iddia eden biyolojik ve devlet babalar.

ve hala "neden öyle diyorsun 21. yüzyıl hiç sıkıcı değil bak teknoloji var ne güzel" diyenlerin ağzını yüzünü sikmek istediğimiz her anı yutup yutup yutkunup yolumuza devam ediyoruz. "peki" diyoruz.

laneti üzerinize olsun gerideki bütün 20lerce ve daha zilyon tanelerce, kara üzüm habbelerince yüzyılların. teknolojileriniz, kalabalık otobüsleriniz, kişisel gelişim kitaplarınız, dini inançlarınız, ikiyüzlü arabesk yavşaklığınız, sorumluluk sahibi olmalarınız, hiç geberip leş olmayacakmış gibi korunan bedenleriniz, hiç geberip leş olmayacakmış gibi sıkı sıkı sarıldığınız hayatlarınız, kapsül evleriniz, kıytırık arabalarınız, eviniz barkınız sizin olsun, lanet olsun.

şimdi gidin ve o muhteşem teknolojinizle diriltin ölüleri, ölümleri, öldürdüklerinizi. yokedin beyin urlarımızı, yok edin bilek kesiklerimizi, yok edin midemizdeki asitleri, fırında parçalanan kafalarımızı, betonlara çakılan bedenlerimizi, boğaz'ın serin sularında kaybolanlarımızı, kanserlerimizi, diriltin hadi.

uzun soluk beyaz parmaklarımızla çektiğimiz selim tetiğinin beynimize gömdüğü kurşunu çıkartın hadi. geriden yaşatın bizi. yeniden ölün mesela.
1 /