daredevil

1 /
telperion telperion
digiturkün ısrarla günlerce ardarda vermesi sonucu izlediğim bir filmdir. eğlenceliktir. colin farrellın bullseye yorumu izlenmeliktir. şahsen uçakta yaşlı teyzeyleykenki surat ifadeleri beni koltuktan düşürmüştür. soundtracki bir evanescence albümü niteliğindedir. ben affleckin çenesi hakkında ise yorum yapmıyor, sizleri ilgili south park bölümünü izlemeye davet ediyorum.
twinkle twinkle
matt murdock adında bir avukattır aslında. kendisi geçirdiği bir kaza sebebiyle kördür; ancak bu kazada gözlerine temas eden radyoaktif atık yüzünden diğer duyuları aşırı gelişmiştir. geçirdiği kaza ile ilgili benim bildiğim iki değişik hikaye vardır:
babasının bir dükkandan çek-senet tahsilatı yaptığını görmüş, küçük emrah vari bir eda ile koşarken kendisine radyoaktif atık taşıyan bir kamyon çarpmıştır (spider-man'in çizgi film serilerinde kendi ağzından anlattığı hikayedir.)
kör bir adamı araba çarpmasından kurtarırken kamyondaki radyoaktif atık üstüne sıçramıştır (marvel.com'un anlattığı.).

matt'in babası jack murdock bir boksördür. kendisinin ölümü hakkında yine iki değişik hikaye anlatılır:
oğluna sıçrayan radyoaktif atıkların kingpin'in işi olduğunu öğrenen jack murdock kingpin'in deposuna gider. burada polise ihbar için yeterli kanıt toplar; ancak korumalara yakalanır ve bir daha izine rastlanamaz (spider-man çizgi filminde geçen hikaye).

kaybetmesi gereken bir boks maçını kaybetmediği için öldürülür (marvel.com'un anlattığı.).

matt, başına gelen bu olaydan sonra kendisi gibi kör bir adam olan stick tarafından martial arts tarzında şeyler öğrenir ve insanüstü duyularını kontrol etmeyi ve kullanmayı öğrenir. bütün bunlar olurken her zaman hedeflediği hukuk öğrenimi için columbia üniversitesi hukuk bölümüne gider. marvel'da anlatılana göre babası yaklaşık bu zamanlarda öldürülür.

bu aşamalardan sonra hukukun etkili olamayacağı alanlarda daredevil kimliğiyle boy gösterir. kingpin ve bullseye başta olmak üzere çoğu suçluyla savaşır. punisher'la da savaşır, bir dönem ortak çalışırlar; ancak amacı onu adalete teslim etmektir. en sonunda gerçek kimliği ortaya çıkar ve ironik bir şekilde daredevil kimliğiyle yaptıkları yüzünden mahkemede yargılanır.

normal hayatında kendisi bir ceza hukuku avukatıdır (hey yavrum be, hukukçuların gururu.). peter parker hakkında açılan bir davada, peter'ın patronunun kendisini peter'ın avukatı olarak tutması ile beraber dostlukları başlamıştır.

kendisi tamamiyle kör bir adam değildir; ancak çok az seviyede görme yeteneği vardır. bunun yanında diğer duyuları bahsettiğim gibi ultra gelişmiştir. bir kağıdın üzerindeki mürekkebi hissederek okuyabilir, havadaki ve insan vücudundaki ısı değişikliklerini hissedebilir. bu durum ona yalan söyleyen insanları tespit etme, bir bedenin ölü olup olmadığını anlama ve ne kadar süredir ölü olduğunu anlama gibi yararlar sağlar.
duyma yeteneği ise ona insanların kalp atışlarından yerlerini tespit etme gibi yararlar getirir. normal bir insan 20 desibel ve yukarısını duyabilirken, daredevil 1 desibellik ses farklarını bile tespit edebilmektedir (anlatamadım).
kendisinin her işe yarayan bir silahı vardır. bu ufak bir sopadır, bumerang işlevi görür. sonra çekince uzun bir çubuk olur, dövüş için kullanılır. sonra yine ufalır içinden 30 feet boyunda bir ip çıkar, böylece daredevil bunu spider-man'in ağını kullandığı gibi kullanır, örümcek adamcılık oynar.

"i am a big believer in the constitution and law."

kaynaklar:
(bkz:http://www.marvel.com/universe/daredevil_%28matthew_murdock%29
(bkz: daredevil: the man without fear @ www.manwıthoutfear.com - your trusted source for all things daredevil since 1996! daredevil (and other related characters appearing) and the distinctive likenesses are trademarks of marvel characters, ınc. and are used wıthout pe... manwithoutfear )
ayrıca spider man'in çizgi film serisinde 3. sezonun 6. bölümü.
recai pengül recai pengül
bir iki bölümünü okuduğum çizgi roman kahramanı. çok zorlama bir karakter olmuş. kör ama aslında değil gibi. görmüyor ama her şeyi algılıyor... resmen kör falan değil işte, kimi yiyorlar anlamıyorum ki.

davranışsal olarak her türlü görme eylemini gerçekleştirebiliyor. e kör olmasını dışarıda bırakınca batman'dan bir farkı kalmıyor pek; yahut bir fark varsa da bu batman aleyhine değil. olsa olsa görüngüsel bir farktan bahsedilebilir ki o tartışma da çok su götürür.

ben de bir çizgi roman kahramanı yaratacağım. sağır olacak ama gözleri çok iyi görecek. hatta o kadar iyi görecek ki, havadaki moleküllerin titreşimini görüp sesleri ayırt edebilecek. piyano sesi ile keman sesini ayırt edebilecek mesela.
kutuların sessizliği kutuların sessizliği
adaletin neden gözleri bağlı olduğu halde bizlere teraziyle paylaşım yaptığını sorgulatan bir film kendisi. özellikle bullseye'ın ataçlı performansı da taktir edilesidir.



justice is blind
i trust you
karamuratbenim karamuratbenim
filmde diğer kahramanlara oldukça fazla öykünme var. örümcek adam, betmen klişeleri bolca kullanılmış. tamam çizgi romanlarda bir karedir kahramanın gölgesini kötü adamın vatandaşı yaslayıp dövdüğü, sıkıştırdığı filan duvara yansıtmak "aynı betmen gibi yapmışlar lan" demeyeceğim. başka bir şey bulsaydınız abi ya sinema için keşke. eğer yönetmen gönderme filan yapmak için yaptıysa bu orjinalliği! olmamış. ghost rider'dan daha berbat çekilmiş bir film. çizgi kahraman daredevil'a yazık olmuş, her zaman yetişmiyor böyle mutant kahramanlar. ben affleck'e gelince, ona dikkat bile edemedim "film olmamış amına koyuyum ya" diye yakınmaktan.

bir de niye böyle karanlık, gotik mekanlarda çekerler böyle çizgi roman filmlerini. efektiniz mi yetmiyor aksiyon sahnelerini tamamlamaya.

edit: bu arada hacı kıza ne oldu?
danteus danteus
dizinin bir günde çıkmasından dolayı 5. bölüm yorumumu buraya park ediyorum. ağır spoiler içerir.

beyler fark ettiğim üzere dizide iyilik kavramı çok farklı daredevil de öldürüyor. kel dayı da...
şimdi beni yargılayacaksınız biliyorum ama şunu söylemeliyim dizi evreninde söz edersek ben bizim yağız oğlana %65 kel ve romantik dayıya %22 katılıyorum. geri kalanı benim olsun. çünkü bir yaşlı teyze eski evinde oturacak diye onlarca keşi, uğursuzu, belayı beslemek ne kadar mantıklı? döve döve ne kadarı adam olur? söyleyeyim (%1 en fazla %2)
orada yaşlı teyzeye 10 değilde 15 verselerdi eğer o çöplük yerine durağa, markete, hastane yakın bir ev tutsaydı? sırf bir ekmek almak için şehir merkezine gidip otobüste yorgun argın ve yarı baygın gençleri kaldırsaydı ne olurdu sanki?

ayrıca bu diziler yüzünden cinsel hayatım bitti, öz güvenim sıfırın altında çünkü fark ettim ki sevdiğini alabilmek için ya süper kahraman olacaksın yada restorant kapatacaksın. sonuç olarak 'bizdee paaraaa yoook kaldık biz bekaaarrr.....
lukunkuluk lukunkuluk
marvel evrenini pek seven biri olmama rağmen gençliğimizdeki ben assleck'li daredevil'a karşı oluşan müthiş antipatimi yok eden yapım. öncelikle vigilantemizin karakteri(karanlık yönleriyle) çok iyi yansıtılmış, senaryo, oyunculuk ve çekimler de oldukça iyi. hiç superhero muhabbetlerine girmemiş bir kimsenin dahi beğenebileceği bir seri olmuş. ayrıca bundan sonra geleceği söylenen luke cage, iron fist gibi yapımlar için de beklentimizi kesinlikle yükseltti.
1 /