dark side of the moon

2 /
minstrel minstrel
insanlığın karanlık tarafını anlatan pink floyd'un en başarılı ve en güzel albümlerinden birtanesi. meddle albümünden sonra çıkmış ve pink floyd'un yaratıcı zekası ve alan parsons'ın çağın ilerisindeki ses teknisyenliği ile albüm tüm albümlerden daha önde olmuştur. içindeki tüm şarkılar birbirinden güzel olmakla beraber her biri ayrı ayrı mesajlar verir. gerek sözlerinde gizlenmiş ince anlamlar, gerek etkileyici albüm kapağı (bkz: any colour you like) ile tüm rock dünyasının başına gelen en güzel albümlerden birtanesidir.
bergman bergman
gurup elemanlarının hakkında "küp şekerlere lsd leri damlattık ve albüm kayıtlarına başladık. ancak kayıt esnasında bir gözümüz hep kapıdaydı sanki her an polis basacak paranoyasıyla albümü kaydettik. bu yüzden albüm soundunun biraz depresif olması normal" dedikleri pink floyd albümü.
lunatic lunatic
pink floyd'un efsaneler kategorisine yükselmesinde belki de en büyük paya sahip albüm...aslında hiçbir şey yapmayıp bunu yapsalardı da yeterdi...albüm kendi içinde konsept barındırmakta şarkıların hepsi hayatın insan üzerindeki etkilerinden esinlenilerek yazılmış....hayatın insanı nasıl delirttiği anlatılmakta...örneklersek timeda zamanın insanın farkında olmadan nasıl çok çabuk akıp gittiği, moneyde paranın bütün şeytanlıkların kaynağı olduğu, us and themde insanın içindeki çatışmalar, brain damageda insanın nasıl bir kaçık haline geldiği anlatılmaktadır...brain damageda ayrıca syd barrettdan esinlenmede vardır...şarkılarının mükemmelliğinin yanı sıra abbey roadda kaydolan albümün en büyük şanslarından biride efsanevi ses mühendisi alan parsonsdı...albümün kaydı sırasında kullandığı teknikler,çoklu kanallar o zamanlar için devrim olmuştu....
kun3uli kun3uli
dream theater'ın ustalara saygı kuşağı çerçevesinde canlı olarak coverladığı albümdür. ama gençler öyle mükemmel bir iş çıkarmışlardır ki, afedersiniz "gtümüzle çalıyoruz" hissi vermişlerdir. fakat bu özelliği ile de dream theater'ın yıllar sonra oluşacak müziğinin temelleri çok bariz bir biçimde görülmektedir.
time ve any colour you like mükemmelden de ötedir bu çalışmada.



metropolsalagi metropolsalagi
dinleyeni diğer pink floyd albümlerinde olduğu gibi başka bir dünyanın içine çeken,deyim yerindeyse direkt beyne nokta vuruşu yapmasıyla farklılığı ortaya çıkan,floydianların başucu albümü. yaklaşık olarak 10 yıl boyunca listelerde kalarak bu alanda rekor kırmıştır. 'us and them' ölmeden önce dinlenmesi gereken bir eser olarak bilhassa dikkati çeker.
peace sells and i m buying peace sells and i m buying
dünya genelinde 40 milyon adet satan ve yapılan tahminlere göre her saniye dünyanın bir yerinde dinleniyor olan albümdür. roger waters'ın dehasının ürünüdür, hatta money ve time şarkılarının introlarındaki para ve saat sesini bile stüdyoda kendisi kaydedecek kadar albümün babalığını yapmıştır. david gilmour'un da sololarını ve enfes back vokallerini göz ardı etmiyoruz tabii ki, hatta pulse konserinde bu albümü baştan sona çalarkenki ustalığını ayakta alkışlıyoruz. albümde money ve time dışında dönemin ve belki de tarihin en iyi psychedelic eseri olan on the run, gene efsane olan the great gig in the sky ve jazzla rockın en iyi uyumu olan us and them ve brain damage/eclipse ikilisiyle efsane bir kapanış bulunur. hele eclipse'nin klibi her şeyi yani albümü çok güzel anlatmaktadır. tarihin en iyi konsept albümü belki, belki bu yoldaki tek rakibi the wall, ama the wall'da 26 şarkıyla anlatılan duygular bu albümde 10 şarkıyla anlatılmıştır ve müzikal kalite daha iyidir.

"there is no dark side of the moon matter of fact it's all dark"
mecmua melahat mecmua melahat
adamlar demişler ki ulan yaptık yaptık buraya kadar geldik neredeyse önümüzdeki albümleri koyarsak diskografini tam ortasındayız.öyle bir albüm yapalım ki çocuklar bilgisayarı açtığında tak onu bulsun açsın bir güzel dinlesin.damarlarında adrenalin böyle aksın aksın hiç durmasın.iyi bok yedin pink floyd.
oehh oehh
yeryüzünde yapılmış en güzel albümlerden biridir kesinlikle. şu kadar kopya satmış, bu kadar hafta liste başı olmuş çok da önemli değil aslında. benim için ifade ettikleridir onu değerli kılan. hele bir de sevdiklerinin hediyesi ise tadından yenmez iyice. tekrar tekrar teşekkürler canlar.

(birtakım duygusallıklar)
2 /