das boot

1 /
livingdeath livingdeath
wolfgang petersen'in yönettiği 1981 yılı yapımı, ikinci dünya savaşını alman gözüyle gösteren süper bir film. bu film şimdiye kadar yapılmış en iyi denizaltı filmidir ayrıca.1983 yılında altı adet oscar heykelciği almıştır.
lillymarlin lillymarlin
gerçekten izlerken, adamların o kadar zaman o deniz altında yaşadıklarını aynen hissedebildiğiniz şahane bi film, uzun olması bazılaırna sıkıcı da gelse, hakikaten helal olsun
fempusay fempusay
almanların kara savaşlarını kaybetmelerinin ardından ıı. dünya savaşının sonlarına doğru (1946) seramik gemisini atlantikte vurmaları ile başlayan denizler savaşında kullandıkları deniz altı birliklerine verilen isimdir bu. bildiğimiz kayı, sandal demektir. ne yazıktır ki; almanlar başta bir kaç varlık gösterseler de sonradan bütün bot birlikleri yok edilir. müttefiklerin hava gücü üstünlüğü almanları perişan eder ki; en üzüldüğüm şeylerden biridir. hitlerin aşırı hırsı ile bilincini kaybederek bütünüyle duygusal davranması neticesinde kaçınılmaz bir yenilgi olur bu. öte yandan amiraller de hitler'in korkusundan seslerini çıkaramazlar. arada cılıcz karşı çıkmalar felan olursa da hitler hepsini bir güzel ölüme sevkeder. *
excalibur excalibur
insanı bir u boat'taymış gibi hissettiren ve koltuğuna yapıştıran alman yapımı film. director's cut versiyonu 3 saat civarı sürmekte ve kendine hayran bırakmakta.
ayrıca kötü bir taklidi (holywood işi) için (bkz: u 571)
gunship gunship
ikinci dünya savaşında bir alman denizaltısında meydana gelebilecek tüm olayları tüm çıplaklığıyla seyirciyi sıkmadan sunabilmiş yegane mantıklı denizaltı filmidir insanların metrelerce denizin altında, evlerinden ve sevdiklerinden kilometrelerce uzaktayken savaştaki hallerini sinema severlerin beğenisine sunmuştur.
oyuncuları için bir kariyer sıçrama noktası olmuş, pekçok oyuncuya filmin akabinde güzel kariyer fırsatları yakalamasını sağlamış filmdir.
hoşgelmiş dördüncü nesil yazar hoşgelmiş dördüncü nesil yazar
şimdiye kadar çekilmiş en güzel denizaltı filmidir (fazla rakibi olmasa bile). insan'ın ön planda olduğu son savaş olan ikinci dünya savaşında alman askerlerinin führer'lerine olan inançlarını sorgulamakla beraber denizaltındaki psikolojiyi de gözler önüne sermektedir. favori karakterim makinacı "ghost" lakaplı askerdir. uzun bir çubuğu motorun içine doğru sokarak ucundan motorun sesini dinlediği sahnenin hastasıyımdır. ancak cebelitarıkta 300 m'den çıkıp gelen u-boot un üssüne geldikten sonra uçak saldırısında batması ve kaptanında bunu izlerken ölmesi çok hüzünlüdür. en esaslı dramada bile ağlamayan ben bu sahnede bir damla gözyaşına söz geçirememişimdir.
mustafa mustafa
kısaltılmamış sürümü 4,5 saat süren, mutlaka görülmesi gereken filmdir.

film uzun fakat, sizi sanki filmin içindeki bir karaktermiş gibi hissettirmesi nedeniyle uzunluğun değil motorların çalışıp çalışmamasının aklınızdaki tek düşünce olmasını sağlıyor.

söyleyeceğim tek olumsuz şey almanarın çığlık atarcasına konuşmasıdır; gerçi bu filme özel bir durum olmasa da...
balliborek balliborek
an itibariyle cnbc-e üzerinden izlenebilecek olup; yönetmeni wolfgang petersen, goruntu yonetmeni jost vacano olan, alman yapımı, klostrofobik, denzialtı filmidir. filmin başlangıcında görülen

hitler sent out 40.000 men aboard german u-boats during world war 2.
less than 10.000 returned.

yazısı düşündürür, düşündürür.
zaknafein zaknafein
hayatımda izlediğim en iyi film. aynı zamanda belgesel. 5 saat boyunca öğrendiğiniz şey savaşanların, savaşı ne kadar sevmediği, insanın nasıl zorluklara göğüs gerip hayatta kalabileceği ve ne kadar güçlü bir varlık olduğu... söylenecek çok şey var aslında ama 4. kez izleyen biriyim ve hissettirdiği şeyler hiç değişmedi.
pallando pallando
wolfgang petersen'in yönettiği 1981 filmi. 2. dünya savaşında denizaltı müretebatını konu edinen 6 oskar adaylığı olan yaklaşık 150 dakika uzunluğunda şahane film.
1 /