deflasyon

gibigibi gibigibi
enflasyonun aksine fiyatların sürekli bir düşüş eğilimine girmesi demektir. bir ekonomi için enflasyon ne kadar kötü bir durum ise deflasyon da o kadar kötü bir durumdur. yetersiz iç talep,kriz gibi nedenlerle mal ya da hizmetlerini satamayan üreticiler stoklarını eritmek için fiyatlarını düşürürler ki bu da deflasyonu oluşturur. sonuçta üretim düşer, işsizlik artar yani ekonomiye katılan insan sayısı azalır ve bu da iç talebi gittikçe öldürür. i̇stenmeyen bir durumdur. faizleri düşürmek, piyasaya para sürmek gibi önlemler alınabilir. ayrıca (bkz:enflasyon )
somonfume somonfume
fiyatları sabit tutmak ya da düşürmek için, tedavüldeki kaydi ya da nakdi para miktarının daraltılması suretiyle, kamusal ve özel kesimin harcamalarının daraltılması işlemi. en çok kullanılan biçimiyle deflasyon, kemerleri sıkma politikasıyla eş anlamlıdır. bu açıdan enflasyonun karşıtıdır.
pelin87 pelin87
bazıları iyi sanar bunu sırf tüketici yönünden bakınca. üretim tarafından neden kötü olduğunu çok basit bir şekilde gösterelim

ali bey manav. bir kilo elmanın piyasadaki fiyatı 3ytl olsun. alibey hale gidip kilosunu 2,5 ytl den alıyor. 50 krş kardayım diye düşünüyor.
sonra deflasyon oluyor fiyatlar düşüyor elmanın manav fiyatı 2 ytl oluyor , ama ali bey malını çoktan 2,5 liraya almıştı. yani ali bey 50 kuruş zararda.
yani burdan ne ders çıkardık

(bkz: peşin satan veresiye satan)
bir şeyler olacak yarın bir şeyler olacak yarın
türkçesi para kısıtlamasıdır. merkez bankasının izlediği sıkı para politikasının bir sonucu olup, para şişkinliğinin (enflasyon) tam tersidir.

ulusal gelirin azalmasıyla piyasada oluşan para kıtlığı nedeniyle faizler artar, talep düşer, harcamalar azalır, üretim düşer, işsizlik artar.

not: bu noktalara ek yapmak gerekir ki o da şudur:

para kısıtlaması, ekonomi politikalarının yerine göre değerlendirilmesi gereken bir sonucudur. kendi yağında kavrulan ülkeler için normal bir durumken, gelişmekte olan ülkelerde olması iktisadi büyümeyi ve parasal akışkanlığı durduracağından kötü olabilir.