demirtaş ın seçim üzerinden sol a eleştirisi

anabacı vokke anabacı vokke
işin açığı hdp'nin hiçbir şey almadan chp-iyi bloğunu desteklemesinden rahatsız olan bir seçmeni olarak selahattin demirtaş'ın yazısından ben de rahatsızım. bu rahatsızlığımın kökü sizin "selocan şapşik" diye ılık sevgi gösterileri yaptığınız zamanlara kadar gider. ancak kemal okuyan'ın "haysiyet" zokasını yutmaya da bu kadar hevesli olmayın... yahu kemal, 12 eylül'ü yazarlık yaparak karşılamış adamsın. kürtlerin 1994'e kadar verdiği sınıf mücadelesinin zekatını ödeseler senin tüm hayatın boyu verdiğin mücadeleyi sollar. bir de gelmiş haysiyet cellatlığı yapıyorsun...

arkadaş bir marksist sol'dan bahsediyorsun. ama hani nerede? hepsi kemalist oldu işte... şimdi kemalist adamın hdp'ye haysiyet dersi vermesi mümkün mü? ya da bu adamların chp-iyi bloğunu desteklemeyi engelleyecek herhangi bir ilkeleri var mı? yoksa iş hakikaten selahattin demirtaş'ın yakındığı sekterliğe geliyor. ama taktik olarak yanlış bir eleştiri... çünkü bu adamlar zaten birileri bize sekter desin diye ölüp bitiyorlar. çünkü hayattaki reformistliklerini söylemdeki radikallikleriyle örtüyorlar. sözcüğün "kabilecilik" anlamıyla sekter oldukları doğru. ama sözcüğün radikallik anlamıyla sekterlikle uzaktan yakından alakaları yok...

bir de artık lütfen şu kürt hareketini "önderlik illa ki bizde olacak" dışında bir argümanla eleştirin ya... ayrıca önderlik etmek istiyorsanız çıkın örgütünüzü kurun, mücadele edin. kitleleri örgütleyin... siz de öncü olun. o iş öyle "kürtler her yeri domine ediyor" diye ağlayarak olmuyor. pkk bu işe başladığında kürdistan diyenlerin içinde bile çok küçük bir gruptu. çalıştı çabaladı, 50 yıldır mücadele ediyorsa bunun rahat 45 yılında kan kustu ama vazgeçmedi. yani eğitim-sen'i, kesk'i, hdp'yi ve daha birçok alanı domine eden o kitlesellik çok büyük bir emeğin sonucu... buyrun, daha iyi olduğunuzu düşünüyorsanız siz de emek koyun. ama bir mücadele sırf önderliği kürt hareketinden almak için büyütülemez, bunu da bilin. devletle ve sistemle gerçekten bir derdiniz olması lazım. milliyetçi kürdün bile sistemle gerçekten bir derdi var ama çav bella solcusunun var mı, ondan emin değilim...

en önemlisi amerika'nın faşist darbe yaptığı tek ülke türkiye değil. şili'de, peru'da, yunanistan'da ve daha birçok yerde 12 eylül benzeri darbeler tezgahladı cia... ama bu darbelerin sol'un üzerinden silindir gibi geçtiği tek ülke türkiye. bu ülkelerin ciddi bir bölümünde sol şu veya bu şekilde toparlandı ama türkiye'de bir türlü toparlanamadı. çünkü türkiye'de sol yeni politikalar ve yeni araçlar bulmak yerine sürekli geçmişiyle övünerek cepten yemeyi tercih etti, sonuç bu. 90'larda yeni bir yol bulamasa bile en azından geçmişin devrimci kimliğini koruyarak kitleselleşen, siyasette en azından hesaba katılan bir güç olmayı becerebilmiş devrimci sol gibi hareketleri tenzih ederim. ancak burada da gördüğümüz, hdp'yi politik olmaktan ziyade "arkasında kalmanın" verdiği hınçla eleştiren tavra da söylenecek tek şey bu: 12 eylül'den sonra ne yaptın kardeşim? ne verdin ne istiyorsun?

açık konuşmam gerekirse hdp'nin son dönem politikası ve bunun bir ifadesi olan demirtaş'ın yazısı beni de rahatsız ediyor. ama gelgelelim bazı türk solcularındaki düpedüz apolitik bir kıskançlığa dayanan "önder siz değil biz olucaz" hezeyanından rahatsız olmaktan öte düpedüz iğreniyorum. marksistsen marksizm bir oluş değil eyleyiş halidir. 1994'te marksizmi reddetmek bir oluştur. ancak aynı hareketin 1994'e kadar verdiği sınıf mücadelesi de bir eyleyiş... şurada çoğunuz o mücadelenin zekatını ödeyemez ama hali hazırdaki marksist oluşunuzla önderlik sizin değil bizim hakkımız diyorsunuz. kusura bakma da ben dandik öğrenci forumunda bile diğer siyasetlerden iki(rakamla 2) kişi fazla diye kendisini dayatan örgüt gördüm. e kürt hareketi hayda hayda dayatır... basit bir öğrenci forumunda yamyama dönüşen adamlar sonra "bu kürtler de bize patronluk taslıyor" diye yakınıyor. açık konuşayım, türk solunun herhangi bir okul sorumlusunun kibri selahattin demirtaş'ın üslubunu kat be kat aşar. en kibirilileri de kemal'in öğrencileridir...

ha şuna katılırım, hdp'nin sol'la yaptığı ittifakların etkisi her zaman için oy sayılarının ötesine geçmiştir. dumrul bir keresinde bana mealen "bunları hala sırtınızda taşımaktan bıkmadınız mı" diye sormuştu. ben de bu etki meselesi üstünden cevaplamıştım. ama yurdum solcusu-en azından bir kısmı- bu etkiyi inanılmaz abartıyor. arkadaş barış atay, hdp'ye antakya'nın kapısını açmış bir adamdır. o bile hdp'yi yüzde 7'den 13'e çıkarttığını iddia etmez. yapmayın gözünüzü seveyim... ama gerçekten bir antikapitalist bloğun yüzde 7-8'e ulaşması da ham hayal değildir türkiye'de. ama gelgelelim bu hiçbir zaman olmamıştır çünkü türkiye sol'u sadece geleneği değil kendisine hdp tarafından sunulan olanakları da çarçur etmiştir. ya o potansiyel kitleye çok tepeden bakmıştır yada onları politikleştirmek için gereken çabayı harcamamıştır. ondan sonra ortaya çıkan durum şu... azadi kaya diye sosyalist bir kürt bir sokak röportajında "bu ülkede hard kapitalizm var" diyince viral oluyor, benim izlerken "kesin haymanalı bu" dediğim adamı tkp mk üyesi mehmet kuzulugil adamın kürt olduğunun zerre farkına varmadan "devrimin ayak sesleri değil mi bu" diye paylaşıyor. çünkü hayatında altındağ'a adımını atmamış bir komünist parti şefi... ama gel zaman git zaman gerçek ortaya çıkıyor. ondan sonra adamı viral yapan kemalist bebeler "özlenen yaşam mucizelerle değil devrimle gerçekleşir sözü abdullah öcalanınmış viral yaptınız amk apocusunu amk yerinde" diye isyan etmeye başlıyor. ama bu viral üzerinden solcu 31 çeken türkiye solcusu ne bu adamı sosyalist yapan politikleşme sürecinde var. ne de adamın kürt ve hdp'li olduğu ortaya çıkınca viral yaptıkları adamı tu kaka yapan kemalistlere "durun apocu olması haksız olduğu anlamına gelmez" diye bir karşı politikleştirme hamlesi geliştiriyor. ondan sonra "ben erol büyükburcum en çok bana soracaksınız bana" diyor... olacak iş değil. böyle siz önderlik ve saygınlık elde edemezsiniz. elde edemediğiniz gibi sadece antipatik olursunuz...

benzer bir şey atık kağıt işçilerinin suriyeliler konusunda yaptığı açıklamada da oldu. her yer mülteci düşmanlığından geçilmezken gerçekten sınıf bilinciyle yoğrulmuş bir açıklama gören türkiye sosyalisti kendinden geçti. ama onlara o bilinci taşıyan gene kürt siyasal hareketiydi. hani şu ta 1994'te marksizmi reddeden, bugünkü ideolojik platformu da amorf olan hareket... ya adamlar marksizmi reddetmişken bile iyi kötü sınıfın bir parçasını örgütlüyor. bir de üstüne sınıf dayanışmasını öğretiyor ki suriyelilerin kürtlerin çalıştığı bütün işlerde rakip olduğunu düşünürsek bu çok zor bir şey. ama birileri hala "siz 1994'te marksizmi reddettiniz sizin abiliğiniz geçersiz" diyor. o kadar marksistseniz siz örgütleyin işçileri... manisalı, yozgatlı işçilerin enternasyonalist olması hdp'yi hiç de rahatsız etmez. ama yapmıyorsunuz...
dumrul dumrul
hdp'nin batı'dan aldığı oyun sol köklerden gelen oy olduğu söylenmiş. hangi sol? ne solu?

sip - tkp'nin bütün tarihi boyunca türkiye çapında aldığı en yüksek oy 79.000. hdp'nin sadece esenyurt'ta 2018'de aldığı oy 101.000

emep'in türkiye çapında aldığı en yüksek oy 51.000. hdp'nin sadece bağcılar'da aldığı oy 66.000

ödp'nin türkiye çapında aldığı en yüksek oy 248.000. hdp'nin 2018'de izmir'de aldığı oy 334.000

giri bu kadar arkadaşlar.
anabacı vokke anabacı vokke
kardeşim valla ben de seni severim ama duygusallığı sevmem diyip, duygusallığın zirvesinde tepkiler veriyorsun bu biiiirrr... laf söz söylenmesi bile saldırgan tutum oluyorsa yıllardır hdp ve demirtaş'a yapılan nedir, bu da ikiiii. asıl burnu kaf dağında olan siz olmayasanız? "ne oldu pek hoşunuza gitmiyor değil mi" demişsin de benim hoşuma gitmeyen söylediklerin değil. burnunun kaf dağında olması... sol'a akıl vermecilik diye bize yakıştırdığın şeyi durmadan yapman ve ne hikmetse burnu kaf dağında olanın gene ben olmam.

dumrul adına konuşmam ama ben etki meselesini hiç küçümsemedim. ama gelgelelim barış atay'ın kendisinin bile bu etkiyi senin kadar abarttığını düşünmüyorum. sol gerçekten misyonunu oynarsa hayal değil tabi bu hedefler. ama gezi sürecinde bayrakları toplamasından polisin müdahalesinin başladığını anladığımız tkp'yle nasıl olacak da hdp'nin soluna geçilecek, bilmiyorum. diğerleri hakkında da söyleyeceklerim var ama susuyorum. malum biz kozmopolitiz ya-dikkat edin stalin de troçki için kozmopolit derdi- beyefendiler marksist ya susuyorum. hayatımda benim hiç böyle bir ayrıcalığım olmadı. "ben marksistim" diyip marksist, marksist olduğum an itibariyle de "akıl vermeden" münezzeh olamadım. ama bu arkadaşlar sadece marks'ın emri lenin'in kavliyle herkese akıl verebiliyorlar. ama ondan sonra nedense burnu kaf dağında olan da benim. cidden çok acaip bir durum...

oslo görüşmeleri de imralı süreci de eleştirelebilir elbette. açın internete bakın, bizzat kürtler neler diyorlar... ama cidden yaptığınız eleştirinin soner yalçın'dan bir farkı olsun. bu hareketle chp masaya oturdu da onlar mı masadan kalktı? nasıl devlet masanın karşı tarafında kim olacağını belirleyemiyorsa kürtler de belirleyemiyor. burada ince nokta şudur, düzenin antisi olmak demek düzenin ulusal sorunda vereceği hak kırıntılarının antisi olmak değildir. bu sözgelimi asgari ücretin 6 bin lira olmasına sendikalar işbirlikçi diye karşı çıkmak gibidir. sonuçta bu başlıkta sosyalizm daha fazlasını vaadediyor. evet, sistem bu taleple geldiği an masa kurulacak. ama gelgelelim bunun nesi kötü?

üstelik barış sürecindeki ılıman ortamın ekmeğini de en çok sosyalistler yemiştir. yeniden çatışma konseptine geçilince kalemiz dediğiniz kampüsleri bile savunamadınız. sizi bırakın, ben çözüm sürecinde cephelilere bile bunu anlatıyordum gerçekçi olun diye... bu bahiste daha somut örnekler de verebilirim ama susuyorum çünkü arkadaş fena duygusal, rencide etmek istemiyorum. ama sorun şu, düzenle pas trafiği halindeki kürt hareketi bile pratikte sizden daha özgücüne dayanıyor. siz günde beş vakit sosyalizm diyip pratikte daha parlementarist bir çizgi izliyorsunuz. hiç olmazsa o beğenmediğiniz radikal demokrasi platformunu savunsanız da sosyalizmin adı kirlenmese... dumrul, geçenlerde demişti pkk farc gibi silahlı reformist bir hareket ama türkiye'deki gerçek anlamda tek illegal örgüt diye. tam olarak sorun orada... adam bu tarafta bırak sosyalizmi dünya devrimi diyor. ama bir onların kadrosuna bakıyorsun bir de pkk'nin kadrosuna... cidden sosyalizm diyen adam daha liberal yaşıyor.

hadi ayak üstü biz "akp işbirlikçisi" de olduk, "kozmopolit" de olduk. kozmopoliti az eşelersek yahudi de çıkarız alimallah ajshdshdskslsss. kurulduğu günden beri kendisini sol'da tarif etmiş-bu sizin anladığınız anlamda sol olmak zorunda değil- bir hareket de ayaküstü solun dışına atıldı. iyi, güzel... sol'un analizini solcular yaparmış, o yüzden hdp'deki sosyalist bileşenler bunu eleştirmeliymiş. iyi de kardeşim oslo süreçlerine, gündelik pratik-politikadaki akışlara dair benden çok farklı bir şey söylemeyecekler zaten. o zaman şu "siz solcu değilsiniz susun" kibri neden? demirtaş'ın "öz hakiki sol", "bizden başkası sol değil solu" falan demesi saldırı oluyor da senin dediklerin neden olmuyor canım kardeşim? hayır yani bana bile demirtaş savundurttunuz ya siz katiyen eyitilmazsınız...

yok hayır, "düzen bu taleple gelse anında masa kurulacak" diye suçladığınız hareket 20 yıllık iktidarı boyunca akp'ye tek gerçek darbeyi vurmuş hareket bu arada. ama gene de kendisini kibirli türk solcusuna beğendiremiyor...