demokrasi ve atılım partisi

2 /
absimiliard absimiliard
hiç bir derde deva olmayacak, "sıcak para" vaatleri olan bir parti. davutoğlu gibi 2002 akp si olmaya çalışıyorlar. parti politikalarında hiç birininin bağımsızlık, üretim, bilim vs söz konusu değil zaten. akp oylarını bölecek diye tuzluk ile koşanlar var ama chp de "2002 akp" si olmaya çalışıyor.
azureel azureel
hz. muhammed içerikli tivit atan vatandaşın gözaltına alınması ile ilgili olarak rengini belli etmiş. yani diyorlar ki "iktidara gelirsek, tck 216 ile kafamıza göre adam asmaca oynamaya aynen devam edeceğiz.". şüphemiz yoktu da, perçinlediklerini görmek keyiflendiriyor.

twitter.com

merak edenler için ilgili tivit şuydu;

2
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
siyasal islamcıların kılık değiştirerek ne istediğinden emin olmayan gençlerin oyuna talip partimsi.

bu partinin başına sormak lazım; madem bu kadar kötü gitti her şey? 2017 referandumunda neredeydin?
dumrul dumrul
bunları sözde akp'den üç oy çalacak diye başımıza çıkarmaya çalışanlar var.

bunlar her zaman aşırı strateji bilgileriyle ışık saçarlar. o kadar ışık saçarlar ki gözleriniz kanar yani...

tek eksikleri bağlam denen şeyin ne olduğunu bile duymamış olmaları. hem deva hem gelecek partileri için bağlama hızlıca göz atalım.

1- ahmet davutoğlu başbakan ve akp genel başkanı iken kulağından tutulup kenara kondu. tek ayağı üzerine dikildi. o arada akp'nin güç kaybettiğine dair bir emare görene kadar çete ile ilişkisini koparmadı.

2- ali babacan da aynı şekilde ekonomi bakanıyken kulağından tutulup kenara çekildi. kenara çekilmeden önce de yiğit bulut gibi kapı köpekliğinden öte vasfı bulunmayan bir şahıs tarafından bile azarlanabiliyordu. yani öyle reyise gerek yok.

3- her ikisinin kenara çekilmesinin müsebbibi berat albayrak'tı. eleman reyisin damadı. yani senin partide bir geleceğin kalmadığı çok belli. bunlar oradan ayrılıyorlarsa senin onlara karşı ılıklı olmanın olmamanın bir önemi yok.

bunları başımıza çıkarmaya kalkışan tipitipler akp tabanına konuşmuyorlar. onlara konuşsalar da dinlenecek tipler değil. şimdi misal akp'li adam beni niye dinlesin? var mı bir mantığı? bu tipler akp iktidarının bütün suçlarına fazlasıyla ortak olmuş, başbakanlık ve başbakan yardımcılığı yapmış davutoğlu ve babacan'ı alenen bize ittirmeye çalışıyorlar. hukuk ve adaletin adına da rövanşizm diyorlar. neymiş? rövanşist olmayacakmışız. bunlar muhaliflermiş bik bik... fetö de 2014'ten beri muhalefet yapıyor. onu da mı kucaklayalım? biz neyiz hayır kurumu filan mı? erdoğan'ın parti içi dengelerden dolayı kemik atmayı kestiği heriflere kolumuzu bacağımızı mı vereceğiz?

babacan denen şey, erdoğan'ın başbakan yardımcısı, ekonomi, dışişleri, ab bakanıdır.

aynı zamanda abd'nin ırak işgaline burnumuzu sokmaya çalışan bir uşaktır.

aynı zamanda lideri erdoğan'la birlikte fethullah'ın kapısında yatan bir islamcıdır.






bunları size ittirmeye çabalayanlara dikkat edin. o çok aşırı strateji bilgileriyle yarın erdoğan'ı bile bize pazarlamaya çalışabilirler. abdullah gül'ü, ali babacan'ı, ahmet davutoğlu'nu bize kakalamaya kalkışan adam erdoğan'ın propagandasını niye yapmasın? fark nedir?
1
at ı muhterem at ı muhterem
aylar evvel, başka bir platformda, "yeni özal" yakıştırması yapılabilecek bir genel başkana sahip olduğunu ancak şartların o dönemki şartlardan çok farklı olduğunu belirtmiştim.

zira özal başa geldiğinde, resmi olarak "karma ekonomi" sistemi vardı, özal 83 seçimleri evvelinde kitleri "satmayı" ve "işlerlik kazandırmayı" vaat ediyordu. artık satacak kitler de pek kalmadığına göre...

mevcut tr şartlarında, arenaya çıkan bu siyasi partinin soyut olarak özgürlük ve somut olarak yargı bağımsızlığı, her türlü vergi yükünün azaltılması gibi hususları vaat olarak sunması ön planda. babacan bunları vaat eder, eder de ne kadar inandırıcı olur, muamma.

üstelik kadrosunda da akep'in s.ergin gibi fetö'nün akep döneminde adalet bakanlığına sızmakla kalmayıp, patır kütür daldığı bir isim var. bunun yanında birçok isim. bu, partiye herhangi bir yakıştırma yapmak için değil, aynı bokun laciverdi düşüncesini doğuruyor...

yine de gep'e nazaran, yüzde 5leri aşabileceğini düşünüyorum. iyip ile ittifuck vs... neden olmasın? zaman neyi gösterir, göreceğiz.
anabacı vokke anabacı vokke
valla şöyle bir düşününce adamlar neo liberal mi neo liberal, dinin toplumsal yaşamda egemen olmasını da yabancı sermayeyi ürkütmedikten sonra isterler herhalde. yani adamlar bildiğin anap yani. ali babacan da özal'ın amerika'da okuttuğu prenslere benziyor... ama gelgelelim şu an türkiye'de kendimi en yakın bulduğum parti de gene bunlar. oradan anlayın ortamın leşliğini... yani hdp olmasa oy vereceğim parti deva. yanlış duymadınız...

yani şöyle düşünün, bu ülkenin içişleri bakanı bir mafyozun videoları yüzünden önceden yüzüne bakmadığı muhalif gazetecilerle televizyona çıkıyor. bakın burası çokomelli, bu gazeteciler arasında özgür gündem'in yayın yönetmenliğini yapmış olan, buradan hala iti bar devşiren merdan yanardağ da var.

programda gazetecilerden çok kendisinin soru sorduğu gerçeği de var ama gazeteciler de soru sormadı değil. konu insan hakları ihlaliyse hiçbir şekilde kıvırtamayacağı iki konu var, biri musa orhan olayı diğeri de gevaş'ta bir köylünün helikopterden atılması... ikisine de önce yalan dedi, gerçek olduğu ortaya çıktı. sonrasında da failleri savundu. "madem münferit değil bakan bunları savunduktan sonra ne olacak" sorusundan aklanarak çıkamayacağı kesindi. e hadi buraya giremedin, madem bu ülkede işkence yok neden ömer faruk gergerlioğlu hapiste diyebilirdin. hiç öyle ulusalararası ad örgütü raporuyla falan yırtamayacağı iki olay söylüyorum. bunlar da aklına gelmiyorsa gazetecilik yapma yani...

6 gazeteciden ikisi sosyalist ama hiçbirinin aklına gelmedi. ha işin kötüsü oraya emep'in genel başkanını, alper taş'ı falan da çıkartsan sonucun değişeceğini düşünmüyorum.

ama o neo liberal ali babacan şunu yaptı be kardeşim:




ayrıca hdp'yi dışlamayacağını, muhalefet blokunda açıktan itifak kuracağını da söylüyor. ya arkadaş benim oyumla meclise giren erkan baş bu kadar sahip çıkmıyor benim meseleme...

yani eskiden hadep'e oy veren adam 5 vakit namaz kılsa da sip'e sempati duyardı, ödp'ye, emep'e sempati duyardı. bugün böyle bir şey yok denecek kadar az. olanı da gene hdp bileşeni sosyalist partilerdir. bunun böyle olması da çok normal, düşünün aileden solcuyum. eski arnavutçu stalinist babam sayesinde de kendimi bildim bileli ateistim. uzun bir süre kürt kimliğinin neredeyse hiçbir önemi de olmadı benim için. ama ben bile şu neo liberal ali babacan'ı sosyalistlerden yakın bulmaya başladıysam türk solu artık milliyetçilik batağına çıkamayacağı kadar saplanmış demektir. kürtleri kaybettiniz eyvallah da hiç olmasa türkleri örgütleseniz bari... o da yok. hakikaten bizi siz mecbur ediyorsunuz babacan'lara..
oley oley
genel başkanlarının jahrein ile olan yayını seyrettim. lgbt sorusu geldi. bireylerin özgürlüklerini koruyacaklarını söyledi. bir de aile kavramının önemini vurguladı aileyi korumak istediklerini de belirtti.

bu parti evet belki iktidara gelebilir. ekonomiyi toparlayabilir. ama uzun vadede ülkedeki mutsuzluğa ve umutsuzluğa çözüm üretemeyeceklerdir. gençler yurt dışına gitmek isteyeceklerdir.

21 yüzyılın çağdaş medeniyetlerinde toplumun temelini birey oluşturur. toplumun temelini ailenin oluşturduğu var sayımı ile ülke yönetmeye kalkarsanız bireyi gözden kaçırırsınız. 30 yaşına kadar evlenmeyi düşünmeyen 22 23 yaşındaki yeni mezunları avrupa'ya kaptırmaya devam edersiniz.
dumrul dumrul
19 sene boyunca bir yere gelmişiz. geldiğimiz yer bombok ama en azından biliyoruz ki bir tek adam diktasının limiti en fazla tek adamın ömrü kadardır. azerbaycan ziyaretinde de gördüğümüz üzere adam ecevit'ten beter olmaya sadece bir adım mesafede. düz çizgide yürüyemiyor.

bu ali babacan denen abi, tek adam diktasının yollarını en güzel şekilde döşeyen kişilerin başında geliyor. bize anlattığı masala bakarsak onu kandırmışlar. akp aslında çok demokratmış ama sonradan bozmuş, bozunca da babacan ayrılmış. "benim yerime damadı monte ettiler, kenara atılınca gemiyi terk ettim" de demiyor.

biz 19 sene boyunca bu kafayla bir noktaya gelmişiz pekii makarayı başa sarmamızı gerektiren ne olabilir acaba? bir kafa yapısıyla belli bir yol yürüdüğünüzde geldiğiniz nokta belliyse size aynı yolu baştan yürümeyi vaat eden adama cevabınız ne olur?

benim tavrım çok açık ve baştan beri hep bunu söylüyorum. kafama bir silah dayasalar elime bir pusula verseler bu pusulada tayyip, ali babacan ve ahmet davutoğlu olsa, bunlardan birini seçmezsem sülalemi yok edeceklerini filan söyleseler tayyip'i seçerim. bir saniye de terddüt etmem. ali babacan nedir? ahmet davutoğlu nedir? tayyip'in kendisi varken karikatürlerini niye seçeyim?
paradoksyasayanadam paradoksyasayanadam
i̇şte bir akp vizyonu, önüne gelen parti kuruyor. nerden alıyor bu güveni? nasıl olsa bir ittifaka dahil olurum diyor, baraj sorunum kalmadı artık diyor, yüzde iki oy alsam bile vekil kazanırım diyor. diyor da diyor, hükümet pazarlığı başlasın hele o zaman ne bakanlıklar ne azınlık hükümetleri alacağız görün diyor.
parti içi muhalefet olacağıma, parti kurup meclis içi muhalefet olurum diyor. kendime biraz oyun alanı açayım, iktidara kadar yürürüm diyor.
tabii akp bu sistemi bu şekilde düşünerek tasarlamadı şüphesiz. i̇ki blok, zaten sağı domine ediyorum, seçmen kitlesi olarak çoğunluk sağda, eee müebbet iktidar projesi. amerikan rüyası gibi başladı, zamanla amerikan pastasına döndü. kim, kimle, nerede, nasıl..?

mustafa sarıgül bile parti kurabiliyor bu denklemde.
meşhur mit tırları dönemi başbakanı ahmet davutoğlu, vallahi o tırlar türkmenlere gidiyordu demişti. o da parti kurdu. türkiye'nin halini anlatan güzel bir söz vardır, türkiye'de herşey olursunuz ama rezil olmazsınız. rezil olan bir tek deniz baykal oldu, miting meydanlarında bağıra bağıra anlatıldı mahrem hayatlar. sonrasında chp güç kazanmadı, insanlar akp'den uzaklaşmaya başladı.
2 /