denis diderot

bru bru
(1713–1784)
ünlü fransız düşünür. marx-öncesi özdekçiliği en belirgin ve gerçeğe yakın tanımlayabildiği kabul edilir. yaşamı süresince feodal dinsel ideolojiye karşı savaşmıştır.
30 yılını ansiklopedi hazırlamaya ayıran ve pek çok okunması gereken eser yaratan saygıdeğer edebiyatçıdır.
redd redd
edebiyat alanında da birçok katkısı bulunan diderot'nun başlıca özelliği romanları şekil ve içeriğinin yanı sıra, felsefi olarak da incelemesiydi. romantizm akımının öncüsü ve hümanist olan diderot; zengin kiliseler kontrolünde bir endüstri olarak gördüğü hıristiyanlık dinini reddetmiş ve birçok aşırı dincinin saldırılarına uğramıştır.
bru bru
devasa bir şatoya doğru yola koyuldular.şatonun dış cephesinde şunlar yazılıydı:"kimseye ait değilim ve herkese aitim.siz,içine girmeden de oradaydınız,çıktıktan sonra da orada olacaksınız." kaderci jacques ve efendisi.
nino quincampoix nino quincampoix
langres adlı küçük bir fransız kentinde zengin bir bıçakçının oğlu olarak dünyaya gelen diderot, okuma çağına gelince, bir cizvit okuluna verilmiş, sonra babasının dükkanında bir süre çalışmış. anlayışlı bir adam olduğu anlaşılan baba, oğlunun yeteneklerini göz önüne alarak onu paris'e götürmüş. diderot, orada, kimine göre louis-le grand, kimine göre ise d'harcourt koleji'nde okumuş. işte büyük düşünürün kısaca yetişme öyküsü bu. ama ona ününü getiren büyük çaba, bundan sonra başlıyor; diderot, felsefe ve bilimler üzerinde çalışıyor, sivriliyor, ama yazın ve eleştiri alanında da çalışarak, 18. yüzyılın en etkin düşünürlerinden biri oluyor. 'ansiklopedi' gibi dev bir işi üstleniyor ve aydınlanma çağı denen bu çağa damgasını vuruyor. bizde 1945 yıllarında başlıca yapıtları çevrilip klasikler arasında basılmıştır.

server tanilli, 'düşün dergisi'nde yazdığı, 'diderot'nun çağrısı' başlıklı yazısını şöyle bitirmektedir: "ölümünden bu yana akıp gitmiş olan yıllar, eserinden çok şeyi alıp götürdü. ne denir? doğru. ama zorbalık ve bağnazlığın temsilcilerinin hala yaşadığı, bilim ve akılın düşmanlarının bugün de kaynaştığı çağımızda, onun eserinde özgürlük, bilim ve akıl adına bir yüce çağrı vardır ki, o eskimedi. bütün diderot, bu çağrıdadır işte?"

evet, diderot, bilimi ve aklı savundu; ama onun bilim ve akıl dediği çok yeni anlamlar aldı bugün. demek bizim elimizde ölçüt olarak, bir bilim adamını, bir düşünürü çağının tutucu güçlerine karşı aldığı tavırla değerlendirmek kalıyor bugün. hep o kalacak. diderot, tanrısal, dinsel inancın yerine aklı geçiren adamdır, onun savaşımı buydu. ve bütün körinançları silip süpüren bu akıl, görünen dünyayı, doğayı, felsefenin, sanatın, sağtörenin temel ilkesi durumuna getirdi. diderot’nun yaygın çalışma alanını oluşturan ilkedir bu. maddeci ve gerekirci bir filozoftu. tanrıya inanan kişinin filozof olmayacağını söyledi. 'körler üstüne mektup'taki kör, kendini tanrıya inandırmaya çalışan misyonere "bunun için tanrıya parmağımla dokunmam gerekir" der. diderot, bu yüzden hapse girdi. 'd'alembert'in düşü'nde, madde tanrının yerini almıştır artık. madde devinim ve duyarlılıkla donatılmıştır. bilim gerekirciliğin kanıtıdır. bütün varlıklar özce birdir ve bir geçiş, değişim, oluşum süreci içinde bulunurlar. öyle ise sağtörenin temeli doğa olacaktır. doğası gereği insan iyidir, hristiyan sağtöresinin sandığı gibi doğuştan günahkar değil. ve iyilikler de, kötülükler de, düzenin, koşulların, eğitimin ürünüdür. insan, bu gerekircilik anlayışı içinde, özgür olamayacağı için, suçlu da bulunamaz. bu uslama sonucu olarak sanat, doğayı örnek almalıdır. roman, resim, oyun gerçekçi olmalıdır. diderot, bunları söylemekle kalmamış, romanları ve oyunları ile örneklendirmiştir de ve çağının sanatçılarını bu açıdan değerlendirmiştir.


diderot, büyük savaşımı ve eşsiz çabası ile insanlığın baştacıdır bugün de ve onu böylesine unutulmaz kılan işlerinin başında ise elbet 'ansiklopedi' gelir. 'ansiklopedi', yunanca enkyklios paidela'dan yapılmıştır ve bütün bilimleri içine alan öğretim anlamına gelir. sözcüğü bulan rabelais'dir. (1532). diderot ile d'alembert'in ansiklopedisine temel olan yapıt, ingiliz chambers’in cyelopaedia’sı idi; fakat diderot'nun etkisi ile ansiklopedi, bir çeviri yapıt olmaktan çıkıp, gizemciliğe karşı bilimin savaş alanı durumunu aldı. bu yüzden de gerici çevrelerin karşı koymasını sonuçladı. diderot, yaşamı boyunca çalıştı 'ansiklopedi' için, birçok maddeyi kendisi yazdı. bu uğurda yepyeni araştırmalara girişti, teknik değişmekte olduğu için ortaya yeni araç-gereçler çıkmakta idi, bunları tanıdı, adlandırdı, tanıttı ve fransa'yı aydınlanma çağı'nın avrupa'da gözbebeği durumuna getirdi. ancak unutmamalı ki, bir ansiklopedi ortaya çıkaran her ülkeyi aydınlanma çağı'nı algılamış sayamayız. çoğu ülkede bu tür yapıtlar, genişletilmiş sözlükler olmaktan ileri gidememiştir. diderot’nun ansiklopedisi, toplu bilgi vermekten çok, dinsel inançlara karşı bilimlerin öğretimini üstlenmişti, demek yansız değildi, metafizikle ve skolastikle çarpışıyordu.
faun faun
ağır bir ateist ve aydınlanmacıdır. hatta denebilir ki tanrıtanımazlığı bu şekilde aktivist ve propagandist bir yolla benimseyip savunan ilk entelektüeldir kendisi. felsefi pozitivizmin yanısıra matematiksel pozitivizm, bilim felsefesi, ahlak felsefesi ve siyasetle ilgilenmiştir. bulunduğu şehirlerden defalarca kovulumş, yetişkinlik yıllarının büyük bir bölümünü sürgün hayatı içinde geçirmiş ancak bunu yadırgamamış ve seyahatlerinin kendi fikir dağarcığı açısından çok faydalı olduğunu defalarca belirtmiştir. bu bakımdan 19. yüzyıl naturalist sanat ve felsefesinin de fikir babsı olmasa da, kökenlerinden biri kabul edilebilir.
atomheart mother atomheart mother
onun da yazdığı encyclopedie'ye daha ilk ciltlerden itibaren kilise tarafından engel koyulmaya çalışılır. diderot da "son kral son papazın bağırsaklarıyla boğulmadıkça insan asla özgür olmayacaktır" der. hatta, engellemeler sonrası çoğu yazar yazmayı bırakırken o -bilindiği gibi- 1752'den 1772'ye kadar encyclopedie'yle uğraşır.