derin

2 /
ben olan ben ben olan ben
derinlik esas itibariyle görünmeyen ancak varlığı bilinen bir boyuttur. genellikle yüksekliğin karşıtı, bulunulan noktadan aşağı doğru olan veya ileri doğru olan bir boyuttur. denizin derinliği, yerin derinliği, ormanın derinliği,uzayın derinliği gibi. erişilmesi ve ölçülebilmesi ancak daha fazla bilgi ve beceriye(teknoloji) gereksinim olan bir boyuttur. gizlerle dolu korkulan aynı zamanda merak edilen bir boyuttur.korkulmasının nedeni bilinmemesinden, merak edilmesinin nedeni ise zenginliğinden kaynaklanmaktadır.
ben olan ben ben olan ben
bir boyutu anlatan derinlik soyut anlamlar da yüklenerek gizem ve zenginliği yani "öz"ü anlatan bir kavrama dönüştürülmüştür. bütün dinlerde herkesçe bilinen öğretinin dışında daha "derin" anlamı olması gerektiğine inananlar "batınilik" olarak tanımlanan akımın oluşmasına yol açmışlardır. bütün dinlerdeki tasavvuf akımları dini öğretinin batıni-derin- anlamıyla ilgilenenler tarafından geliştirilmiştir.
ben olan ben ben olan ben
i̇nsanlığın var oluşundan beri görülen ve bilinen her şeyin derin ve yüzeysel anlamları olduğuna inanılmış uygarlık, bilim ve dinler tarihi çoğu zaman bu iki kavram etrafındaki çatışmalar sonucu oluşmuştur. derinlik kavramı etrafında madde ve olaylarla daha fazla ilgilenenler bütün dönemlerde ve günümüzde "efendi" olmuşlardır.

dinde, bilimde, edebiyatta, sanatta, ahlakta, tarihte,düşüncede, fikirde gelenekte hülasa canlı ve cansız doğanın her alanında derinlik kavramı pozitif bir anlam ifade eder ve öz, tözün bulunduğu yer veya ona giden yol anlamındadır.bahsedilen her alanda derinlere inmek oldukça zor ve zahmetlidir. akıl, bilgi, beceri, emek , çaba, sabır ister. aklı ve aklın ürünü olan bilgi ve beceriyi kullanmadan derinlere inme çabalarının sonucu felakettir.
ben olan ben ben olan ben
derin insan, derin fikir, derin düşünce,derin konu, derin analiz, derin bakış, derin hoca, derin anlam, derin ilim, derin devlet, derin gevşeme, derin soru gibi soyut alanlarda da derin sözcüğü bir sıfat olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. burada derin tanımlaması ile zenginleşmek, aydınlanmak, demokratikleşmek, sosyalleşmek, refahı ve fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, sufilerin deyimiyle insan-ı kamil yani adam olmak anlatılmak istenmektedir derinlerde kaybolmak, pusuda beklemek, çeteleşmek değil.
ben olan ben ben olan ben
sığ ve yüzey, gözün gördüğü, elin dokunduğu, kulağın duyduğu, dilin tattığı, burnun kokladığı yani beş duyu ile fark edilebilen basit ve kaotik bir alandır.gözlem ile elde edilen bilgiler insanlığa milyonlarca yıl yetmiştir. daha çok içgüdüleri ile hareket ettiği bu yüz binlerce yılın son yirmi-yirmi beş bin yılı içinde kısmen aklını kullanarak tarımı öğrenmiş, alet ve basit silah, barınak ve giysi üretmeyi becerebilmiştir. taşın yontulması, cilalanması, madenlerden yararlanılması binlerce yıl içinde olabilmiştir. ne zaman ki bastığı yerin, yüzdüğü denizin, soluduğu uzayın derinliğini merak etmiş, çağlar yüz yıllara ve nihayet 5-10 yıla kadar inmiştir. bu meraktır düşünceyi, sanatı, bilimi, teknolojiyi hülasa uygarlığı geliştiren.

sığ ve yüzeyin basit ve kaotiktir; güneşli ve sakin bir denizde birkaç saat içinde şartlar tamamen değişip yağmurlu, gök gürültülü çok dalgalı bir ortam oluşabilmekte ve tekrar birkaç saat sonra eski sakinliğine dönebilmektedir. çöllerde gün içinde değişik yönlerden esen rüzgarlar kum tepelerinin yerlerini değiştirerek morfolojiyi sürekli farklılaştırabilmekte, erozyonla binlerce yılda oluşan toprak örtü kısa sürede kaybolabilmekte, bir sigara izmaritiyle binlerce hektar orman yok olabilmekte, yaz içinde kış, kış içinde yaz yaşanabilmektedir. binlerce yıl insanları şaşkına çeviren bu durum uydulardan yapılan derin gözlem ile hiç değilse tahmin edilebilir hale gelebilmiştir.
ben olan ben ben olan ben
derinlerde ise doğanın ve evrenin asil kanunları egemendir. yasalara tam uyma ile sükunet vardır. dalga boyları onlarca metreye ulaşan okyanusların derinliklerinde sakinlik ve sessizlik egemendir. yerin derinliklerinde sakin ve düzenli bir şekilde yılık birkaç santimetre hareket etkisiyle oluşan depremler ve volkanlar yüzeyde felaketlere neden olmakta ve milyonlarca yıl içinde dünyanın şeklini değiştirebilmektedir. yine uzayda yıldızlar, gezegenler ve uydular kendi galaksileri içinde büyük bir uyumla dönüp durmaktadır. dünyanın kendi ekseni etrafında 24 saat, güneş etrafında 365 gün 6 saat olan dönme süresi şaşmaz bir şekilde yüz milyonlarca yıldan bu yana tekrar edip durmaktadır.
2 /