derin devlet

puxa vida puxa vida
"iktidar işte böyle bir hastalıktır. iktidar, foucoult'nun öngörülerini doğrulayan bir kıvama geldiğinde, bir başka deyişle, insan zihninin kodlarıyla oynamaya başladığında, kendine göre bir deli, kendi diline göre bir sapkın, kendi kodlarına uyan bir ayyaş, kendi tanımları çerçevesinde bir suçlu yaratmaya başladığı gün hakiki anlamıyla iktidar olmuş demektir. koca koca düşünürler, heidegger'ler, kropotkin'ler, kierkegard'lar vs. burjuvalara eğlence olsun diye felsefe üretmediler. koca koca yazarlar, celine'ler, huxley'ler, orwell'lar, musil'ler vs. fotoroman yerine roman yazarken, gönülleri fethetmeyi değil, iktidarın fethederek hastalığa dönüştürdüğü, bütünüyle bozduğu kimyaları resmetmeyi hedeflediler. sebastian knight'ın gerçek yaşamı'nda nabokov'un anlatıcısının söylediği "yenilikçiliği kimseye kaptırmayanların ötekilerden çok daha çabuk eskimek gibi garip bir özellikleri vardır," cümlesi duruma göre biraz yumuşak kaçar, ancak "yenilikçiliği kimseye kaptırmayan" iktidarın eskimesini dillendirmek bakımından fevkalade yerindedir. velhâsıl, devletin bütün organlarına yayılmış kanserli hücreleri kesip atmak iddiasındaki bir dava, hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde, artık hastalığın kendisine dönüşmüştür. ahmet şık'ın bu davanın içine çekilmesi, en güzel iktidar tanımıdır. ahmet bu davada şık değildir.

şıkları veriyorum:

a) süleyman
b) ağar
c) mesut
d) çiller
e) hepsi

http://www.afilifilintalar.com/bir-derin-devlet-davasi-nasil-derin-devletin-kendisine-donusur
bu başlıktaki 91 giriyi daha gör