derrida nın marx hayaletleri

bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
başlık sınırına takıldığı için tam adı ''derrida'nın marx hayaletleri, baudrillard ve debord'un yeni toplumu'' olan zhang yibing tarafından kaleme alınmış güzel kitap.

kitabın içeriğini anlatmadan önce yazarı anlatarak işe koyulmak çok daha doğru olur diye düşünüyorum. çünkü profesör kimliğine göre çok genç olan zhang yibing'in kılı kırk yaran analiz ve kuramsal çözümlemeci hafızası onu günümüzün önemli düşünürlerinden biri haline getiriyor. keza çin'de post-marksist düşüncenin önemli isimlerinden bir olarak günümüz üçüncü kuşak marksist düşünce geleneğinin de temsilcilerinden biri olmuştur. marksist düşüncenin siyasi zeminde yoğun olarak kullanıldığı bir dönemin sonunda ortaya çıkan bu yeni nesil marksist ekolün marksizm eleştirileri hayli dikkat çekici. özellikle zhang yibing bu konuda en başarılı isimlerinden biri.

zhang yibing, baudrillard ve debord'un yeni toplumu başlığı üzerinde yoğunlaşarak kitabını oluştururken, baudrillard ve debord ekolünün marksizmin devamlılığı değil marksizm üstü olduğunu tüm detaylarıyla açıklaması oldukça sarsıcı. marksist teorisyenlerin iddialarını çürüten yibing, marks'ın emek üzerinden kapitalizm olumlamasını, tarihsel maddeci düşünce yapısınının sermaye imgesi taşıdığını baudrillard üzerinden işlemektedir.


derrida, baudrillard ve deleuze gibi fransız düşünce ekolünün son dönem belirleyici isimleri üzerinden ve barthes-ci ve lacan-cı psikanaliz ile postmodern dönem içinde yeni felsefi ve düşünsel yolu yaratmak adına kurulan ontolojik yapıyı bizlere ulaştırmış ve tüm detaylarıyla işlemiş bu kitabında yibing.


bu değerli düşünürler yeni yolu yaratabilmek için bir sıçrama tahtası olarak marks eleştirilerini kendilerine baz almakta, ve geleceği yaratacak etkinin dünü belirleyen etki üzerinden gerçekleşeceği üzerinden müthiş bir dinamizm getirmiştir felsefeye fransız ekolü. yibing de bunu fark ederek, bir yazarın altından kolay kolay kalkamayacağı ve oldukça detaylı irdeleyişin olduğu bu eserle karşımıza çıkıyor.


artık, gösteri toplumunun birer ferdi olarak içinde yaşadığımız toplumda her şey planlandığı üzere sahtedir. bu sahtelik içerisinde umarsızca yaşarken içine düştüğümüz şey hayali, fantezi olanın gerçekliğini gerçek olan ile değiştirmiş olduğuydu insanlığın. işte bu yeni toplumsal yapı marks'ın bahsettiği metanın değişimi teorisini silmiş yerine göstergenin değişimini getirmiştir.


kitap her ne kadar muazzam analizlerle dolu, kuramsal bir felsefe kitabı olsa da alt konu başlıkları bazında oldukça zorlayıcı bir niteliğe sahip. çünkü tam anlamıyla kitabı anlayabilmek için derrida, baudrillard, deleuze, barthes, lacan, debord okumaları yapmak gerekiyor diye düşünüyorum. debord ve barthes noktasında çok takıldım bu yüzden. dili oldukça kuramsal ve yibing'in detaycı anlatımıyla yorucu olsa da buna değer diyebileceğim eserlerden.