ders çalışamamak

1 /
errant errant
nedeni bilindiğinde bütün zeki ama çalışmayan öğrencilerin dünyayı ele geçireceğini düşündüğüm eksikliktir.
sınav öncesi son geceye kadar devam eden bu yeti kaybı, yavaş yavaş ya s s ya s s olayına dönüşür. sinir bozucudur. öyle ki: sınav öncesinde bu durumda olanlara sınavda başarılı olacakları garantisi verildiği takdirde bunlar ders çalışmak dışında her ne olursa olsun bütün şartları kabul etmeye hazırdır. hani derler ya: "abi bi paket marlboroya adam öldüren manyaklar varmış" diye... işte en az bunun kadar trajiktir bu durum. çanın üstünde bir not için taksimi yakabilecek arkadaşlar tanıyorum.
bu durumdaki insanlarda en sık görülen davranış bozukluğu bahaneler yaratmaktır. bu belli başlı bahanelerden de önde gelenleri şunlardır:
- adamakıllı bir uyku çekmek.
- karnı güzelce doyurmak.
- ders çalışılacak mekanı önce bi toparlamak, temizlemek.
- bi kupa kahve yapmak.
- yalnız gitmez deyip sigara yakmak.
- sigara bitinceye kadar seda sayana takılmak.
- kendinize geldiğinizde boş sigara paketini ve tvde ana haber bültenlerini görünce zamanın nasıl geçtiğine dair küfürlü sitem etmek.
- sanki her zaman ailesiye yemek yermiş gibi akşam yemeğinde masada bulunmak zorunda hissetmek.
- yemekten sonra sadece ogame ve itü sözlükte olmak üzere nette sadece 1 saat takılmaya ve ardından hemen derse oturmaya namus ve şeref üzerine yemin etmek.
- 2 saat sonra kendini şerefsiz ve namussuz hissetmek.
- 4 saat sonra kendini angut hisstemek.
- 6 saat sonra hala sadece ogame ve itü sözlükte takıldığını farketmek ve bu mallığa felsefi ve ruhsal açıdan yaklaşmak.
- bu yaklaşıma yatakta devam etmeye karar vermek.
sonuç:
- hiç bi boka yaklaşamadan sızmak.
trancetime trancetime
üniversiteye gelmiş olsam da, hâlâ bağımlılık yaptığını düşündüğüm müzmin hastalıktır. yaş yirmi bir olmuş anasını sattığımın yine de dert aynı dert, aynı boku niye yiyip duruyoruz da çalışamıyoruz anlamıyor insan. herhalde havasını salmaya bakan lastik gibi pörsümüş psikolojinin getirdiği bir durgunluk bu ders çalışamamak. bazen , birbirini trafikte akan taksiler gibi fıyt fıyt kovalayan sınav konuşmalarından, havalarda uçuşan sorulardan, konulardan, tanımlardan ve bir türlü bitmeyen hocaya pabucunu ters giydirme korsanlığı ve sınav yakınmalarından uzak kalmak için tercih edebileceğimi düşündüğüm bir kaçış yoludur. neeee çalışmadın mı, e ne yapacaksın tarzı soruları hiiiiç üzerine almayıvereyim, bu zamana kadar gerilimi yetti bu konuşmaların aq içimden lanet olsun göt etsin gerekirse bu sınav da siktir olup gideyim havası gelir bana bazen. o nedenle öğrencilik hayatının kimine göre acı, kimine göre doğal, kimine göre kopuş devresidir ders çalışamamak. okul hayatının tuzu biberi, baharatı, çeşnisidir. kimine göre düşman, kimine göre ise sanki gevşemen için sana sigara uzatan kötü dosttur. hepsi kendi içindedir insanın, bunların hepsi kendi mahsulü .. o nedenle her şeyin sana bağlı olduğu dünyada, ders çalışamadım ziru zeber oldum diye dövünürsen de ahanda çalıştım her boku sorun, beynim toshiba gibi demek de senin elindedir. koyver gitsin hayatı akışına be hacım...
koalamsı koalamsı
ders çalışmak dışında herşeye ilgi duymanıza neden olan durumdur.ne biliyim oda düzeltilir, tıkınılır, evdekiler yetmez "canım bilmemne çekti yav" deyip hiç üşenmeden dışarı çıkarsınız alıp gelirsiniz, sözlüklen bolca ilgilenirsiniz vs.

sabahtan beri boş boş işlerle uğraşmamın, yarım saatte bir "hadi çalışmaya başlayayım" deyip çalışamayıp, sözlüğe girip girip çıkmamın suçlusu da kendisidir.

neyse, hadi ben çalışmaya başlıyorum..
artı1 artı1
eminim ki şu an sözlüğün % 60'nın yaptığı eylem. burada olduklarına göre ders çalışmıyorlar demektir... (tabi öğrencilerden bahsediyoruz) yürüyün be arkanızdayım.
liselle liselle
bir de pmsle çakışırsa tadından yenmeyecek hadise.
aşamaları şöyledir:
-çalışmaya çalışmak.
-ben bunları biliyorum diye konuları hızlı hızlı geçmek.(bi b.k bilmediğini yarın sınavda anlayacaksın yavrum nihohohea diyen iç sesi sallamamak)
-eh bi sigara yakayım.
-sigaram bitene kadar şu kitaptan iki sayfa okuyayım,sigara bitince söz bırakıcam kitabı.
-anam...50 sayfa okumuşum,7 de sigara içmişim...eööhm.
-oda da pek bi dağınık.
-ben bugün annemle konuştum mu?beni niye aramadı??
-anne daraldım,ortalama 3.50 altına doğru yol alıyor,benimle gene de gurur duyabilir misiniz?
-ağlama krizi.nutellamı istiyorum.
-yarım şişe şarap vardı buralarda bi yerde??
-bi de x le konuşayım,kesin dönücem derse.evet.
-ama ben onu aramadım,y beni aradı.konuşmasak ayıp olurdu.(atılan sitem mesajlarının bu bir saatlik konuşmada kesinlikle etkisi yoktur.)
-biraz bakayım(gene biliyorum biliyorum geç tribi.)
-sözlüğe mi girsem?mail gelmiş mi ona da mı baksam?
----------2 saat sonra,ders çalışamamak başlığıyla müşerref olunur----------
-lan...lan....saat kaç olmuş....sınav kaçtaydı........napayım her ders de a gelecek değil ya.eeeeeh eytere beah.
ness ness
birçok öğrencinin sorunu. hesapladım geçen sene hazirandan beri ders çalışmamışım, yazın zaten keyifle geçtikten sonra eylülde erasmus ayağına kendimi attığım rehavet topraklarından çıkma vakti geldi çattı. adamların sınav sisteminde vize yok tek sınavla geçtin ya da kaldın, ocak ayına rastgelen 1.dönem sınavlarında bir halt yapmadım iki tane dersi "ehueh ama ben şey erasmus" cümleleriyle geçtiğimi hatırlıyorum hayal meyal. geri kalanları hocalara gidip "şey ben haziranda sınav olsam bunlardan?" dediğimi de içinde bulunduğumuz ay nedeniyle farkettim. buyur işte, aylardan haziran, 1.dönem ertelediğim sınavların üstüne 2.dönem dersleri de bindi. bünyenin bütün sene sokakta dağıtılan broşür gibi eve getirip biriktirdiği ders notlarına bakış açısı hiç hoş değil. 2 haftadır ders çalışmaya çalışıyorum. son güne kadar "son gün gelip çatınca mecburen çalışırım" diyerek erteledim. al işte son gün. ne yaptım peki? hiç! 1 senedir ders çalışmamışım boru mu? bünyem geri tepiyor, metabolizmam hata veriyor, tüm aşamaları atlattım, iyi bir uyku çektim, güzelce karnımı doyurdum, bir kupa kahve içtim, tv izledim, maillerimi kontrol ettim, bayılana kadar giri okudum, karşı taraf "yeter be" diyene kadar facebookta milleti "poke"ladım, temizlik bile yaptım. yapacak bir şey kalmayana kadar aklıma gelen her şeyi yaptım. ama hala reddediyor bünyem ders çalışmayı. arkadaşlar en azından sene içinde derslere girseydin diyor, bu kadar boş bırakılır mı 5 yaşından beri içine girdiğin çark? doğru valla, sen onca yıldır belli bir düzen kur, yıllar sonra kalk bu düzene meydan oku bok et bünyeni, ondan sonra "ay ben çalışamıyorum veysel yaaa" de. olacak iş mi? değil. bitti.
no way out no way out
bununla ilgili bir yazı okumuştum geçenlerde ve ders çalışmamak için süper bir bahane olduğunu düşünmüştüm buyrunuz;
ders çalışmak eğlencelidir fakat şimdi eğlence sırası değil.
biliyorum bu kadar bayık bir laf nasıl buraya yazılır diyeceksiniz.yazdım işte.
vjeshtitza vjeshtitza
vizelerden önce sözlüğe bol bol giri girmenin gerekliliği (!) yüzünden "malesef" gerçekleştirdiğim olaydır. hayır ben de istiyorum ki çalışayım güzel güzel, boğulayım o kitapların arasında ama daha gidip kitaplarımı alfabetik sıraya sokup duvardaki posterlerin bantlarını söküp takacağım.sonra da sözlüğe bir sürü giri yazmam lazım. off çok işim var vallahi. bi dahaki vizelere artık.
endoplazmik retikulum endoplazmik retikulum
ders çalışması gerektiği zamanlarda biricik öğrencilerimizin çoğunda zuhur eden kronik durum. geçmesini beklemek kesinlikle yanlıştır ve sonuç vermez. en güzeli ders çalışmayı engelleyen ne varsa ortadan kaldırıp ders çalışmaya başlamaktır. gerisi gelir...
1 /