dershane

1 /
anosias anosias
össyi nefretle hatırlayan yurdum gençliğinin çoğunda nefret duyguları yaratsa da bir kısım insanın ise özlediği yerdir. bu özlem dershaneyi sadece gidilip test çözülen bir yer olarak algılamayan insanlar için geçerlidir. dershane de okul gibidir, ders vakti hoca gelip ders anlatsa da okuldaki gibi aralar ve derslerin geyik kısımları arkadaşlarla geçer.

hocalar okul hocalarından çok farklıdır. arada not gibi bir engel olmadığından mıdır bilinmez ama arkadaş bile olabilirsiniz hocalarla. dershane müdürünün odasına girip, oturabilir, dertlerinizi paylaşabilirsiniz, hiç çekinmeden.

dünyanın en güzel arkadaşlıkları burada kurulabilir. yıllar geçse de hala ilk günkü gibi görüşülebilir bu arkadaşlarla, onlar sizin her şeyiniz olabilir. haftanın bir çok günü zorunluluktan gittiğiniz yerde, hayatınızın en zor dönemlerinden birini bu insanlar sayesinde daha kolay atlatırsınız. öss geçtikten sonra da bu insanları hala görseniz de, eskisi kadar sık olmaz bu. haftanın her gününden, her haftasonundan ayda bire iner mesela bu sayı. özlersiniz arkadaşlarınızı ve onlarla güldüğünüz, dertleştiğiniz, dersleri kaynattığınız mekanı.
luccy in the sky with the diamonds luccy in the sky with the diamonds
dershaneden dersaneye değişen özelliklerle ortaya çıkar bu yapı.. bir bakarsınız tüm sınıf el ele vermiş dersleri eğlence yuvasına, arkadaşlıkları vazgeçilemeyecek dostluklara dönüştürmüştür. bir bakarsınız insanlar puan hırsından soruyu bile açıklamaz, sen ondan 10 puan aşağıdasın die seni geri zekalı konuşulmayacak insan ilan etmiş, 12 kişilik sınıfta 3 grup oluşmuş 2 tarafsız gruba diğer grup baskın çıkmış, hocalarla muhabbet kurulmuş, gruplar aşağılanmış, düzenlenen organizasyonlardan en son senin haberin olmuş, canın sıkıntısından yavaş yavaş ölmeye başlamışsın ve konuşmamayı, göz göze gelmemeyi ilk defa orda öğrenmişsin..
twinkle twinkle
okuldan daha kaliteli öğretmenlere, daha güzel bir ortama, daha iyi kaynaklara sahip olduğunu düşündüğüm kurum. yine de kötü bir sistemin varlığının kanıtıdır kendisi. her ne kadar babamın çalıştığı yer olsa da, dershaneye ihtiyaç duyulmayacağı günleri iple çekiyorum.
twinkle twinkle
hakkında bilip bilmeden konuşulmaması gereken eğitim kurumlarıdır. yüksek öğretmen okullarından mezun, günümüzde sayıları oldukça az kalmış ve hem öss hem de öys konularında tam donanımlı olan yüksek öğretmenlerin torunları yaşlarındaki çocuklara ders vermeye çalıştığı yerlerdir dershaneler. pıtırak gibi boş bulduğu yere dershane diken final, sınav gibi tek düşünceleri kar yapmak olan dershanelerin üyeleri haricinde aklı başında her dershanecinin dileği dershane denilen eğitim kurumlarına ihtiyaç kalmayacak derecede düzelmiş bir eğitim sistemidir. aklı başında, işine hakim dershane öğretmenleri dershanelerin kapanacak olmasından korkmaz; zira her türlü eğitim kurumunda iş bulabilecek derecede nitelikli insanlardır. ayrıca bu ülkede dershaneleri gizlice veya açıkça destekleyen hiç bir kurum yoktur.
soul soul
güzel güneşli günlerde can sıkan, haftasonunu rezil eden, canın istemeyip gitmediğinde annene babana mesaj çeken, össye hazırlayan(veya hazırlayamayan) yerlerdir.bazen de insanı en mutlu insan yapar.ortam güzelse ve zevk alınıyorsa(ki bu nadirdir) istekle şevkle gidip gelinir.kimi hocaların çok kalitesiz kimi hocalarınsa süper olduğu bir yerdir.
gxix gxix
hadi ortaokulu falan geçtik, dershane ile lisede tanıştık diyelim. aykırıyız ya; gözlem yapıyoruz dershane ortamında. lise hayatı boyunca dershane dershane gezmiş biri olarak (ve hatta bir dershaneden de atılabilmiş biri olarak) şunu söyleyebilirim ki; türk insanına dershane deyince "ders/eğitim verilen kurum" çağırışımı yapmıyor. yapıyorsa da ilk sırada değil kesinlikle..

hadi tamam lisedeydik. "tiki" modası vardı (o zamanları bilmez şimdiki nesil. yeni yeni türüyordu tikilik). tiki'yi de geç, "çıkmak" vardı bir kere. kızlar süslenir püslenir, erkekler jölesizken çıplak hissederdi kendini.

haftasonu olurdu, biz dershaneye giderdik. çoğu sefer kalem defter bile götürmediğimi bilirim dershaneye. amaç neydi? kantinde oturup çokça sigara eşliğinde "hatun"larla kesişmek. ha keza ders boyu kantinde oturan kızların da maksadı bizimkinden pek farklı olmasa gerek.

hatunlar yetmedi mi? topla pılını pırtını, hemen aşağıda göl manzarası var***.. köşedeki yonca marketten kap nevaleyi, in bayırın göğsüne.. kırk yıllık keş halt etmiş yanında.. hava kararırken evi ararlar da "oğlunuz gelmedi bugün" derler diye dershaneye dön.. kafa bir milyon.. amaç yoklama kağıdını imha etmek.. hayda? bir ders daha varmış.. oturursun kantinde, salak arkadaşın maydanozlu sandviç getirir.. yersin sen de o kafayla, kusarsın kantinin orta yerine.. hey maşşallah..

ha ne diyorduk, dershane. (konu dağıldı toparlıyorum).

lise bitti, üniversite başladı. aradan yıllar geçti ama dershane bitmedi. aradan yıllar geçti ama "dershane" kavramının bizimle beraber hayatımızı eskiten yıllara rağmen değişmediğini öğrendim.. hala "dershane" deyince "podyum" algılıyormuşuz meğer..

hala "aha bana bakıyo" diyormuşuz, hala "oğlum yengen olur o bak yaklaşırsan tanımam" diyormuşuz..
..

hala dunlop eşliğinde jölesiz gitmiyormuşuz..
mbolunmez mbolunmez
haftada tonlarca saat olması yetmezmiş gibi hocaların sabahın köründe karşımıza dikildiği yerdir. o da yetmezmiş gibi bir de derse dinamik ve eğlenceli başlarlar .. inanılmaz, inanmıyorum..
sngl sngl
türkiye'deki eğitim sisteminin hazin sonuçlarındandır. devlet kurumu olmamasına rağmen zorunlu eğitimin 11 yıla cıkmasından önce 8+2 yıl dershane olmasını sağlayan kurumlardır. hatta öylesine yer edinmiştirki toplumda, baba ben burs aldım filanca dershaneden demek okul birincisi olmaktan daha makbuldür, yada dershanede ilk sınıfta olmak babanın gözüne değil, gözbebeğine girilen durumdur. genel olarak fem ve özdebir kurumları çatısı altında toplanır, bünyelerinde bulunan öğretmenlerin cok büyük maaşlar almaması, ufacık beynimde acaba nereye gidiyor bu yüklü meblalar dedirtir. ama ülkemiz ekonomisinede katkısı yok değildir. önce alırlar sonra ucundan vergi olarak koklatırlar, düşünün bu vergilerin buz dağının görünen bir kısmı olmasına rağmen devleti susturacak kadar önemli bir rakam olmasını. tabi matbaalarada katkıları önemsenemez ; heryıl soruları tersine çevirerek yeni yayın adı altında bastıkları ve türkiye çöl olsun! kampanyasının bir numaralı destekçilerindendir. ama onlar için mühim değildir nede olsa öss birincisi yada oks birincisi nefes almayacaktır.oksijene gereksinim yoktur. ayrıca hipodromlarada itinayla yarış atı temin ederler, sağolsunlardır.
1 /