dersten atılma diyalogları

2 /
patikali yol patikali yol
+nereye bakıyorsun sen?
-dışarıya hocam.. çok güzel kar yağıyo da, bembeyaz...
+iyi çık dışarı ordan bak rahat rahat.
-ama hocaaam!...
+hadi bakim.

lisede başıma gelmişti mal gibi üzülmüştüm.
sinek valesi sinek valesi
çoğu zaman öğrencinin "dersten çıktım" diye sevinmesiyle değil aksine "nasıl verecez bu dersi" diye üzülmesiyle sonuçlanan olaydır.

kahramanımız ankaragücü atkısıyla derste oturmaktadır.
+atkıyı neden çıkarmıyosun çocuğum?
-biz ankaragüçlüyüz hocam
+peki.çıkar atkıyı.
-çıkarmam hocam
+o zaman çık dışarı.
-peki hocam.
+biraz sıcak olur ama yaz okulunda da takarsın artık.
twiggy ramirez twiggy ramirez
hoca: amaan bugün ders yapmak istemiyorum. hep siz mi yapmak istemeyeceksiniz? ben istemiyorum bugün de.

ben: böylesini de ilk defa görüyorum.

hoca: eheheeh. çık evladım sınıftan. git bir de dışardan gör bakalım.

ben: ama hocam şaka şeysine söylemiştim ben.

hoca: dışardan bak evladım dışardan.
merope riddle merope riddle
lgsye hazırlanırken matematikten tiksinen ben ve matematik öğretmeni arasında:
-geçen hafta çözdüğümüz testleri getirdin mi?
-geçen hafta sınfta test çözmedik ki biz
-tamam işte kızım, test verdim siz evde çözüp getirecektiniz onları, bulamadığınız soruları burda yapacaktık, yapamadığın var mı?
-...
-yapamadığın var mı dedim söyle kızım?
-yok
-yapabildiğin var mı!?
-...
-kapıyı dışardan kapat!
kıkırdak kıkırdak
hoca =erkan ve ahmet geliyosunuz yanıma
hocanın bişey isteyeceğini zanneden öğrenciler=buyrun hocam
hoca=şu karşıdaki marketi görüyomusunuz
öğrenciler=evet
hoca=şimdi oraya gidiyorsunuz,traş bıçağı alıyorsunuz,traş olup geliyorsunuz
öğrenciler=ama hocam yarın kessek vs.
hoca=10 dk içinde burdasınız
adım sonbahar adım sonbahar
olay makina dinamiği dersinde geçmektedir. çok saygı değer fevri bir o kadar da ince sese sahip olan hocamız tahtada kendi kendine ders anlatırken sınıftaki bebelerden bir tanesinin başında arı dolanmaktadır. arkadaş stress yapıp artistik el kol hareketleri ile arıyı savuşturmaya çalışırken hoca ansızın arkasını döner ve ;

hoca ; olum sen ne yapıyorsun orada. ben ders anlatıyorum sen dalga geçiyorsun. çık dışarı !!

öğrc ; hocam ama arı ....

hoca ; tamam o da çıksın :s:s:s
black blood black blood
dershane yılları edebiyat hocasıyla aramda geçen diyalogdur. her zamanki gibi en arkaya geçmişiz dersi kaynatıyoruz.

hoca: evet sen söyle bakalım, edebiyatımızdaki ilk derginin adı nedir ?
ben: playboy hocam.
hoca(silgiyi ışık hızıyla fırlatır): çık dışarı münasebetsiz. gösteririm ben sana playboy'u.

not: fem dershanesi'nde yaşandı bu olay.
skipper skipper
- skipper dışarı!
+ neden hocam?
- saate bakıp duruyorsun, çık dışarı!
+ ama hocam...
- çık!

ders ingilizce idi ve manyak olan bir kadındı... sustum ve çıkıp gittim... seni zavallı sürtük.
inşallah görevine son verilen öğretmenlerden birisindir.
archketip archketip
dönemin ilk tarih dersidir ve öğretmen okulda nam salmış, eski asker ve sert mizacı ile tanınmış bir adamdır.
derse amfiye girer ve direkt ahkam kesmeye başlar;
benim dersimde en arka üçlüye oturmayacaksınız,
uyumayacaksınız,
gürültü yapmayacaksınız,
telefonlar kapalı olacak,
derse benden sonra girmeyeceksiniz,
kıyafetinize dikkat edeceksiniz tarzı travma kokan sert uyarılarda bulunur.
tam o sırada her derse geç gelen tiki, öğretmenin o ana kadar bizleri hizaya sokmaya çalışırken saydırdığı tüm uyarılarını sanki önceden çalışılmışçasına çiğneyerek, konuşmasını bölerek içeri dalar.
sol el ile göğüs arasına sıkıştırılmış kitaplar, sağ elde abartılı çanta, arka cepte telefon, abartılı saçlar, dikkat çekici dekolte ile arkasında bıraktığı müthiş yoğun koku ve topuklu ayakkabı gürültüsü ile gider, hocanın özellikle uyarıda bulunduğu en arka sıraya oturup telefona odaklanır.
nefesler tutulur, sınıfın geri kalanı telepati yoluyla birbirleriyle kaosun yaklaştığı konusunda konuşurlar.
hoca - müsaade mi istiyorsun kızım?
tiki - ne için hocam?(bkz: sıvamak )
hoca - hani derse geç geldin, kapıyı çalmadan içeri daldın, lafımı böldün, konu dağıldı, ne anlatacağımı unuttum, gittin en arkaya oturdun ve telefonunla ilgilenmeye başladın ya,
geçip oturmak için müsaade mi istiyorsun?
tiki - haa, evet hocam. müsaade istiyorum
hoca - tamam öyleyse kızım, vermiyorum.
dışarı çık.

sınıf, bıyık altından kahkahaları patlatır.
furious furious
lise 1'de 80 gün falan devamsızlık yaptım, lise 2'de 95 gün falan yaptım, hiç ders almıyorum yahu.
neyse ilk sene devamsızlıktan çakmışım ikinci sene başlamış.
bakmayın öğrenmeyi falan severim, derslerim de kötü değildi ama ergeniz.
üstelik tüm bu günler boyunca okuldayım yani, kantinde. derse girmiyorum o ayrı.
2. sene başlamış edebiyat dersindeyiz, bütün(girdiğim) notlarım tam.
hoca kitaptan yazdırıyor, kitap değişmemiş, defterime bakıyorum yazanı söylüyor, yazmıyorum.
geldi başıma, yeni mezun tipi gör tam feminist aq, biraz kilolu, gözlüklü, mahkeme suratlı bişi.
"sen neden yazmıyorsun?" dedi.
"benim ikinci senem aynıları defterimde yazıyor" dedim.
"yazacaksın!" dedi.
"yazmıyorum." dedim.
yazarsın, yazmazsın açtım boş sayfa.
yazmam diyorsam yazmayacağım amına kodumun orospusu yazdım, bıraktım sayfayı.
birkaç dakika sonra gelip sayfaya baktı, okudu.
dersten atıldım, ders çıkışı "tosun" dediğimiz müdür odasına çağırdı, birkaç tokat yedim, siktir git falan dedi. bizim okulda disiplin cezası pek yoktu, dayak vardı.
dersinden 70 altı not almadım, 3 kanaat girmiş 0, kaldım edebiyattan ilk kez xd

amına kodumun orospusu.
topalkırkayak topalkırkayak
benim de var ama çok sıkıcı, baştan uyarayım. başlık yaran bıdudı şeklinde olmadığı için yazmamda sakınca yok bence.

ingilizce hazırlıktayız, aslında intermediate çıkmışım ama kayıtlarda yanlışlık olmuş beginner sınıfa başlamışım. bunu bana 15 gün sonra söyledikleri için sikerler dedim, beginnerda devam ettim. haliyle sınıftan bi tık iyi seviyedeyim. sikim taşağıma denk, çalışmadan 90larla falan geçiyorum. neyse uzatmayayım.

bir gün odtü'den yeni mezun olmuş, sert durmaya çalışan hocamıza bi soru sordum. cevap vermedi. duydu ama siklemedi. ben kendisinden daha artist olduğum için o dakikadan sonra dersini siklemedim. resim çizdim falan vakit geçirdim. zaten 20 kişi falandık sınıfta. fark etti, aramızda şöyle bi diyalog geçti:

- topal kaldığımız yerden devam et.
+ ben dinlemedim bilmiyorum.
- gösterin devam etsin.
---- gösterirler----
+ ben devam etmeyeceğim.
----- sinirlenir haliyle ----
- o zaman çık dışarı.
+ peki.

dersin bitmesine 5-10 dk vardı. ben dışarı çıktım, kantine indim. bu şekilde gerginlikle beni çıkarttığı için tenefüste herkes yanıma geldi. kardeşim sen haklıydın falan dedi, bi sonraki derse biz de girmiyoruz dediler. biz kantinde takıldık bi ders boyunca. masa tenisi falan oynadık. onlar da 5 kişiyle ders işledi.

hazırlıktayken ne kadar rahat di mi artistlik yapmak? bölümde şunu yapsak hepimizin götünü keserlerdi şerefsizim. o değilde yaşlanmışım. nereden baksan 15 sene geçmiş üstünden.
zilan zilan
üniversitenin ilk günü. ilk ders. ders de ingilizce. anfinin yerini biraz zor bulmamdan ötürü derse geç kaldım. kapıyı çaldım geç kaldım kusura bakmayın vs deyip boş bulduğum sıraya geçip oturdum
hoca- kızım geçebilirsin dedim mi ben?
ben- hocam şey...
hoca- benden sonra geldiyseniz kapı kapalıysa hiç çalma zahmetinde bulunup dersimi bölmeyin
ben-ama hoc...
hoca- ama yok. herkesin amasını dinlersem ders yapamam çıkar mısın?
******sessizlik*****
çıktım
sayesinde okulun ilk günü ders almadan dersten atılma şerefine kavuştum. sanki atomu parçalıyor formülünü bozdum. böyle böyle soğutuyorlar insanı.
2
2 /