detroit pistons

1 /
dawsan dawsan
doğu finalisti olmalarının 7 mac sürmesinin kendileri hakkında ki beklentileri azalttığını düşündüğüm bizim memonun takımı. * *
dawsan dawsan
geçen sene lakersın eline verdikten sonra bütün lakers karşıtlarının * takdirini kazanan, kadrosundan memo dışında fire vermeyen ve kadrosunu antonio mcdyess ve derrick colemanla takviye eden, oturmuş kadrosuyla şampiyonluk için en büyük favoriler arasında gördüğüm nba takımı * *
cd12 cd12
geçen sezon ki şampiyonluğunun yanısıra "bad boys" adı verilen kodrosuyla 2 kez daha şampiyon olmuş nba takımıdır
sanitarium sanitarium
bad boys lakabını nba de en güzel taşıyan,nefret edilesi takım.bu lakabı zamanında michael jordan bu takıma karşı 8 maç 40 ve üstü sayı atınca yaptıkları çirkef savunmadan almışlardır.80 lerin sonlarında isaac thomas ve joe dumars lı kadro tam bir dayak makinası gibi çalışmakta ve yaptıkları savunmayla rakibe göz açtırmamaktaydı.90 ların ortalardında draft ettikleri nbae gelmiş en uysal oyuncu olan grant hill** sayesinde bu pis imajı biraz düzeltselerde daha sonra wallace lı kadro tekrar bad boys imajını takıma kazandırmıştır.3 şampiyonlukları bulunmaktadır.ilk beş : pg-chauncey billups ; sg-richard hamilton*,sf-tayshaun prince;pf-rasheed wallace;c-ben wallace
jeriko jeriko
bad boys dönemi itibariyle nba favorim olmuşlardır kendileri. ne takımdı ama... isiah thomas, joe dumars, dennis rodman, bill laimbeer, rick mahorn beşiyle başlar, rakibi dövmekten yorulan olursa, vinnie johnson , adrian dantley , mark aguire , james edwards , john salley'den uygun olanı girer darp yapmaya devam ederdi. isiah olağanüstü bir guarddı, dumars takımın görünmeyen katiliydi (chicago serilerinde pipen'i öyle haşat ederdi ki, pipen en düşük yüzdelerini o maçlarda yapar, ya da migrenim tuttu der hiç oynamazdı.) rodman çaylaktı o sıralar, ne dövmeleri vardı, ne madonnayı tavlamıştı ama gene manyak oynar yerden yere atlardı. rick mahorn'un oynamasına gerek bile yoktu, adamın resmini gören zaten iki metre kenarda durma eğilimine girerdi. ama bir numara kesinlikle laimbeer'dı. bu işi para için yapmıyordu (zira babasından az kazanan tek nba oyuncusuydu) beyazdı, yerdeki bir sopanın üzerinden atlayabilecek kadar bile atletik yeteneği yoktu ama fiziksel ve mental oyunu en iyi bilen adamdı. acayip iyi faul yaptırır, çılgın üçlük atar, 5 kişiyle girdiği ribaund mücadelesinden topu alarak (diğerlerini yere yıkarak tabii) çıkardı. o takım dağılmasaydı nba'da jordan efsanesi olur muydu bilmem. "jordan'ı durdurmayı düşünmek bile insanı çıldırtır. o yüzden biz onu bırakır ve diğerlerini durdururduk. jordan her maç 40 sayı atardı ama hep biz kazanırdık." dennis rodman - bilemediğim bir tarihteki röportajı.
greenowa greenowa
doğu konferansı merkez grubunda yer alan, son yıllarda nba ve özellikle de doğu konferansını domine etmiş, her yıl şampiyonluk iddasını sonuna kadar sürdüren, tarihinde üç şampiyonluğa sahip (1989, 1990, 2004) nba takımı.
şampiyonluk iddası 2006 - 2007 sezonu itibarı ile de devam etmektedir. fakat muhtemel bir nba finalinde karşılaşabileceği dallas mavericks, phoneix suns, san antonio spurs gibi çok güçlü rakipler bulunmaktadır.
sycrone one sycrone one
nba'in ruhuna uymuyor bu takım ne yazık ki.

yıllardır nba maçları izlerim, hepsinde sürekli bir hareketlilik, defansta bir adam sendecilik, hücumda bu verilen rahatlık sayesinde bir yaratıcılık, ayrıca amerika'lıların ve bizlerin bayıldığı bol sayı oranı vardır. ama nalet olsun ki san antonio spurs'le birlikte bu takım tüm bu özelliklerin içine sıçar bir oyun anlayışıyla oynuyor senelerdir.

dün de cleveland cavaliers'ı 85-71 yenmişler. maç 40 dakika olsa gene anlarım da 48 dakikada nasıl hayvani bir savunma yaptılarsa artık 70 sayı yemişler. lan türkiye'de bile az sayıyorum artık ben bu sayıyı. lebron 13 sayı atmış işte, düşünün.

david stern'ün yerinde olsam "siktirin gidin lan ligimden" derim. gelsinler avrupa'da oynasınlar anasını satayım.

(bkz:http://www.ntvspor.net/Pages/21877.ASP
1 /