devlet

1 /
hell guardian hell guardian
gücünün inanılmaz boyutlara ulaşabilmesinden ötürü, kullanım şeklinin sahibi üzerinde hem iyi hem de kötü etkisi olabileceği bazen basit düşünceli insanlarca kavranamayan iki ucu keskin kılıç.
gavi gavi
önemine atfedilen değerler yanıltıcı olabilir. ele geçirenler, geçirmeye niyetlenenler hazin sonlarla karşılaşabilir. misal;

vaktinde kpd lideri thalmann sosyal demokrat iktidara karşı nazilerle ittifaka girişmek gibi bir mallık yaptı ve kendisi canıyla, koca dünya da bilinen cefalarla ödedi bunun bedelini.

akp'ye kızıp darbeci zabitleri 'göreve' çağıran bazı solcu(!) hegemonlara kapak olsun. ne ilgisi var diyenlere de selam olsun, geçmiş olsun.
mihman mihman
devlet genel anlamıyla insanların toplumsal yaşamda başvurdukları bir örgütlenme biçimidir. bir aile, bir dernek, bir sendika,bir parti gibi... bu yüzden devlet her şeyden önce sosyal bir gerçeklik ve ( her sosyal gerçeklik gibi) tarihsel bir gerçekliktir.nitekim çok eski çağlarda devletin izlerine rastlamak mümkün değil. devlet ancak insanlık tarihinin belli bir aşamasından sonra ortaya çıkmış olan bir yapı.

(bkz: insanlık tarihi)

peki devletin ne farkı vardır diğer toplumsal organizasyonlardan?

devlet ilk bakışta örgütün hacmi itibariyle diğerlerinden çok daha kapsamlı bir yapıdır. bir toplumda şimdiye kadar devletten daha örgütlü, kapsamlı bir sosyal kurum yoktur. ayrıca bu kurum içerisinde çok ileriye vardırılmış bir iişbölümü görülebilir.yöneticilerin bir kısmı topluma uygulanacak hukuk kurallarını belirlerler; bir kısmı bu kuralları yönetilenlere uygular; bir kısmı ise bu kuralların uygulanmasından doğan ya da toplumun arasında ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözer.

fakat; devleti diğerlerinden ayıran en önemli özellik bu örgütün sahip olduğu yaptırım gücüdür. ordu ve polis kuvvetleri deveti yönetenlerin elindedir. devlet öteki sosyal kurumlardan farklı olarak toplumda silahlı kuvvetlerin tekeli ne sahip bir sosyal yapılanmadır.

devlet ayrıca kökeni ve amacı bakımından da tartışmalara sebep olan bir kurumdur. devlet ve onun insan yaşamının düzenlenmesinde oynadığı rol hakkında ortaya atılan belli başlı iki görüş var. ve bu görüşler neredeyse tamamiyle bir birine zıt.

nedir bu görüşler?
hegel dedi ki:
"her toplumun bir düzene ihtiyacı vardır. toplumun bireyleri arasında bir anlaşmazlık ortaya çıktığında yansız bir kişi bir "hakem" bu anlaşmazlığı çözmelidir. genel yarar bunu gerektirir.

yasa koyucu ve anlaşmazlıkları cözmekle yetkili organizma da devlet olmalıdır. böylece devlet toplumda asayişi sağlayan bir araç ve hangi sınıfta olursa olsun bireyler arasındaki anlaşmazlıkları çözecek yansız bir kişidir. "toplumsal yarar" ın doğurduğu devlet "toplumsal yarar" ın da temsilcisidir aslında ahlak düşüncesinin, aklın vergisidir devlet"


ancak engels tam olarak onu gibi düşünmüyordu :
"devlet burjuva ideologlarının ileri sürdüğü gibi toplumun dışında ve üstünde değildir. o ne aklın vergisidir ne de tanrı vergisi. devletin yapısı toplumda , toplumda görülen en temel anlaşmazlıklarda aranmalıdır.

"sınıf" larda.


toplum özel mülkiyetin ortaya çıkışından sonra sınıflara bölünmüştür ve bu sınıflar arasında üretim araçları kimin elindeyse o efendidir.

işte devlet sınıflı toplumlarda, hele hele kapitalist toplumlarda, üretim araçlarını elinde tutanların diğerlerini sömürmeye devam etmelerini sağlayacak, bunu garanti altına alacak bir baskı aracıdır. tarafsız, her sınıfa eşit uzaklıkta bir hakem değildir, olmaz. olsa olsa üstün sınıfı koruma için vardır.o ne ezelidir ne ebedi.
ve geleceğin komunist toplumunda devlet insanların yönetimini bırakıp üretimin yönetimini kontrol edecektir."

dedi.

not: giri genel olarak server tanillinin devlet ve demokrasi ile insanlık tarihi kitbından arak tır
1 /