devlet bahçeli

2 /
galliani galliani
"ancak bil ki, bayrağımızın dalgalanması gereken yer sadece erzurum değil, öncelikle kandil dağı'dır. birilerine verdiğin bir söz, yaptığın bir pazarlık yoksa, derhal mehmetçiğin önünden çekil ve bayrağımızın dalgalanmasına engel olma." diye parti propagandası yaparak rte'ye yüklenmiştir. dur hele otur bi soluklan yiğenim diyesi geliyor insanın. kandil dağı ırak'ın. ne zamandan beri başka ülkelerin topraklarında bayrağımızı dalgalandırmaya çalışıyoruz. ya ırak muhalefeti "ırak bayrağı cudi dağında dalgalandırılmalıdır" derse?
devlet bahçeli'nin seçim vaatleri arasında "savaş" war, öğrenmiş olduk.
mulenbu mulenbu
iki seçim önce türban sorununu ürkekler değil erkekler çözer bize oy verin apoyu asalım diyerek propaganda yapan iktidara geldiğinde ise türbanlı mhp milletvekilini türbanı çıkarması için ikna eden apoyu asmak şöyle dursun idamı yasaklayan 2002 seçimlerindeki hezimet sonrası istifa edeceğini açıklayıp mesut yılmaz yada tansu çiller kadar olamayıp sözünün arkasında durmayıp istifa etmeyen parti başkanı.

ayriyeten devletin başına devlet gelmeside bir paradokstur zannımca

edit: başörtüsünü açması için ikna ettiği milletvekili antalya milletvekili nesrin ünal hanımefendiymiş.
başkabirhayat başkabirhayat
sürekli gergin bir yüz ifadesi ve son derece sert mimikleriyle dikkat çeken ve mhp'ye "sinirleri bozuk bir avuç insanın partisi" izlenimini kazandıran siyasetçi.kitleleri peşinden sürükleyecek bir lider olmayışı, giderek 30lu yılların almanya'sına benzemeye başlayan sevgili ülkemin geleceği açısından son derece rahatlatıcıdır.
bayermuhen bayermuhen
şu sıralar partisinin mitinglerinde yaptığı konuşmaları kağıttan okuyan, onu da heceleyerek okuyan insan. ya insan bir kesme hitap ederken bir anlık da olsa kafasını önündeki kağıttan kaldırıp halka bakar! bu nasıl parti başkanlığıdır? la havle, kimlerin eline kalmış bu memleket.
stairway to heaven stairway to heaven
bu adamı seçim otobüsünün üstünde konuşurken görünce hep zorla oraya çıkarılmış "olum bırakın gidiyim, bana göre değil bu işler" der gibi etrafına bakındığını ve arkasındaki, yanındaki izbandutlardan korktuğu için kaçıp kurtulamadığını düşünüyorum. bir insanlık dramı yaşanıyor sanki.

rahat bırakın lan adamı. galata köprüsünde balık tutacak yerde almış konuşturuyorsunuz o kadar insanın önünde, yazık değil mi?
hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim
az evvel tamamlanan erzurum mitinginin son dakikalarında başlayan yağmuru :

"bakın, bereket bizimle.. rahmet bizimle" şeklinde nitelemiştir.. bu da "ne zaman hatip olacak, ne zaman önündekini okumadan da beyanda bulunabilecek" merakındaki şahsıma bir ölçüde yanıt oldu..

bir siyasetçi için ufak nüanslar çok mühimdir esasında..
2 /