devrim arabaları

1 /
marjane und eudaimonia marjane und eudaimonia
türkiye'nin ilk yerli otomobili devrim'i konu alan devrim arabaları, “devrim”i üretme görevini üstlenmiş 23 mühendisin inanç ve azim öyküsünü anlatıyor.
yönetmen tolga örnek ve oyuncular taner birsel, halit ergenç, vahide gördüm, serhat tutumluer, ali düşenkalkar, selçuk yöntem, uğur polat ve altan gördüm.
filmde, dönemin cumhurbaşkanı olan ve yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreden cemal gürsel’i sait genay canlandıracak.
film, 24 ekim 2008'de vizyonda.

bir de not: devrim, türkiye'ye tanılırken benzini bitti diye yolda kalan araba olarak tarihe geçmiştir.
oert oert
tanıtımıyla bile insanı mest eden, çok iyi bir film olduğu her halinden belli olan film.
projede yer alan herkesin ama herkesin ellerine sağlık gerçekten.
wondrous wondrous
benim bildiğim bu devrim projesinde necmettin erbakan'ın epey bir rolü olduğudur. necmettin erbakan'ın mühendislik becerileri camiada replendikçe replenir ve kanımca bunu da hak eder.

öte yandan devrim arabaları filminden anlayabiliyoruz ki, hem kamuoyunda da büyük kısmı bilinen gerçek bir hikayeye dayanan hem dönem filmi niteliği taşıyan bu tür bir proje yaptığınızda -herhalde- ilgili dönemden sonra edindiği siyasi fikri pek klasımıza uymuyor diye o kişiyi sanki hiç var olmamış gibi göz ardı edebiliyoruz.

bu bulguya filmin ikinci yarısında necmettin erbakan'ın bir kez bile isminin bile geçmediğini fark ettiğimde ulaştım. hayati'nin göbeğinden, necip'in doğumhanede dokuz doğurmasına kadar her şeyden bahsediyor, ondan bahsetmemeye özen gösteriyor. hele bir de "hayatta kalan bir tek ben varım dur bir tur atayım" tadlı haluk bilginer rolü var ki, ona hiç değinmeyeyim.
jenesaispas jenesaispas
85. yılımızda özenle izlenilmesi gereken film. oyunculuklar çok başarılı. özenle, sevgiyle yapılmış bir iş. tüm salonu kapsıyor büyüsü. onlarla beraber yapıyorsunuz arabayı, olmadık aksiliklere lanet okuyorsunuz. en acısı, içerde dönen, bu ülkeye bilinçli bentler ören oyunları hatırlatıyor yeniden. ve bu oyunlar devam ediyor. ve her şeye rağmen cumhuriyet 85. yılına giriyor, gururla.
tarzan tarzan
bir örneği 100 metre ötemde sergilenen arabaların çok başarılı yapılmış filmi. son zamanlarda öylesine yapılmış izlenimi veren yerli yapımların arasında yapımına gösterilen özen ve atmosferinin sağlamlığıyla öne çıkmaktadır, izlenesidir.
entipüften entipüften
(bkz: spoiler)


selçuk yöntem (latif karakteri. hatırlatma için teşekkürler cuore sportivo) ve necip karakteri arasında bağ içimi sıcacık etmiş, necip'in karısı doğum yaparken tüm çalışma arkadaşlarının hastaneye gelip aynı telaşla beklemeleri gözlerimi doldurmuştur. son sahnede (benzinin bittiği için arabanın çalışmayışı) sırasında cemal paşa da hiç beklemediğim bir tepki verdi.. projenin başından beri çalışanların yanlarında olduğu imajını veren insandan benzin olayını da bi şekilde tatlılıkla geçiştirip, diğer arabaya binmesi gerekirdi, buz gibi kesilip, "bunun benzini var mı bari" demesi değil. zaten hangi emeğin değeri bilinir ki.. benzin bitince o yan yan gülen adamı da boğasım geldi. aha mükemmel bi film eleştirisi yaptım.


(bkz: spoiler)
songoku songoku
(bkz: spoiler)
selçuk yöntem'in canlandırdığı latif'in onur ünsal'ın canlandırdığı necip'e söylediği türkiye de hiçbir başarı cezasız kalmaz sözü aslında filmin özetidir. onca emek, onca mücadele, iğne yapamayan ülkede proje kapsamında yapılmış dört türk malı araba, bir depo benzinle tarihe gömülüyor. projenin başından itibaren zorluk çıkaran kötü niyetli bürokratlar, devletin ayağındaki pranga bürokrasi, ne amaca hizmet ettiği belli olmayan (aslında çok belli ya) medya bir kere daha gelişimin, iyiye doğruya giden yolun önünü tıkıyor. cemal gürsel'in sıfırdan o otomobili yapan garp kafasıyla düşünen o insanları yüzüstü bırakması ise esas şark kafalılıktır, arabaya benzin koymamak değil.
(bkz: spoiler)
strangelove strangelove
az zamanda çok ve büyük işler başaran bir grup mühendisin 130 günde tüm engellere ve engellemelere rağmen iki adet otomobil üretmesini anlatıyor “devrim arabaları”. filmin oyunculuğu maalesef hayal kırıklığı yaratıyor, ayrıca sanat yönetmeni de elinden geleni yapmış ama olmamış gibi. aslına bakarsanız hiç yoktan, azimle ve inatla, vizyon sahibi ve gerçekten türk ulusuna inanmış insanlar tarafından yapılan devrim filmin asıl başrol oyuncusu gibi.

devrim arabaları seyirciye biraz didaktik şekilde aslında gayet duygusal bir hikâyeyi anlatıyor. fakat film boyuca o duygu yoğunluğunu bir türlü yakalayamıyoruz işte. şöyle diyelim titanic’in sonunu da biliyorduk ama çıkışta herkes ağlamıştı işte bu filmde bu yok. filmin sonunu biliyoruz, tamam gidişat üzerine kurulmuş bir film, ama yine de insan burnunu sızlatacak o hazin öyküyü izleyemiyor.

bunun dışında –bence- her mühendislik öğrencisinin izlemesi gereken ve hatta derslerde bile gösterilmesi gereken bir film.
vjeshtitza vjeshtitza
"türkiye'de her başarının bir cezası vardır" sözüyle filmin ilk sahnelerinden türkiye'deki senaryolar üzerinde hiçbir şeyin değişmediğini, sadece figüranların ve mekanların farklılık gösterdiğini vurgulayan, güzel kadrolu, iyi bir film. türkiye hakkında bir çoğumuzun bilmediği bir sürü başarıdan bir tanesi sadece bu "devrim arabaları" ve bence izlenmeye değer, bir şeyleri yeniden fark etmek için.
sycrone one sycrone one
izlenen süre boyunca çeşitli duyguları bir arada yaşatıyor bu güzel film.

ilk başta "olmaz, yapamayız" ları görüp sinirleniyor, sonra "yaparız" diyenlerin emeklerini, yokluktan bir şeyleri var etme çabalarını gördükçe içiniz sıcacık oluyor, başarıya rağmen ayak kaydırma oyunlarını görünce, destekleyenlerin kösteklerini izleyince gene sinirleniyorsunuz.

oyunculuklar, atmosfer, senaryo o kadar güzel ki, bu duyguları en yoğun şekilde yaşatıyor izleyenlere. oyuncu kadrosunun harikalığı, en azından benim merak ettiğim bir konuyu ele alması, başarılı sayılabilecek sinamatografisiyle kesinlikle kaçırılmaması gereken bir film. mustafa'yla aynı dönemde vizyona girmesi, fazla reklamının yapılmıyor olması biraz kötü olsa da, filmin sponsorları oldukça sağlam. castrol, allianz, doğuş otomotiv ve garanti bankası'nın sponsor olduğu filmin sanıyorum gişede batma gibi bir durumu bulunmaz.

böyle filmlerin devamı gelsin lütfen.
faaip de oiad faaip de oiad
çok başarılı oyunculuklara sahip çok güzel bir film. hem devrim arabasının hemde türkiyede ki devrimin hikayesi oldukça güzel anlatan bir film olmuş.
1 /