devrimci

2 /
devrim devrim
hasas konudur devrim , hele hele devrim için hayatını ortaya koymuş devrimci insanlar konu olunca daha bir hassalaşır. sana göre, bana göredir, önce devrim i iyi anlamak gerekir, yenilikçi mi? ihtilalçi mi? çağdaş mı? söyledim ya hassas konudur işte. şakaya gelmez, yanlış konuşmalar (giriler) insanı rahatsız eder.
lijepa djevojkaa lijepa djevojkaa
"bir savaşçı kendisi için değil, kardeşleri için savaştığında; en tutuklu amaç ne zafer ne de kendini kurtarmak olduğunda, kardeşlerini terketmek değil onları değersiz olarak görmek değil de yalnızca kendi varlığını onlar için harcamak olduğunda yüreği gerçek anlamda ölümü küçümser ve bu sayede kendini aşar ve yücelir."

ateş geçitleri kitabından.
ecg ecg
siyasi aklıyla ihtilalciliği arasındaki dengeyi her zaman koruyabilen insana devrimci demek gerekiyor. ihtilalciliğin siyasi aklın önüne geçmeye başlamasıyla, bir devrimci için en büyük tehlike baş göstermeye başlıyor; birey kendini yalnızca bu düzlemde var edebiliyor. insan hayatına ve doğaya dair tüm diğer eksenler ya kayıyor ya da tamamen siliniyor. bu da devrimciliğin yukarıda yazılan "dir"dan önceki aşamayı yok ediyor: hayal kurabilmeyi.
elastigirl elastigirl
bakın şu iyilere ve adillere . kimden nefret ederler en çok. onların değer talolarını bozandan, ihlalciden, kanuna karşı gelenden. gelin görün ki yaratan odur
nietzsche - böyle buyurdu zerdüşt
sözleryle pek güzel anlatılan hem bozanhem yaratan
diptekikum diptekikum
var olan geri düzeni yıkıp yerine daha iyi bir düzen getirmek için uğraşan kişi. genellikle bu amaçları için hayatlarını feda ederler ya da hayatlarını bu uğurda yitirirler.

toplumların olmazsa olmazlarıdır, sayelerinde toplum hep ileri doğru gelişir. var olan hayat standartlarımızın çoğu bu insanlar sayesinde kazanılmıştır.

bir devrimci enerjisini sisteme olan kızgınlığından alır. bir devrimcinin en büyük silahı ve en büyük düşmanı kızgınlığıdır. kızgınlık yerini umutsuzluğa bıraktığında devrimci artık yenilmiş sayılır, o yüzden kızgınlık her daim canlı tutulmalı ve umutsuzluğa sebebiyet vermemli.

genellikle mücadelelerini, görmedikleri tanımadıkları insanlar için yürütürler -ki genellikle bu geniş halk kütleleri devrimcilerin yaptıklarına karşıdırlar. sistemin eğitimi ile devrimci idealleri toplumun zararı olarak algılarlar. bir devrimci bu durum da bile yılgınlığa düşmemelidir, düşmez de, o gelecek güzel günlerin umudu ile devam eder yoluna. engeller onun için bir vaz geçiş nedeni değil bir özeleştiri aracıdır. toplumun kendini neden anlayamadığını, nerede hata yaptığını sorgular bu gibi durumlarda.

bir devrimcinin düşeceği en büyük hata, içinde yaşadığı toplumu küçük görme hatasıdır. eğer bir devrimci bu hataya düşerse, kendini toplumdan üstün görmeye başlar, bu da onu içinde yaşadığı toplumdan fersah fersah uzağa götürür ve devrim idealleri sonu hüsranla bitecek bir maceraya dönüşür.

bir devrimci, öncelikle içinde bulunduğu toplumu tanımalı daha sonra toplumun ihtiyaçları ve düzenin verdiklerini bir araya getirip hedefini belirlemeli. böylece içinde bulunduğu toplum kendisini daha fazla sahiplenir ve devrim bir hayalden, elle tutulur bir mücadeleye dönüşür.

fikrimce ülkemizdeki devrimcilerin en büyük hatalarından biri halk ile ortak bir dil tutturamamak. devrimcilerin kullandığı dil, literatüre bulanmış, halkın algılarından uzak bir dildir. bu da devrimci ile halk arasınd abir kopukluğua neden olur. devrimci öncelikle amacını halkına yalın bir dille anlatmalı ki halk kendisini sahiplensin ve mücadeleye destek versin.

bir devrimci mücadelesini sadece dili ile yürütemez, unutmayalım ki, hiçbir iktidar elindeki gücü altın tepsi içinde halka sunmaz. bugüne kadar kan dökülmeden alınmış hiçbir hak yoktur. şimdi bu tespite karşı 70lerdeki ecevit iktidarının işçilere (özellikle maden işçilerine) verdiği hakları karşı düşünce olarak öne sunacaklara şunu söylemek istiyorum. o dönem işçi birlikteliği ve mücadelesi öyle bir hal almıştı ki, sistemin karşılaştığı en büyük tehlike halini almıştı. eninde sonunda o haklar alınacaktı. ve ecevit hükümeti işçilere bu göstermelik hakları vererek mücadele içinde bir kırılmaya sebep olmuştu. alınan bu haklar devrimci mücadele içinde rehavete yol açmış ve bazı keimlerce yeterli görülmüştü. ve maalesef ecevitin bu hamlesi bangır bangır gelen devrimin ayak seslerini cılızlaştırmıştır. işte, bir devrimci kendisine verilen gsötermelik haklara aldanmamalı ve mücadelesini aynı kararlılıkla sürdürmelidir
2 /