dido

9 /
küçe çıkmaz küçe çıkmaz
i̇zmirli hem yunan hem türk tarihçi oturup kentin 100 yıl öncesinde geçen bir aşk öyküsü yazarsa ortaya ne çıkar? 'dido-bir i̇zmir romanı', efe moral'ın türkçe'deki ilk kitabı. artemis yayınları'ndan çıkan kitap, i̇skenderiye'den rodos'a, oradan i̇zmir yangını'na savrulan bir dönemde geçen büyük aşkın hikayesi

romanın başkahramanı dido ve niko'da i̇skenderiyeli ve yunanistanlı babaannesi ve dedesinin izini takip etmiş moral. kendi deyimiyle onlara selam çakmış romanında. roman 1908'den başlayıp 1980'e kadar uzanıyor. i̇zmir'in 20. yüzyıldaki ilk 50 yılının çok yoğun ve büyük bir dönüşüme denk geldiğini dile getiren moral, o dönemi anlatmak için aylarca kaynakları araştırmış. i̇zmir tarihi ile ilgili kitaplardan kentte yaşayan levanten, rum ve yahudi ailelerin anılarına, i̇zmir yangını nedeniyle açılan davaların tanıklıklarına kadar bir çok kaynağı okumuş. moral, "i̇zmir yangını'nı yazmak için insanların hissettiklerini yaşamanız lazım. ben i̇zmir yangını'nı yaşadım. bu çok korkunç bir şe ben günlerce insan eti kokusundan uyuyamadım" diyor. dönemin i̇zmir'in olumlu ve olumsuz yanlarıyla eşi benzeri bulunmayan bir şehir olduğunu vurgulayan moral, o kozmopolit şehir kimliğinin yangın ile sona erdiğini işaret ediyor.


format at geçer format at geçer
ergenliğimin ve olgunluğumun aşkı bilgisayar ve telefonumun ekranını süsleyen güzel kadın ve tüm albümlerini dinlediğim harika sese sahip sanatçı hatta öyledir ki pek az kişide olan demo olarak çıkardığı şarkısını bile bulmuştum ne yapıp edip. o güzelliği kullanıp yarı çıplak pozlar vererek şuan ki popülerliğini 10 kat arttırabilirdi ancak hep sesi ve müziği ile konuşulmak istedi end of night klibinde ki 2:18. dakikasında yapmış olduğu el hareketi aslında ayağınızı denk alın sizi sesimle sikertip yok ederim anlamını taşımaktadır. sesine güzelliğine sanatına kurban.


venom venom
jimmy page'i falan bir kenara koydum, sanırım en çok sempati beslediğim ingiliz.
ses, güzellik, mütevazilik. anam anam

asıl adı da: dido florian cloud de bounevialle o'malley armstrong imiş. iki kelime daha alsa dünyanın çevresini turlar bu isim
the cekat the cekat
hunter ve thank you şarkılarını duyardım ama çok da hastası değildim. üniversite yıllarımız daha çok limp bizkit, deftones, scorpions, korn ve sair türevleri ile geçerdi -ki o zamanlar bu gruplar bayağı revaçtaydı.

bir gün arkadaşlarla alanya'ya gidecektik ve öncesinde kasetçiye uğramıştım. yıl 2003. "life for rent" son albümüydü. nedense almak istemiştim. yolculuk boyunca arkadaşlarımı unutup sadece bu albümü dinlemiştim. stoned, don't live home, see the sun, sand in my shoes, this land is mine, white flag vs ne kadar dinlediğimi hatırlamam, gerçekten çok kaliteli bir albümdü. hala albümü saklarım ^^



9 /