die siedler von catan

closer closer
settlers of catan olarak da geçen muhteşem ötesi bir board game*'dir. klaus teuber'in geliştirdiği oyun ilk olarak 1995 te almanya'da satışa çıktığında almanya'nın en iyi oyunu seçilmiştir. hemen ertesi yıl da (1996) "best fantasy or science fiction board game" ödülünü almıştır. amerika, ingiltere, japonya, hollanda ve belçika'da da satışa sunulmuş ve büyük ilgi görmüştür.





"die seefahrer von catan"* ve "städte und ritter von catan"* ve "händler und barbaren von catan" versiyonları da en az orjinali kadar tutulmuştur.

oyun catan adasını ele geçirmek üzerine kurulu bu noktada risk'i andırabilir biraz ancak oyun tahtası yani ada altıgen parçalardan oluşuyor ve her defasında yeni bir ada farklı bir düzende kuruluyor. oyun materyalleri şöyle:





- 19 x altıgen alan kartı:

4 x orman (odun kazandırıyor)
4 x otlak arazisi (yün kazandırıyor)
4 x tarla (buğday kazandırıyor)
3 x kırsal alan (kil kazandırıyor)
3 x mountains (maden kazandırıyor)
1 x çöl (kazanç yok)

- 18 x altıgen deniz kartı (9 limanlı 9 limansız)





- 95 hammadde kartı: odun, yün, buğday, kil, maden (herbirinden 19 tane)

- 96 piyon (4 farklı renkte), her bir renk için:

15 x yol
5 x köy
4 x şehir





- 18 x numara pulu (numaralar 2'den 6'ya, 8'den 12'ye ve 3'ten 11'e (ikişer tane). her bir pulun arka yüzünde bir harf bulunuyor)





- 25 gelişim kartı (14 x şövalye, 6 x ilerleme ve 5 x başarı puanı)

- 2 özel avantaj kartı: "en uzun yol" ve "en büyük şövalye gücü"

- 4 x bilgi kartı (kurulum masrafları)

- 2 x zar

- 1 hırsız

kesinlikle çok eğlenceli bir oyun. her ne kadar oyun süresi için 90 dakika denmiş olsa da 6 saate uzayabilen oyunlara gebe olduğu tecrübe ile sabittir. keşke herkes oynasa.
püfü püfü
masaüstü, yani etrafında sandalyeler olan gerçek anlamda "masa" üstü versiyonu kadar olmasa da, bilgisayardaki dandik versiyonu da gayet insanı saatlerce kilitleyebilen süper oyun.
dünyanın en sıkıcı oyunu ve en güzel oyunu aynı anda nasıl oluyor sorusunu sık sık sorgulatır.
bilgisayar versiyonunda 10 puan olan kazanıyor.
yani (bkz:10 da biter beyler )
fak badi fak badi
efsane board game. oyun hiç sıkmıyor. oyunda çok kötü gitseniz bile elinizdeki kaynak kartları ile ticarete devam edip oyunun gidişatını etkileme şansınız var. ve her oyunda adadaki kaynakların farklı yerlerde olması mükemmel oluyor. her oyunda farklı strateji geliştirmeniz gerekiyor.
diğer oyuncularla aranızı iyi tutmaya çalışın. kimseyle zıtlaşmayın. çünkü ticaret çok önemli. zıtlaşırsanız ticareti keserler. sessiz sessiz ilerleyin. en uzun yolu yapmak büyük avantaj sağlıyor. knight kartlarını da biriktirirseniz longest army kartını da alırsınız. oh 4 puan cepte.

şu anda türkiyede satışı yok bildiğim kadarıyla. yurtdışından sipariş verebilirsiniz.
herecomesthesun herecomesthesun
muhteşem bir masa oyunu. en iyi arkadaşınızı 'kazıklanacak enayi' gözüyle bakmaya başlamanız gibi yan etkileri olsa da, bi anda kendinizi tüm dünyevi meselelerden arınmış, kişisel çarpışmalarınıza mola vermiş, kalp kırıklıklarınızı unutmuş halde 'olum koyuna odun veren var mı lan', 'ziktiğimin 8i bi gelmedi amk ya' derken bulabilirsiniz. hoştur yani, şiddetle tavsiye edilir
mecburiyetten mecburiyetten
zamanında dünyanın en iyi oyunu seçilmişliği de olan, insanda bağımlılık yapan oyun.
expansion pack'i cities & knights'ı ile daha da bir zevkli hal alıyor.
ilgilenenleri için başka expansion'ları da mevcut.
ctrl x ctrl x
oyunların felsefesi olur mu? demeyin tabiki olur cancağazım.

mesela bu oyunun felsefesine dair bir iki kelam edecek olursak,
yeni şehirlerin kurulması ve ticaretin gerekliliği için yolun
gerekliliğini gösteriyor. oyunda iki yol yapıp anca bir şehir
kurabiliyorsun. yollar medeniyetin inkişafında da önemlidir.
mesela romalılar askerleri için yollar ve bu yollara kilometre
taşları döşetmişlerdir.

bizde de meşhur bir söz vardır "gidemediğin yer senin değildir"
yolun verdiği bir ızdırap. . . yol bahsi uzun sürdü.
__________

şehirler ve kurulumu var oyunda. şehir nedir? artı ürünlerin ticareti
yeni ürünlerin keşfedildiği yerdir. #11064489 yazıdaki misal bu artı
ürünlerin nasıl kullanıldığınıda dair yüzeysel bir anlatım mevcut.

şimdi oyunda da şehir kuruluyor. oyunun stratejisi gereği size yeni
malzemelerin veya elinizde olan malzemeler için tekel olup ticaret
için daha sıkı pazarlık yapmanızın avantajlarını sağlıyor.

şehir halkı için elzem olan ihtiyaçlar vardır, iç yollar ve yiyecektir.
işte oyun sizden bunları karşılayacağınız şeyleri yani ev için gerekli
malzemeleri istiyor. insan bir yerde yol ve yiyecek ihtiyacı karşılanınca
kendisi direkt olarak oraya yerleşmek için meşru zeminini bulmuş oluyor
ve barınma ihtiyacını tez elden karşılıyor.

demek ki neymiş şehirler; daha büyük organizasyonlar olup, insanların
birlikte gıda işlerine kolaylıkla temin ettiği ve +ürünlerin pazarlanarak
oluştuğu yerlermiş. oyun da sizden bunu istiyor işte. ve bu yönde de
malzeme istiyor şehrinizi kurarken.
___________

şehir kurulumundan sonra şehirlerin büyümesi işlemi var. +ürün ve yeni iş
sahalarının gelişimi ve buna müfus artışı ile birlikte ticaret yolları ile
gelen insanlar da eklenince şehirler otomatikman büyür. iç göç, dış göç de
bunu tetiklerler.

işte oyun da bunu kullanıp, sizin aldığınız ürün, büyüttüğünüz şehirlerde
tek malzeme değilde iki malzeme alacak şekildedir. bunu oyun haricinde değil
günümüz metropolleri için düşündüğümüzde de durum aynıdır. çalışan kesim ve
iş merkezlerinin bir arada bulunması, şehirlerde teknokentlerin kurulması...
işte hep bu büyümenin ve argenin artık kalifiye eleman bulmada fazla
zorlanmadan şehre yerleşmesinin neticelerindendir.
____________

işte oyunda bunlar var;
sana yol yaptırıyor
sona şehir yaptırıyor
ve
sana yaptığın şehri büyüttürmeye teşvik ediyor.

bunlar varsa bunlara arıza çıkaran birilerinin de varlığı var demektir.
işte oyunda ortada bir çöl ve oradaki haydutlar da bu işi sağlıyor.

çöl; yani hiçbir şeyin yetişmediği, verimli bir ürününü alınmadığı yer.
buradaki adam tabiki haydur olur mantığı ile işliyor.

açıkcası ben çöl ve haydut ikilisini duyunca ve bu oyunu almanların da
yaptığını öğrenince çölden maksadın islam ve oradan çıkanların ise zorba,
gaspçı... gibi kelimeler ile nitelendirdiklerini hissettim. çünkü avrupada
oryantalizmin gelişmesinin en büyük fikir babaları almanlar olmuşlardır.
medeniyet fikrinin teorisinin geliştiği mekanlardandır almanya. mesela
max weber şehir adlı yapıtında doğuya ait şehirlerin hiçbirini şehir olarak
görmez ve onları yok sayar...

işte bu gibi medeniyet temelli oyunlarda da bu tarz argümanların kullanımı
hiç de garip sayılmaz.

hatta bir oyun sırasında bir arkadaşın haydut yerine harami demesi bile,
oyununun bu perde arkasındaki göndermelerine güzel bir örnektir. dikkat edin
sizi oyun içinde kurtaran da bir şovalyedir.

___________

oyun içinde çektiğiniz gelişim kartları ise
taş
buğday
koyun

yani; barınma-yiyecek ve giyecek... ihtiyaçlarının karşılanlasından sonradır.
___________


işte size medeniyet temelli bir oyun ve değerlendirmesi.bundan sonra
oynadığınız oyunlara daha dikkat eder ve burada ne anlatmak istiyor
diye bir daha geriye dönüp bakarsınız.

şimdi dağılabiliriz.

yıllar sonra gelen edit; lan pilketi unutmuşuz. bir de pilket var oyunda malzeme olarak. pilket deyip geçmeyin, yol için önemli malzeme.