dijital fotoğrafa dair 101 temel ipucu

endoplazmikrofon endoplazmikrofon
dünya çapında tanınan yazar ve fotoğrafçı michael freeman profesyonel fotoğrafçılığın ipuçlarını açığa çıkarıyor.


uzun yıllardır edindiği deneyimlere dayanarak yazdığı dijital fotoğrafa dair 101 temel ipucu, dijital fotoğraf makinenizi etkili ve yaratıcı bir biçimde nasıl kullanacağınızı ve bir profesyonel gibi düşünüp nasıl fotoğraf çekeceğinizi anlatan, fotoğrafa yeni başlayanlar ve tekniklerini geliştirmek isteyen fotoğrafçılar için son derece faydalı bir rehber.

kitapta her düzeyden fotoğrafçı -kompakt fotoğraf makinesi kullananlar, hevesli amatörler hatta profesyoneller-dijital fotoğraf makinesini en iyi biçimde kullanmak, bozuk dosyaları düzeltmek ve fotoğrafları etkili bir şekilde düzenlemek için birçok önemli ipucu bulacak.

photoshopa aşina olsanız bile bu kitap, dijital fotoğraf makinenizin tüm özelliklerini kullanarak ilk denemede en iyi görüntüyü yakalamanızda yardımcı olacak.

yazar:michael freeman
sayfa sayısı: 176
baskı yılı: 2013dili: türkçe
yayınevi: say yayınları

foto kitap:dijital fotoğrafa dair 101 temel ipucu - foto gaste dünya çapında tanınan yazar ve fotoğrafçı uzun yıllardır edindiği deneyimlere dayanarak yazdığı dijital fotoğrafa dair 101 temel ipucu, dijital fot... blogspot
seanvictorydawn seanvictorydawn
* photo editor gibi bir kurgu programin olmali
** ama resimleri çekerken, "nasilsa sonradan bilgisayardan editlerim" diye kaliteden taviz vermemelisin.
*** asla kayit edilemeyecek zor pozlari çek, (aniden kanatlanan bir kus gibi), varsin kalitesiz çiksinlar, sen yeter ki çek.
**** photo editor'un esas fonksiyonu boyle pozlari adam etmesindedir.
dumrul dumrul
***** sizin ekranda gördüğünüz fotoğrafla başkalarının gördüğü fotoğraf asla aynı olmayacaktır. bu nedenle düzenleme sırasında her türlü aşırılıktan kaçınılmalıdır. sizin ekranınızda şahane görünen bir fotoğraf başkasının ekranında bok gibi görünebilir.

****** jpg sıkıştırılmış bir formattır. sensörün yakaladığı tüm bilgileri içermez. fotoğrafın boyutunu küçültmek için komşu pikselleri kopyalayarak kaydeder. yüksek megapikselli görsellerde bunun sakıncasını zor görürsünüz ama boyut küçüldükçe fotoğrafın her kopyalanması dramatik şekilde kalite kayıplarına neden olur. çoğu insan dosya değiştirmenin filan da bir kopyalama olduğunu bilmez. bir klasörden diğerine taşıdığınız fotoğraf aynı fotoğraf değildir. jpg'de bu işlem sırasında da kalite kaybı olur. internete yüklenen jpg'lerde de kalite kaybı olur. sunucu değişiklikleri, bakım süreçleri filan da kaliteyi dramatik şekilde düşürebilir. dahası jpg'e yapılabilecek müdahalelerin sınırları daha dardır. bu nedenle makineniz elveriyorsa her fotoğrafı iki kopya halinde (biri jpeg diğeri raw) çekmelisiniz. bu da aşırı büyük bir depolama alanı gerektirir. böyle bir depolama alanınız yoksa bile fotoğrafı o şekilde çekin. sonra bilgisayara aktarın, saklamaya değer gördüklerinizin raw'larını saklayın, diğerlerinin raw'larını silin. raw sensöre düşen her bilgiyi saklar, makinenizin dinamik aralığı elverdiği ölçüde çektiğiniz en kötü fotoğraf bile raw sayesinde adam edilebilir. az pozlanmış ya da çok pozlanmış fotoğraflar kurtarılabilir. günümüz yapay zeka teknolojisi sayesinde artık bulanık çektiğiniz fotoğraflar bile iyi hale getirilebiliyor.

******* fotoğrafta ışık her şeydir. bundan hareketle yeni başlayanların ezici çoğunluğu fotoğrafın çok aydınlık olmasını istiyor. bunun için de o fotoğrafın ihtiyaç duyduğundan daha yüksek pozlamayla çekiyor. oysa bir fotoğraf ortam ışığına mahkumdur. bunu aşmaya dönük her hareketin fotoğrafa negatif etkileri olur. diyaframı açarsın net alan küçülür. iso'yu yükseltirsin gren oluşur, enstantaneyi kısarsın hareket bulanıklığı ve veya titreme kaynaklı bulanıklık oluşur. en önemlisi hatalı şekilde aşırı pozlanmış fotoğraf kurtarılamaz. çünkü aşırı ışık alan bölgede imaja dair tüm bilgi kaybolur. fotoğraflarda patlamış alanlar kurtarılamaz. ama düşük pozlanmış fotoğrafta hala bilgi vardır ve kurtarılma ihtimali daha yüksek olur. bu yüzden ortam karanlık değilse her fotoğrafı bir ya da iki stop daha az pozlayın.

******** lensiniz müsaitse fotoğrafı kadraja tam oturtmayın. bir pencereye kuş konmuş ya da tombiş memeli bir teyze cama çıkmış. siz de pencereyi çerçeve olarak almak istiyorsunuz. kadrajınız yine de pencereden geniş olsun. dilediğiniz kadrajı daha sonra bilgisayar üzerinde düzenleyin. çünkü çekim anında görmediğiniz bir detayı daha sonra ekranda görebilirsiniz. fotoğrafı yamuk çekmiş olabilirsiniz... vs. kadraj yamuksa onu düzeltirken pencereyi mecbur biçmen gerekecek.

********* fotoğrafa yeni başlayanlar için iyi makine kötü makine diye bir şey yoktur. hangi markayı alacaksanız markaya karar verin, modeli ise yüksek olandan başlamayın. fotoğrafı çeken makine değil, fotoğrafçıdır. onun da gözünü eğitebilmesi için en az bir makineyi hacamat etmesi gerekir. paranız çoksa ucuz makinenizin yanında çok iyi bir lens alın. iyi fotoğrafçı kötü makinenin handikaplarını ortadan daha kolay kaldırabilir ama lens öyle bir şey değil. lensiniz sizi makineden çok daha fazla sınırlama potansiyeline sahiptir. ve her koşulda daha uzun ömürlüdür. bir lensle üç beş makine eskitmek mümkündür. bu yüzden de cömert olma lüksünüz varken cömertliğinizi lense karşı gösterin.