din

49 /
dumrul dumrul
bugün erdoğan "faiz haramdır, ayet ortada duruyor" diye konuşmuş ve doları 10,45'e fırlatmış...

bir ülke ekonominin gerçekleri yerine şu masallara göre yönetilince işte böyle çöküyorsun. sürekli sorduğumuz ama kimseden cevap alamadığımız soru şu: hangi toplum hangi dinden ne fayda görmüş? dinin bir topluma en ufak bir faydası varsa bu sorunun cevabını vermek de çok zor olmaz değil mi? niye cevap alamıyoruz?
dumrul dumrul
dindar seçmenlere dair bir araştırma yapılmış. bu araştırma, konya, kayseri, yozgat, sivas, malatya, elâzığ, bingöl, erzurum, gaziantep ve kocaeli illerinde ve i̇stanbulun dindar seçmen yoğunluklu ilçelerinin belli semtlerinde gerçekleşmiş. sonuçlar, akp ile din yarıştırarak iyi bir bok yaptığını zanneden dangalak muhaliflere tokat gibi inmiş.

kürtler, aleviler ve dinsizler anketten çıkarılınca sonuç şöyle oluyormuş. gri 2018, yeşil 2021:




kişilerin dindarlık seviyesine göre oy dağılımı da şöyle:




toplamı da şu:




şimdi dikkat edin. şu sonuçlar çok çok önemli. dindarlar mal mı? geri zekalı mı? akpnin ülkeyi ne hale getirdiğini göremiyorlar mı sorusunun cevabı... hayır mal değiller. hepsini bilerek destekliyorlar. akpnin bu ülkeyi batırmakta olduğunu net şekilde gördükleri, bildikleri halde bu yıkımın arkasında duruyorlar.







yani adam akpnin ülkeyi nasıl bir yıkıma götürdüğünü görüyor, nasıl çalıp çırptığını görüyor, adaletsizliği görüyor. her boku senin kadar görüyor ve bunları destekliyor. niye aga? çünkü islam kardeşim... islamın insana kattığı ahlak işte budur. cennette sonsuza kadar şarap ve seks varken ülke batmış, çalmışlar çırpmışlar kimin umrunda?

demek ki mevzu akp değil. yarın akp gider makp gelir. bu tavırlar yine değişmez.

buralarda hep sorup duruyoruz ama bir cevap alamıyoruz. bu dinin senin hayatına getirisi nedir, götürüsü nedir kardeşim? bu dinin bu ülkeye katkısı nedir? bu din dünyaya ve insanlığa ne kazandırıyor? hangi din insanlığa ne katıyor?
dumrul dumrul
tüm dinler bütünüyle akla ve sağ duyuya aykırıdır. bu nedenle herhangi bir dine olduğu gibi inanan kişiler bu dinlerdeki anlatıları akla uydurmaya çalışan "modern" dindaşları tarafından sürekli aşağılanırlar. hurafe, batıl inanç vs konularını dücane cündioğlu çok güzel anlatıyor.




buralarda tabii bu konuları pek çok kez konuşmuş biri olarak ben dine olduğu gibi inananlardan çok dini akla uydurmaya çalışanları eleştirdiğim için bazı "akıllı" arkadaşlar "işteee ışid ve ateyizler aynı şeyi söylüyolar" filan diye sık sık bağırıyorlar. dinin aslı, orijinali ışid'in inandığı gibiyse biz ne yapalım? bizim suçumuz ne? din akla uygun olmadığı için onu orijinal haliyle inanmaya değer bulmuyorsun ve onu kendine uyan şekilde yeniden kurguluyorsun. bu haliyle akla uyuyor mu? yine uymuyor. sadece az buçuk sağduyuya sahip herhangi bir kişinin gözüne çok batan hususları elemiş oluyorsun.

biz dine dönük eleştiri getirdiğimizde bize diyorlar ki din bir inanç meselesidir, bırakın kim neye inanırsa inansın. aga ben bunu tartışmıyorum ki. ışid gibiler mesela dine olduğu gibi inanıyorlar. iman dediğimiz olay da budur. allah diyor ki "venüs bir yıldızdır" sen venüs'ün ne olduğunu allah'tan iyi mi bileceksin yarram? inancın özeti budur. sayısız örnek veririm. saadet'in gençlik yapılanması konya'da kuran'dan ayeti afiş olarak bastırıyor, bizim aynı "layik" müslüman tayfa ayağa kalkıyor. neymiş islamcılar hristiyanlara karşı nefret aşılıyorlarmış. hadi ya? ayeti de islamcılar mı yazmış?

twitter.com

mhp'li bir köşe yazarı "domuzlar ve maymunlar lanetlenmiş yahudilerdir" diye yazı yazınca yine aynı tayfa ayağa kalkar ve herifle dalga geçer. sözde inandığı kitabı hiç okumamış ki bilsin. örnekleri sayısızca çoğaltabilirim. dünya'da gece ve gündüz diye iki ayrı varlık olması muhabbetiyle dalga geçmemiş olanınız var mı?







ama sen bunu inandırıcı bulmadığın için her seferinde diyorsun ki "ama allah orada öyle demek istememiş ya" ee ne oldu? sen şimdi dine inanmış mı oldun?

burada farklı ölçütler üzerinden değerlendirmeler yapmak olası. bir kısım "reformist" aslında gerçekten müslüman ya da hristiyan ya da yahudi değil. bunlar bayağı benim kadar dinsizler. dinin topluma hükmetmek için elverişli bir araç olduğunu biliyorlar ve onun bu özelliğini kendileri de kullanmak istiyorlar. ama dini olduğu gibi kullanmaya kalkarsan sürdürülebilir bir toplum ve sürdürülebilir bir sistem yaratamazsın. çünkü din baştan aşağı akıl dışıdır. sistem rasyonaliteye dayalı olarak kurulacak ama toplumun rahatça güdülebilmesi için o kadar da rasyonel olmaması gerek. ana fikir bu. toplum mühendislerinin sık sık dinde reform hareketlerine girişmelerinin sebebi budur. bana günlük yaşamda sık sık sorulan, burada da zaman zaman özel mesajlar yoluyla dile getirilen fikir de şu: "dincilik hayatımızı karartıyorken insanların daha ılıklı ve sekülerleşmiş bir dine inansa bunun ne zararı olur?" bu sorunun da bir çok cevabı var. ilki biz gerçek anlamda sürdürülebilir bir topluluk inşa etmek istiyorsak her şeyden önce gerçekliği olabildiğince doğru kavrayan bir insan malzemesine dayanmak zorundayız. çocuk yetiştirirken bile çocuğun sorularıyla sorunlarıyla uzun uzadıya uğraşmak istemeyenler, çocuğun ilkel beynine hitap eden cevaplar verirler. abuk subuk şeylerle çocuğu korkutmak basittir mesela... bunlar topluma da çocuk muamelesi yaparlar. ama bizim dinamik ve hızlı gelişebilen bir toplum kurma ihtiyacımız varsa (ki var) onu çocuk toplum pozisyonundan çıkarmak zorundasın. ikincisi dini radikalizmin kaynağı dindir. insanları akıl dışı olana alıştırdığın zaman onu rasyonel zeminde uzun süre tutamazsın. bir tarafta senin yaptığın yasalar var diğer tarafta evreni zart diye yaratabilecek kadar güçlü olduğu söylenen bir hayali efendi var. dinin ana metinleri ortada. bunu azıcık araştıran herhangi bir kişi senin mabadından uydurduğun yorumlardan kolaylıkla uzaklaşır. orada ya akla ya da tümden akıl dışına yönelmek durumundadır. sen bunu çocukluğundan itibaren bir takım masllarla şartlandırdıysan tümden akıl dışına yönelme ihtimali çok daha güçlü olur. hele hele toplumun en sıkı durması gereken savaş, bölünme, kriz, doğal afet vs zamanlarında. işte ılıklı din en çok böyle zamanlarda aslına rücu eder. yani senin o sözde akla uydurarak topluma yedirdiğin din kriz anlarında kolayca senin altını oyar.

bizim toplumdaki "atatürk her şeyi pek güzel yapmış, hiç hatası yok, maşallah peygamber gibi adam" kafasıyla hala diyanet işleri gibi ucube bir yapıyı bile savunanlar olduğunu biliyorsunuz. niye savunuyorlar? çünkü diyaneti atatürk kurmuş. pekii ne oldu o diyanet? dini kontrol altında tutmak için kurulan yapı asli işlevini yerine getiriyor mu? getiriyor. diyanetin işlevi zerre değişmedi. sadece sahibi değişti. ne oldu şimdi? bunca deneyimden sonra hala mı bunu savunacaksınız? evet savunuyorlar çünkü toplum şu durumlara düşürülmüşken bile bu toplumu din vasıtasıyla güdebilecekleri gibi akıl dışı bir fikre kapılmaktan kendilerini alamıyorlar.

şu ülkede yaşadığımız şunca olaydan sonra bu mantığın savunulabilir olmadığını anlamak çok zor olmasa gerek. bir toplum dinden tamamen arındırılmadan "dinci"likten de arındırılamaz. bunu anlamak için daha kaç felaketle karşılaşmamız lazım? özgürlüklerinizin daha ne kadar gasp edilmesi lazım? daha nasıl bir karanlığa sürüklenmemiz lazım?
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
sistematik olduğu için başımıza bela açıyo. kurumsal her şeyin karşısındayım anacım - buna yerele inemeyen tüm yönetimler de dahil. kendi başınıza, başka canlılara zarar vermedeni naapıyosanız yapın. inandığınız şeylere yakın olmak için içsel dışsal yolculuklara mı çıkıyosunuz, çıkın. misyonerlik yapmayın ama. herkesin tuttuğu kendine bi zahmet. takımlardan bahsediyorum tabisi. neyse yani, sistematik olunca bi bakıyosun bedenin ve ruhun hakkında sistemin üst düzeyinde yer alan birilerinin haddiymişçesine söz söyleme hakkı oluyo. hööööst. çüüüş. buradan bakınca ne kadar mantıksız di mi?
dumrul dumrul
eyüp sultan türbesindeki çiniler şu videodaki şahıs tarafından bir süredir düzenli olarak hedef gösteriliyormuş:




eleman nihayet amacına ulaşmış ve onun gazına gelen bir tane mal çinilere çekiçle dalmış:

twitter.com

kültür ve turizm müdürlüğü de okuldan gelmiş "hani bana hani b..." yok, pardon... "saldırganın akıl hastanesinden verilen yüzde 80 zihinsel engelli raporu var" demiş:




şimdi millet itiraz ediyor. sonuçta azmettiren ortada, olayı deliye yıkıyorlar diye... çiniye çekiçle dalan elemanın deli olduğuna şüphe yok da çinileri hedef gösteren eleman akıllı mı? orada onu orada salt zevk için amele sümüğü gibi yere yapıştırmak yerine mal mal seyreden insanlar akıllı mı? din, tedavisi mümkün bir akıl hastalığıdır. bu yüzden bu olaylara karışanların hepsi meczup çıkıyor.

akıl sağlığı yerinde olan bir insanın kendisine görünmez arkadaşlar ve görünmez düşmanlar edinmesi normal olabilir mi lan?
dumrul dumrul
kainatın güneşi sevgili peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin torunu hazreti hüseyin radıyallahu anh adamın rüyasına girip "kendine üç el sıkarsan bir şey olmayacak" demiş.

şerefsiz islam düşmanı, alçak adam ise kendine bir el ateş edince cartayı çekmiş. sırf yüce dinimizi karalamak için üç el yerine bir el ateş ediyor pis herif. üç el ateş etseydin de görseydik bir şey oluyor mu olmuyor mu.

twitter.com

vallayi sizin derdiniz işlamla.
dumrul dumrul
ya tamam oğlum ya. hiç anlaşamıyoruz ama bu kez kesinlikle aynı fikirde olacağımız bir örnek paylaşacağım.

zırhlı mercedesten inmeyen rus patrik demiş ki: "cesurca seferberliğe katılın, vatanınız için ölürseniz tanrı sizi krallığına kabul edecek"

mobile.twitter.com

mobile.twitter.com

en azından şu konuda anlaşıyoruz değil mi? rus ordusu için ölen hristiyan, tanrının krallığına nah girer. yarrama girer. cennet motivasyonuyla savaşıyorsa bok yoluna geberip gitmiş olur sadece.

yani sen müslüman da olsan, ateist de olsan, deist de olsan, yahudi de olsan, budist de olsan, hindu da olsan hemfikiriz değil mi? bunlar bok girerler cennete. o zaman bu patriğin amacı ne? bu ortodoksluk denen skim ne işe yarıyor?

anlaştıysak burdan çeşitlendir işte kardeşim. başka hangi mercedesliler böyle götlerini sağlama alıp boşa atıp tutuyor? hangi dinin dünyanın neresinde bundan farklı bir işlevi var?
dumrul dumrul
eleman cami içinde anırdığı propagandaları bütün mahalleye dinletebilmek için konuşurken cami hoparlörünü açtırıyor. mahalleli gürültüden şikayet edince bunu da içerdeki dallamalara şikayet ediyor. sonra sürü hep birlikte anırıyor salt mahalleliyi rahatsız etmek için.

twitter.com

sonra da saygı saygı diye ağlıyorlar. nasıl bir haşere türüyse herkese rahatsızlık vermeden var olmayı beceremiyor. üstüne bir de bununla övünüyorlar.
49 /