din tüccarı

avluda oturan sizofren avluda oturan sizofren
bizim anlayamayacağımız dini ve batıni sırlara vakıf olan büyüktür. koyun çobanı yani.

ilginçtir, dini açıdan şirk kapsamına girse bile islam toplumlarında sık rastlanılan olgudur. tüccar sıklıkla din büyüğü, tarikat ehli veya parti başkanıdır.

din büyüğü: molladır, şeyhtir, ayetullahtır, hoca efendidir.

sorsanız, 'yok efendim ne tapınması, haşa herşey hizmet, büyüğe hizmet dine hizmet' derler ama, boş.

o zat ı muhterem parmak nereyi işaret ederse, ona bakarlar, ona koşarlar, ona inanırlar.

oysa ayet var, okuyup anlayalım diye apaçık bir kitap indirildi bize değil mi?

kim o zaman bu din tüccarları? onlar için cami mihraplarına mürit kafaları vurularak insanlar öldürülür misal.

aklıma gelmişken alakasız bir konu daha var:

(bkz: tüccar başbakan)
ctrl x ctrl x
din tüccarı sadece dini kendisi ve çevresi için çıkarlarına alet ederek
rant sağlayan olarak aldık hep. ve birisi bunun üzerinden konuşanlar
ve prim sağlayanları eleştirdik. evet bunun adı din tüccarlığıdır ama
es geçilen bir durum daha var ki o da dini olumsuzlayarak ve onun
üzrinden (olumsuzlamanın üzerinde yürüyerek) iş gören kişide tıpkı
o genel manadaki kişi kadar tüccar zihniyetindedir.

bu iki gurupda dinin üzerinde kendini konumlandırdığı ve spekülatif
işlere alet ettiğinden dolayı aynı ağacın farklı dallarından meyvalar
toplayan çiftçiler gibidirler.
yanlızadam08 yanlızadam08
bazıları vardır kendini allaha okadar yakın zannederki sanki allah onun estafurullah ama amcasının oğlu ulan allah sana nekadar yakınsa banada okadar yakın
şekspiristan şekspiristan
kıblesi para, imân esası kibir, sözü de, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır olan tacir. din alır satar, din üzerinden nazariye ve öğretiler imal eder, yeryüzünde tanrıcılık oyunu oynar, kitabı kendine uydurur, cehalet ve dinin yumuşak karnının hamakat ve hamasetinden nemalanır, helâl olanı haram kılar, haramı helâl kılar, merhamet piyesi perdelik oyunudur, oyunu oynar ve rabbinden daha merhametli isimlere gönül bağlanmasını sâlık verir, kültürü din görür, anane ile imân esasını yarıştırır. iflah olmaz biridir. siyasi irade ve hükümranlık sofrasında ense kalınlaştırmak suretiyle bağdaş kurar ve tıksırıncaya kadar yer, dini birilerinin hegemonyasına peşkeş çeker. müritleri ile arasında askeri bir nizam ve disiplin vardır. eskilerde el kâhhâr ismi ile insanları dinden soğutur ve yaratanı öyle bir bir anlatır ki despot ve sadist bir tanrı'dan bahseder gibi, baş parmağını ateş ve cehennem, azap ve feryat ile figan diye sallardı. son yıllarda ise cicili bicili libaslar giydirdiği din ile hümanistik ve polyanacılık kurgusunu işler. aşk, meşk, bâde, huzur, sükunet, berceste ile aheste aheste dini çok satan, süte yatırılmış satırlar ile pazarlar. naif ve şiirsel üslûba karşı değilim, lâkin bu tamamen hissi bir riya ve albenili bir refleks. böyle huşu ve aşk ile dini anlatan, - islam dini- bir hocaya mürted ile fikirlerini sordum, dedim ki, hocam diyorlar ki mürtedin kâtli helâl, siz ne diyorsunuz? dedi ki; mürted öldürülmeli! hocam huşu ve münzevi havaya geri dönelim dedim, eyvallah diye de ekledim. döneriz evvellallah dedi. evvel ve âhir olan elbette allah ama siz onun adına hüküm veriyor ve o'na suç isnat ediyor ve iftira atıyorsunuz! içten dedim yalnız, sonra da ekledim içsel olarak kapıdan çıkınca, diyemedim ya la!


bu tüccarın sevicisi müslüman liderler ve seçicisi de atalar dininin müntesibi ile oturup iki kelâm okumaktan aciz kişiler.

ailece sevmiyor ve benimsemiyoruz demeyi o kadar çok isterdim ki.
dumrul dumrul
dünyanın neresine giderseniz gidin sik kafalı moronlardan ibarettir. ona kulak veren, takip eden, inananın da kuş boku kadar beyni yoktur.

mesela şuna inanana neyin saygısını gösterebiliriz ki?


spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
ülkeyi bu hallere soktuğu halde, kimsenin korkudan/vurdumduymazliktan sesini çikaramadigidir.
niye? çünkü müslüman bir iktidarımız var. alnı secdeye değiyor ya, yetmez miiiiii!