diyanet işleri bakanlığı

mersburglu mersburglu
bunlar yaşama ait insan'a dair ne kadar güzellik varsa karşılar. haybeden para alan kurumun başı diyorki...
tabiatıyla islam'ın kesin yasakları olan alkollü içkilerden, birbirine yabancı erkek ve kadınların dans etmek, el ele birlikte halay çekmek, horon tepmek ya da benzeri müşterek eğlencelerinden, islam'ın benimsemediği kılık ve kıyafetlerle arz-ı endam etmekten, gayrimüslimlere özgü kültür ve uygulamaları sahnelemekten, her türlü israftan, can ve mal güvenliğini tehdit eden silahlı gösterilerden kesinlikle uzak durmak kaydıyla
linukus linukus
özerkleşmesi gereken kurum. laik bir ülkede, vatandaşın vergisi, bir dinin bir mezhebini temsil eden bir kuruma aktarılması söz konusu bile olmalı ama maalesef biz de yıllardır böyle. bir kere o dine-mezhebe ait olmayan insanlardan alınan verginin bu kuruma aktarılması kul hakkıdır. biri çıkıp gitmediğim caminin imamının, müezzinin vaizinin parasını ben niye veriyorum dese sonuna kadar haklıdır. modern ülkelerde olduğu gibi diyanet'in de özerkleşmesi ve bütçesini inananlarının yaptığı bağışla oluşturması gereklidir.

ayrıca akp döneminde, diyanet'e aktarılan bütçe inanılmaz artmış durumda. yaptıkları olumlu 1 tane bile icraat yok, son model araçlara biniyor, abuk subuk etkinliklerde milyon liralık israflar yapıyorlar, son dönemde de abidik gubidik ülkelere cami inşaa etmeye başladır. lan sen benim paramı niye savuruyorsun kafana göre. bunların hiçbiri gerçek islam kültürü ile de bağdaşmamakta.

işin özünde, imamlık-müezzinlik-vaizlik gönüllü olmalıdır, parayla namaz kıldıran adamın arkasında namaz kılmak da caiz değil bana göre ama orasını geçtim, insanların mesleği oldu bu iş o yüzden maaş almaları normal, hakları. ama maaşlarını o caminin cemaati vermeli, benden niye alıyorsun.

diyanet'in kapatılmasını isteyenler de var. ama bu doğru bir yaklaşım değil, diyanetin kapatılması demek, camileri cemaatlere teslim etmek demek, bir çok cemaati gözlemleme fırsatım oldu, çoğu cahil yobazlar tarafından yönetilen bu cemaatlere islam dinini emanet etmek çok daha kötü sonuçlara neden olur, yakın zamanda fetö örneğinde olduğu gibi. şuan çok güçlü olan diğer tarikatlarda menzil, süleymancılar vs ilerde aynı soruna neden olacaktır. çünkü devlet kurumlarına çöreklenip, oraya sadece kendi müritlerini getirerek başkalarının kul haklarını yemeleri yetmiyor, maddi açıdan güçlü hale geldikçe arsızlaşıyor ve kendi yaşamlarını başkalarına dayatacak kadar ileri gidiyorlar.

çare gerçek laikliktir. din işleri ile devlet işleri tamamen ayrılmalıdır. devlet diyaneti denetlemelidir sadece. destek olmamalıdır, bir cemaatin bir kurumu ele geçirmesi engellenmelidir. yoksa daha çok sorun yaşarız.
dumrul dumrul
bakanlık olması çok isabetli olurdu gerçekten ama reyis henüz onu akıl edemedi.

(bkz: diyanet işleri başkanlığı)

milli eğitim bakanını niye besliyoruz bilmiyorum. diyanet işleri başkanı o işi de gayet güzel kıvırabilecek durumda. adam sonuna kadar haklı. ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu şey din çünkü. milletçe daha çok dinlenmek istiyoruz. ben de orama burama imam sürmek istiyorum ama stoklarda kalmamış.




kültür bakanlığını da aradan çıkaralım. bütçemiz müthiş rahatlamaz mı?