doğan tarkan

ofansif sol bek ofansif sol bek
bu liboşa iki eleştiri getirdik diye kemalist de olduk, iyi mi? bakın bakalım kimmiş kemalist:




biz bu müteveffa liboş gibi chp için oy çağrısı yapmamış olmamıza karşın kemalist olduk. bir de gazetelerde işçi sınıfını chp'ye oy vermeye davet etsek kim bilir neler söylenecekti? bilmeyen de chp'yi sosyalist bir parti sanacak!

hiç kurnazlık yapmaya gerek yok. zira karşınızda salak yok. hiç kimse "kerinçsiz'e laf attı, kafa attı" diye eleştirmiyor bu adamı. kerinçsiz'e laf atarken, onun alternatifi olarak burhan kuzu'yu millete yedirmeye çalıştı diye eleştiriyor. gerçi, doğan tarkan için pek değişen bir şey yok; 90'larda "şeriat gelecek" diye burhan kuzulara karşı kemal kerinçsizlerle yol yürüyordu, 2000'lerde de "asker gelecek" diye kemal kerinçsizlere karşı burhan kuzularla yol yürüdü. yol arkadaşları değişti, ama kendisinin düzen siyaseti içerisinde yer alma çabaları hiç değişmedi. memleketin gündemi "irtica ile mücadele" iken chp için oy isteyecek denli koyu bir seküler, devran dönüp de "darbe ile mücadele" gündemi ortaya çıkınca da akp ve cemaat ile işbirliği yapacak denli koyu bir siyasal islam muhibbi. zaten türkiye'de pek çok arkadaşı, yoldaşı işkencelerde yaşamını veya sağlığını yitirirken, kendisinin 12 eylül döneminde kapağı yurtdışına atıp, rahat ortamlarda sosyalistlik taslaması, aslında ne çeşit bir insan olduğunu ortaya koyuyor ya, neyse.

arkadaşları işkence tezgahlarında can verirken avrupalarda keyif çatan bu liboşu devrimci bir önder gibi tepemize çıkarmaya çalışıyorsunuz anladık da bari ırak'ta savaşa hayır koalisyonu gibi oluşumları bu herife mal etmeyin. o oluşumda elbette sol yer alacaktı. bu doğan tarkan denen liboş ve saz arkadaşları var diye hiçbir parti, örgüt bu birliğin içinde yer almayacak mıydı yani? esasında dsip gibi bir partinin bütün sol platformlardan tecrit edilmesi, dışlanması, aydınlıkçılar ile aynı muameleyi görmesi gerekirken, ısrarla bu tür eylem birliklerine dahil edilmesi büyük bir hata. burada üzerine konuşulması gereken şey budur.

son olarak, kendisinin ne denli ilkeli (!) bir duruşa sahip olduğunu öğrenmek isteyen arkadaşlar, 2010 referandumunda ergenekoncu, darbeci, cuntacı diye bir sürü laf ettiği emep ve sosyalist parti ile 2011'de emek, demokrasi ve özgürlük bloku'nda, sonraki süreçte de hdp ve hdk çatısı altında yan yana yürümesine bakabilirler. tabi, burada emep ve sp'nin de kabahati var. zira, yae olayından dolayı ağır tenkitlerde bulundukları dsip gibi ne idüğü belirsiz bir oluşum ile aynı çatı altına girmeyi kabul ettiler. türkiye sosyalist hareketi içerisindeki bu türden ilkesiz yaklaşımlar, ne yazık ki dsip ve vatan partisi gibi birbirinin laciverdi oluşumlara alan açıyor. açmasın, gerek yok.
bu başlıktaki 58 giriyi daha gör