doğan tarkan

ofansif sol bek ofansif sol bek
bu adam nalları diktiğinde başsağlığı dileyenlerin içinde oğur brothers da vardı. hani birisi taraf'ta "kanlı 1 mayıs'ı solcular tezgahladı" diye yazı yazan, uzun yıllar fanatik rte savunuculuğu yapıp şimdilerde davutoğlu ekibine yanlayan yıldıray ve beş yıldır fetö firarisi olan ağabeyi turgay'dan oluşan oğur brothers var ya, onları diyorum. ne zaman öleceğimi allah bilir, ama öldüğüm zaman böylelerinin arkamdan baş sağlığı mesajları yayınlamayacağını bilmek büyük onur.

inanmayanlara amme hizmeti. dsip'in sitesinden:

dsip.org.tr

bu da ekran görüntüsü:




arkadaşları işkence tezgahlarında can verirken avrupa'da şefçilik oynayan, güç kimdeyse ona göre şekil alan, rüzgarın estiği yöne göre kendini konumlandıran doğan tarkan'ın müritleri, şeyhlerini yüceltmek için iyice komik durumlara düşüyorlar. neymiş, 2010 referandumunda hayır oyu vermiş, ama doğan tarkan'ı savunuyormuş. peki, sen sana ulusalcı, ergenekoncu, darbeci, cuntacı gibi bir yığın ithamda bulunan bir adamı savunmaya utanmıyor musun? miden o denli geniş mi senin? ya da şöyle sorayım; müteveffanın suçlamaları değil de benim tenkitlerim mi canını acıtıyor? niye?

ha, bu müteveffa liboş, yaptıklarını gerçekten inanarak yaptıysa o zaman ortada daha büyük sıkıntı var demektir. zira, bir chp'ye, bir akp'ye yanlayan, bir kemalistleri, bir islamcıları destekleyen birisinin ideolojik duruşu net değildir her şeyden önce. kafası karışıktır. kafası karışık olan, pervane gibi devamlı bir o yana, bir bu yana dönen birisinin de ne kadar güvenilebilir olacağı malum. yani, bu adamı öveyim derken aslında "kafası hiçbir halta basmayan, devamlı don değiştirir gibi fikir değiştiren, cahil bir hödüktü" demek istiyorsun. ayıp değil mi? ölünün arkasından kötü konuşulmayacağını sana hiç kimse öğretmedi mi? bak, ben sadece liboş diyorum. senin gibi cahil bir hödük demiyorum ki. kaldı ki bu adam cahil bir hödük falan da değildi. yaptıklarının hepsini bilinçli olarak yaptı. derdi, düzen siyaseti içinde bir yer edinebilmekti ve bunu nispeten başardı da. 2010 referandumundan sonra rte bizzat kendisine teşekkür etti. aynı dönemde cemaat medyasının da vazgeçilmez isimlerinden birisiydi. zaman'da zırt pırt röportajı çıkıyordu. şayet ömrü yetseydi şu an kendisini hdp'den milletvekili olarak da görebilirdik. bir erol katırcıoğlu'ndan nesi eksikti ki?

bu arada, tkp ve oğuzhan müftüoğlu mevzularına da hiç girme istersen, sen zararlı çıkarsın. '95 seçimlerinde sip ile seçim ittifakı yapan hadep'ti zira, emep veya ödp değil. 12 eylül'den sonra devrimci yol ile fkbdc adı altında eylem birliği örgütleyen de pkk idi. eski dostlarınızla kavga edip edip sonra da bize sarmayın. eski dostların kavgaları bizi hiç ırgalamıyor. burada yıllarca fethullah gülen'e methiyeler düzüp, sonra da muhalefeti fetöcülükle suçlayan akp'li tavrı takınmaya gerek yok. ayrıca, aydınlık basıldığında onu ziyarete giden sadece ödp'liler ve tkp'liler miydi? ben aynı dönemde hasip kaplan'ın da aydınlık'a geçmiş olsun ziyaretine gittiğini anımsıyorum. ha keza, doğu perinçek ile bekaa'da muhabbet bağına giren de ben değildim her halde. eleştirdiğin ne kadar kişi, kurum ve oluşum varsa, hepsi bir şekilde kürt siyasetinin ama silahlı, ama barışçıl, çeşitli kolları ile aynı çatı altında bulunmuş, kontak kurmuş, ittifak yapmışlar. ve sen şimdi hepsini eleştiriyorsun. bu durumda kabahat kimin? benim mi, senin mi?

doğan tarkan'a gelirsek; inşasına bizzat katkı sağladığı, harcını kendi elleriyle kardığı siyasal islamcı iktidarının bugününü görmeden gitmesi, en çok kendisini üzmüştür. öbür dünyadan "reisin padişahlığını nasıl kaçırdım, tüh be" diye hayıflandığına yemin edebilirim ama ispat edemem.
bu başlıktaki 58 giriyi daha gör