doğan tarkan

4 /
ofansif sol bek ofansif sol bek
rahmetli yaşarken öyle saçma sapan işler yapmıştı ki, kin kusulması son derece normal. istediği kadar örgütçü olsun, kalkıp yae saçmalıkları ile akp-cemaat yancılığına soyunursa, nazlı ılıcak, abdurrahman dilipak, hilal kaplan gibi kişilerle sözüm ona "darbe karşıtı yürüyüşler" organize ederse, rte ve feto gibi siyasal islamcılardan demokrasi havarisi yaratma çabasına girişirse kin de kusulur, nefret de! yoksa öyle göt yakma falan durumu yok da, bu liboş için "birilerinin götünü yaktı" diyen arkadaşa tavsiyem; gidip klavyesini temizletmesi. maşallah, klavyesi lağım çukurundan hallice olmuş. bir şey değil, önünde klavyeyi bulan tatar ramazan havalarına giriyor ya, ona ayar oluyorum.

rahmetlinin yaptıkları eğer "o hala kurtuluşçuların doğan abisi" diye meşrulaştırılacaksa, o zaman bu adamın bir kısım eski yoldaşına ergenekoncu, darbe şakşakçısı diye çamur attığını da anımsatalım. zira, 2010 referandumunda sevim belli başkanlığındaki sosyalist parti hayır diyordu ve o partinin önemli bir bölümü de eski kurtuluşçulardan oluşuyordu. 12 eylül referandumunda hayır diyen sol partilere doğan tarkan ve ekibinin neler söylediği de hatırlardadır. demem o ki, eski kurtuluşçular, kendi arkadaşlarına, kendi yoldaşlarına ergenekoncu, darbeci, cuntacı vs. diye çamur atan birisine abi diyorlarsa, o onların midesiyle alakalı bir problemdir. şahsen benim midem böylesini kaldırmazdı, ama onlarınki kaldırıyormuş. yapacak bir şey yok, tamamen kendi mideleriyle alakalı bir mesele.
anabacı vokke anabacı vokke
valla kerinçsiz'e gömdüğü kafayı meşrulaştırırım. sanırım nautilus'ta teninde hissetmiş o kafayı...

ama daha ortada yapıp ettiğini meşrulaştırma yok. yapıp ettiğinden bağımsız olarak bir "şov yapma laaaaan" repliğinden adamın kerinçsiz'e gömdüğü kafayı hatırlamışız. içtiğimiz bir akşam adamı yadetmişiz hepsi bu... adamın yadedilmesinden bile niye bu kadar rahatsız oluyorsunuz? sanki son kadehleri devlet bahçeli'ye kaldırdık da?

ha kaldı ki hayır oyu veren öz hakiki sosyalist partililer bile adama kin tutmuyor. en azından soğukkanlılıklarını yitirmiyor. size ne oluyor? bakın nefretin bu kadarı salt yetmez ama evetçilikle açıklanamaz. 12 eylül 2010 referandumunda yaptıkları kerizlikle de açıklanamaz. tamam, yetmez ama eveti eleştirirsin de ırkçılığa milliyetçiliğe dur de gibi bir çok girişime imza atan da bu partidir. gene ırak'ta savaşa hayır koalisyonunda falan da tüm sol hep beraber bu adamlarla beraberdi. yani perinçek çetesi gibi neo faşist bir oluşum olarak görüp düşmanla aynı muamele yapılmasında, hatta üyelerine boya falan dökülmesinde bir tuhaflık var. yani bir sosyalist açısından dsip yanlış bir konum almış sol bir öznedir. ama bir kemalist açısından düşmandır evet...

yani dsip eleştirisine okey. ama eleştiriyi geçip dsip'i düşman saflarında görecek olan arkadaşları kemalistlerin yanına alalım. saflar netleşsin...
ofansif sol bek ofansif sol bek
bu liboşa iki eleştiri getirdik diye kemalist de olduk, iyi mi? bakın bakalım kimmiş kemalist:




biz bu müteveffa liboş gibi chp için oy çağrısı yapmamış olmamıza karşın kemalist olduk. bir de gazetelerde işçi sınıfını chp'ye oy vermeye davet etsek kim bilir neler söylenecekti? bilmeyen de chp'yi sosyalist bir parti sanacak!

hiç kurnazlık yapmaya gerek yok. zira karşınızda salak yok. hiç kimse "kerinçsiz'e laf attı, kafa attı" diye eleştirmiyor bu adamı. kerinçsiz'e laf atarken, onun alternatifi olarak burhan kuzu'yu millete yedirmeye çalıştı diye eleştiriyor. gerçi, doğan tarkan için pek değişen bir şey yok; 90'larda "şeriat gelecek" diye burhan kuzulara karşı kemal kerinçsizlerle yol yürüyordu, 2000'lerde de "asker gelecek" diye kemal kerinçsizlere karşı burhan kuzularla yol yürüdü. yol arkadaşları değişti, ama kendisinin düzen siyaseti içerisinde yer alma çabaları hiç değişmedi. memleketin gündemi "irtica ile mücadele" iken chp için oy isteyecek denli koyu bir seküler, devran dönüp de "darbe ile mücadele" gündemi ortaya çıkınca da akp ve cemaat ile işbirliği yapacak denli koyu bir siyasal islam muhibbi. zaten türkiye'de pek çok arkadaşı, yoldaşı işkencelerde yaşamını veya sağlığını yitirirken, kendisinin 12 eylül döneminde kapağı yurtdışına atıp, rahat ortamlarda sosyalistlik taslaması, aslında ne çeşit bir insan olduğunu ortaya koyuyor ya, neyse.

arkadaşları işkence tezgahlarında can verirken avrupalarda keyif çatan bu liboşu devrimci bir önder gibi tepemize çıkarmaya çalışıyorsunuz anladık da bari ırak'ta savaşa hayır koalisyonu gibi oluşumları bu herife mal etmeyin. o oluşumda elbette sol yer alacaktı. bu doğan tarkan denen liboş ve saz arkadaşları var diye hiçbir parti, örgüt bu birliğin içinde yer almayacak mıydı yani? esasında dsip gibi bir partinin bütün sol platformlardan tecrit edilmesi, dışlanması, aydınlıkçılar ile aynı muameleyi görmesi gerekirken, ısrarla bu tür eylem birliklerine dahil edilmesi büyük bir hata. burada üzerine konuşulması gereken şey budur.

son olarak, kendisinin ne denli ilkeli (!) bir duruşa sahip olduğunu öğrenmek isteyen arkadaşlar, 2010 referandumunda ergenekoncu, darbeci, cuntacı diye bir sürü laf ettiği emep ve sosyalist parti ile 2011'de emek, demokrasi ve özgürlük bloku'nda, sonraki süreçte de hdp ve hdk çatısı altında yan yana yürümesine bakabilirler. tabi, burada emep ve sp'nin de kabahati var. zira, yae olayından dolayı ağır tenkitlerde bulundukları dsip gibi ne idüğü belirsiz bir oluşum ile aynı çatı altına girmeyi kabul ettiler. türkiye sosyalist hareketi içerisindeki bu türden ilkesiz yaklaşımlar, ne yazık ki dsip ve vatan partisi gibi birbirinin laciverdi oluşumlara alan açıyor. açmasın, gerek yok.
anabacı vokke anabacı vokke
hmmm... dsip ve vatan partisi aynı bokun laciverdi ama tkp değil öyle mi?

bakın bu çok ilkeli arkadaşlar dsip'te bir kaçık suda fırtına kopartır. ama aynı tarihlerde "ya bunları da akp çok mağdur etti" diye vatan partisine dayanışma ziyaretine gidebilir örneğin. ya da tkp'yi sol içi görürler. ama dsip'i görmezler...

evet'i eleştirenler hayır'ı da eleştirsinler bir zahmet. tabi dertleri devrimcilikse. eleştirinin temel motivasyonu bu adamlardan devrimciilik çıkmamasıysa... ama hayır'a hayırhah tutum takınıp yetmez ama evet'e zerre hoşgörü gösterilmiyorsa ben onun altında bir çapanoğlu ararım. referandumda boykotun istanbul'da bir karşılığı olmadığı için hayır oyu vermiş adam olarak söylüyorum bunu. bir tkp geçmişim olduğu için daha kolay ulusalcılıkla suçlandım kimilerince. ama ben bile bu adamlara bu kadar kin tutmuyorum ya? sizin derdiniz ne emmiler? devirmcilik olmadığından eminim...

"yoldaşları işkencede ölürken avrupa'da keyif çatan liboş" da artık iyice oda tv ağzı... bu soner yalçın tayfasının en büyük ahlaksızlığı budur zaten. aynı dümen tkp'lilerde de vardır. kendilerinin zerre böyle işlerle ilgisi olmamıştır. işte silahlı mücadele olsun, işkence olsun, illegalite olsun olmamıştır. ama bu işin içinde olanları hain diye yaftalama yetkisi de ne hikmetse bu arkadaşlardadır. bu işin içind eolan örgüt ve kişilerde değil...

şimdi hele doğan özelinde böyle bir söylem iyice baltayı taşa vurmaktır ki soner yalçın bile yapmadı bunu. o admaın istihbaratı kuvvetlidir, doğan tarkan'ın geçmişini iyi araştırıp susttuğunu düşünüyorum.

bak arkadaş doğan'a avrupa'da keyif çatan liboş diyerek baltayı öyle bir taşa vurdun ki =)

doğan tarkan türkiye sosyalist hareketinde neden müstesna bir yere sahipti biliyor musun? silahlı mücadeleye bu kadar karşı çıkıp da samimiyeti sorgulanamayan herhalde tek figürdü. adam aslında 70'lerde kurtuluş içinde de silahlı mücadeleye tamamen karşıydı. kurtuluş'un da antifaşist mücadeleye takılıp sınıfa yönelmediğini söylüyordu. hatta adam mk'da çatır çatır mahalle ve okullardaki tüm kadroları çekip fabrika çalışması yapalım diye tartışıyordu. bu durumun örgütün merkezinin de hiç hoşuna gitmiyordu, bilhassa kaçaroğlu'nun... o yüzden hep adamın istanbul'daki etkisinin sınırlanması için topal gönderildi başka adamlar gönderildi vesaire... ama kaçaroğlu bile "doğan silahlı mücadeleye öyle düşündüğü için değil işine geldiği için kaşrı çıkıyor" diyemedi.

bence doğan'ın özeti şudur. adam ölmeden evvel bir esrar yasallaşmalı diye tweet atmıştı. iyi geyik dönmüştü "torbacısının numarasını sildi heralde" diye. ama aslında doğan bırakalım uyuşturucuyu doğru dürüst alkol bile almayan bir adamdı. esrar yasağının kalkmasını da kendi işine geldiği için değil hakkaten öyle düşündüğü için savunuyordu. bu tarafı müstesnadır doğan'ın. yoksa bir tkp'linin boğa'da çatışma varken nazım'a çay içmeye gitmesinin işine geldiği için olduğunu bilirsin. ama doğan hakikaten inanırdı yaptığı işe... ha inandığını eleştirebilirsin bu başka bir şey. ama hep kendi doğrusunun peşinden gitti. yoksa kurtuluş'tan hiç ayrılmadan da ekmek elde su gölde bir hayat kurabilirdi kendisine.

ha kaldı ki mahir sayın avrupa'da çok daha uzun yıllar kaldı. işkencede yoldaşları ölürken kendisi isviçre'de keyif çatan liboş diyebilir misin ona? bence mahir sayın'a diyemediğini doğan'a da deme...

ve ayrıca evet, insanlar chp'ye oy verecekse de doğan tarkan gibi gazetesinde göstere göstere vermeli. oğuzhan müftüoğlu gibi kitap imza günleri düzenleyip gizli gizli yapmamalı bu işi... ya da twitter'da sosyalist gazeteci kimliğiyle kusamadığı göçmen düşmanlığını instela'da kusacak kadar düşmemeli insanlar. saflar ve çizgiler mümkün olduğunca net olmalı. bunu istiyorum ben...
5
ofansif sol bek ofansif sol bek
bu adam nalları diktiğinde başsağlığı dileyenlerin içinde oğur brothers da vardı. hani birisi taraf'ta "kanlı 1 mayıs'ı solcular tezgahladı" diye yazı yazan, uzun yıllar fanatik rte savunuculuğu yapıp şimdilerde davutoğlu ekibine yanlayan yıldıray ve beş yıldır fetö firarisi olan ağabeyi turgay'dan oluşan oğur brothers var ya, onları diyorum. ne zaman öleceğimi allah bilir, ama öldüğüm zaman böylelerinin arkamdan baş sağlığı mesajları yayınlamayacağını bilmek büyük onur.

inanmayanlara amme hizmeti. dsip'in sitesinden:

dsip.org.tr

bu da ekran görüntüsü:




arkadaşları işkence tezgahlarında can verirken avrupa'da şefçilik oynayan, güç kimdeyse ona göre şekil alan, rüzgarın estiği yöne göre kendini konumlandıran doğan tarkan'ın müritleri, şeyhlerini yüceltmek için iyice komik durumlara düşüyorlar. neymiş, 2010 referandumunda hayır oyu vermiş, ama doğan tarkan'ı savunuyormuş. peki, sen sana ulusalcı, ergenekoncu, darbeci, cuntacı gibi bir yığın ithamda bulunan bir adamı savunmaya utanmıyor musun? miden o denli geniş mi senin? ya da şöyle sorayım; müteveffanın suçlamaları değil de benim tenkitlerim mi canını acıtıyor? niye?

ha, bu müteveffa liboş, yaptıklarını gerçekten inanarak yaptıysa o zaman ortada daha büyük sıkıntı var demektir. zira, bir chp'ye, bir akp'ye yanlayan, bir kemalistleri, bir islamcıları destekleyen birisinin ideolojik duruşu net değildir her şeyden önce. kafası karışıktır. kafası karışık olan, pervane gibi devamlı bir o yana, bir bu yana dönen birisinin de ne kadar güvenilebilir olacağı malum. yani, bu adamı öveyim derken aslında "kafası hiçbir halta basmayan, devamlı don değiştirir gibi fikir değiştiren, cahil bir hödüktü" demek istiyorsun. ayıp değil mi? ölünün arkasından kötü konuşulmayacağını sana hiç kimse öğretmedi mi? bak, ben sadece liboş diyorum. senin gibi cahil bir hödük demiyorum ki. kaldı ki bu adam cahil bir hödük falan da değildi. yaptıklarının hepsini bilinçli olarak yaptı. derdi, düzen siyaseti içinde bir yer edinebilmekti ve bunu nispeten başardı da. 2010 referandumundan sonra rte bizzat kendisine teşekkür etti. aynı dönemde cemaat medyasının da vazgeçilmez isimlerinden birisiydi. zaman'da zırt pırt röportajı çıkıyordu. şayet ömrü yetseydi şu an kendisini hdp'den milletvekili olarak da görebilirdik. bir erol katırcıoğlu'ndan nesi eksikti ki?

bu arada, tkp ve oğuzhan müftüoğlu mevzularına da hiç girme istersen, sen zararlı çıkarsın. '95 seçimlerinde sip ile seçim ittifakı yapan hadep'ti zira, emep veya ödp değil. 12 eylül'den sonra devrimci yol ile fkbdc adı altında eylem birliği örgütleyen de pkk idi. eski dostlarınızla kavga edip edip sonra da bize sarmayın. eski dostların kavgaları bizi hiç ırgalamıyor. burada yıllarca fethullah gülen'e methiyeler düzüp, sonra da muhalefeti fetöcülükle suçlayan akp'li tavrı takınmaya gerek yok. ayrıca, aydınlık basıldığında onu ziyarete giden sadece ödp'liler ve tkp'liler miydi? ben aynı dönemde hasip kaplan'ın da aydınlık'a geçmiş olsun ziyaretine gittiğini anımsıyorum. ha keza, doğu perinçek ile bekaa'da muhabbet bağına giren de ben değildim her halde. eleştirdiğin ne kadar kişi, kurum ve oluşum varsa, hepsi bir şekilde kürt siyasetinin ama silahlı, ama barışçıl, çeşitli kolları ile aynı çatı altında bulunmuş, kontak kurmuş, ittifak yapmışlar. ve sen şimdi hepsini eleştiriyorsun. bu durumda kabahat kimin? benim mi, senin mi?

doğan tarkan'a gelirsek; inşasına bizzat katkı sağladığı, harcını kendi elleriyle kardığı siyasal islamcı iktidarının bugününü görmeden gitmesi, en çok kendisini üzmüştür. öbür dünyadan "reisin padişahlığını nasıl kaçırdım, tüh be" diye hayıflandığına yemin edebilirim ama ispat edemem.
anabacı vokke anabacı vokke
bu arkadaşın kafası çok acaip gerçekten ben bu kafaya erişemiyorum. ama doğan'a ettiği lafların yarısını hala avrupa'dan dönmeyen koç yiğitlere, 25 sene vatan hasretiyle yanıp tutuşan mahir sayın'a da etmesini bekliyorum. ve doğan'ın avrupa'da keyif çattığı yıllarda sungur ne yaıyormuş diye ekliyorum. sungur hep keyif çatıyordu... o delikanlı geçinen tostçu hakan'ı da biliriz. tam bir binbir surattır. ben hakan gibi kendi gerçek görüşlerini ancak götü boklu instela'da yazabilen bir soytarı yerine chp'ye verdiği oyu gazetesinde açıklayan doğan tarkan'ı tercih ederim.

üstyapı troçkist altyapı soner yalçın, sosyalist kültür de ödp'nin en leş döneminden alınınca olmuyor işte... yarın bir gün benim cenazemde de başsağlığına gelenler yayınlanmaz umarıum. sülalem geniş çünkü. her çeşit insan var...
ofansif sol bek ofansif sol bek
valla sungur savran'ın bazı hareketlerini ben de çok tasvip etmiyorum. örneğin, doğan tarkan denen mücadele kaçkını, karşı devrimci, liboşun önde gideni için baş sağlığı mesajı yayınlaması, benim de çok doğru bulduğum bir şey değil. hele ki cemaat medyasının gözdesi, tayyip kardeşinin biricik "devrimci sol işçi partisi lideri" olan bu döneği kalkıp da denizlerle, mahirlerle, ibolarla özdeşleştirmesi, hiç doğru bulduğum bir şey değil. ama sungur hocanın hiç değilse bazı tutarlı tarafları var. örneğin, bu müteveffa dönek gibi örgüt şefliği yaparken, zoru görünce yurtdışına sıvışmadı. zira '80 öncesi adam zaten her hangi bir örgütlü yapının içinde olmayan solcu bir akademisyendi. 12 eylül'den sonra da yök'e tepki olarak istifa eden isimlerden birisi oldu. en azından, doğan tarkan gibi cemaat medyasına "ya bu solcular da çok kötü çocuklar, en iyi solcu biziz" diye röportaj vermiyordu.

evet, mevzu doğan tarkan'ken nasıl sungur savran'a geldi dersek, kendisine edilen hakaretleri savunacak denli geniş mideli olan müridi, sungur savran'a bok atarak doğan tarkan'ı temize çıkaracağını sandı. bakın, burası çok ilginçtir, cidden böyle bir şeyin olabileceğini düşündü. yahu hiç kimse sana "başkalarının günahları kimseyi aziz yapmaz" diye bir sözden söz etmedi mi? sungur savran istediği kadar yanlış yapsın, bu doğan tarkan'ın rüzgar gülü gibi oradan oraya savruluşlarını, devrimci örgüt liderliğinden akp-cemaat borazanlığına evrilmesini, kendi arkadaşları işkence tezgahlarında, çatışmalarda, darağaçlarında can verirken avrupalarda keyif çatmasını aklar mı? sen bana ondan söz et.

soner yalçın benzetmelerine de hiç girme istersen, sen zararlı çıkarsın. zira soner'in aydınlık'ta muhabir olduğu yıllarda, bekaa'da öcalan ile perinçek muhabbet bağına giriyorlardı. odatv'nin yazarlarından yalçın küçük'e med tv'de program yaptıran da babam değildi ayrıca. hem sonra, gazetesinde açık açık chp'ye oy çağrısı yapan doğan tarkan'ı başkalarına tercih ediyorsan, ne diye bu adamı eleştirenlere ulusolcu, kemalist bilmem ne deyip duruyorsun? sen ne konuştuğunu biliyor musun?

valla mahir sayın'a da hiç girme bence, sen zararlı çıkarsın yine. adam yıllardır hdp'nin etrafında dolanıp duruyor. bu kadar sıkıntılı bir tipin hdp'de ne işi var o zaman? diyorum ya, zararlı çıkarsın, girme bu toplara. "sülalem geniş, her türlü insan başsağlığına gelir" diyor bir de bu adamın müridi. zannedersin oğur brothers, doğan tarkan'ın amcaoğulları oluyor. hey allahım ya.
koba koba
neyi tartışılıyor ki bu anti-marksist karşı devrimcinin. başında bulunduğu sosyalizm düşmanı parti akp-cemaat koalisyonunun siperinden herkesi darbeci ilan ediyordu. cemaatin yayın organlarında yazdılar, röportajlar verdiler, iftiralar attılar, sonunda ne oldu? yalamalık yaptıkları cemaat yani fetö darbe tezgahladı. insanda azıcık utanma olur ama bunlarda ar damarı kalmamış hala bu gönüllü ya da gafil fetöcüyü bize devrimci, sosyalist diye pazarlamaya çalışıyorlar. geçtim sosyalizmi falan adam ve partisi cumhuriyet, laiklik düşmanı, şeriatın, fetönün arka bahçesi. ha bu arada ırkçılığa dur de vb. işler yapmış bu küçük fetöler. onlar için de aldıkları fonlardan bahsetsinler biraz. foncu "sosyalistler" devrimcilik raconu kesiyor, akıl alır gibi değil. yok aydınlıkla kıyaslanamazmış, yok öyleymiş, yok böyleymiş. yahu aydınlığın aynadaki aksidir bu dönek liberaller. yarın yine yemlensinler aydınlık yerine bunlar iktidar yalamalığı yapar. yalakları boş kaldığı için kendilerince "muhalefet" ediyor zavallı foncular.
4 /