dokken

venom venom
george lynch'in yardıran dülülü sololarıyla süslenmiş, güzel melodileri, hoş ritimleri olan şarkılara sahip grup.
yalnız, sözlerinde tek düzelik var gibi, çoğu şarkıda nakaratı, nakaratta da aynı sözleri sürekli tekrarlamakta.

mr scary adlı şarkıyı tavsiye ederim.
peynirveyogurtyemiyorumben peynirveyogurtyemiyorumben
(bkz: breaking the chains)

2010 yılında çıkardıkları greatest hits albümü re-recorded olarak piyasaya sunulmuştur. yeniden stüdyoya girmişler efsane parçalarını yeniden kaydetmişlerdir. dokken severlerin kaçırmaması gereken bir albüm olduğu gibi breaking the chains' in yeni versiyonu mükemmel olmuştur. 80' lerdeki parçanın yüzüne baktırmamaktadır adeta.


ay ışığında saklıdır ay ışığında saklıdır
amerikalı hard/hair/glam rock grubu.

grubun ilk kadrosu george lynch, mick brown ve don dokken şeklindedir.
alone again, dream warriors, in my dreams gibi güzel parçalara imza atmışlardır.

son kadrosu, vokalde don dokken, gitarda jon levin, bas gitarda barry sparks ve mick davulda brown şeklindedir.

grubun diskogarifi:
back in the streets -ep- (1979)
breaking the chains (1983)
tooth and nail (1984)
under lock and key (1985)
back for the attack (19879
beast from the east (1988)
the best of dokken (1994)
dysfunctional (1995)
one live night (1995)
shadowlife (1997)
erase the slate (1999)
the very best of dokken (1999)
live from the sun (2000)
long way home (2002)
change the world: an introduction (2004)
hell to pay (2004)
the definitive rock collection (2006)
bu nick benim tarafımdan kullanılıyor bu nick benim tarafımdan kullanılıyor
amerikan olan don dokken'ın grubudur.grubun adı ilk başta the boyz olmasına rağmen sonradan dokken olmuştur.tarzları scorpionsla benzerlik gösterir.hatta don dokken zamanında klaus meıne'nin hasta olduğu zamanlarda scorpun vokalliğini yapmıştır(sanırım 2 yıl civarıydı) ve scorpun blackout albümünde geri vokalleri vardır.gruba gelince tarzları şarkıları gerçekten çok hoştur,şarkılarını dinlediğinizde size çok tanıdık gelen şeyler bulursunuz sanki her gruptan bir şeyler almıştır bu grup.hakettikleri ilgiyi görememeleri ise çok üzücü çünkü şu an popüler olan yüzlerce gruptan çok daha iyidirler gerek soloları,gerekse don dokken'ın sesiyle.grubun en güzel yanı ise her ruh haline göre şarkıları olmasıdır,insanin her türlü haline uyum sağlar.antidepresan gibidir.üzgünsem neşelendirir,bir şeylerden sıkıldıysam tekrar beni hayata döndürür.
çok hoşuma giden birkaç şarkı ise;
(bkz: stop fighting love )
(bkz:goodbye my friend )
(bkz: alone again)
(bkz: dream warriors)
(bkz: oasis)
(bkz: just got lucky)
(bkz: day after day)
(bkz:sign of the times )
(bkz: cry of the gypsy)
(bkz: when heaven comes down)
(bkz: the hunter)
(bkz: we re illegal)
(bkz: don t lie to me)
(bkz: ı can t see you)
(bkz:deep waters )
-hepsine rağmen oasis ve day after day ve alone again başkadır.

edit:altta kimin girisini gördüm öyle* bi grubu güzel vazgeçilmez yapan sizdeki anilaridir.ve bu adamların anısı bende öylesine çok ki..en yakın arkadaş diyince scorp'dan sonra aklıma ilk gelen isim.insanın en yakın arkadasiyla anıları bir hayat olup cikiveriyor.bir yaz gunundeyiz dışarı çıkıyoruz elimizde dondurmalar.kendi üzerimde ne olduğunu hatirlayamasam da goethe'nin altında kırmızı bir şort vardı hatırlıyorum. ikimiz de fanatik scorp hayraniyiz tum sarkilari ezberimizde, dahasina muhtaciz.ve o gün bana dokken diye bir grup buldum vokalistleri scorpions'da da varmış bir ara diyor. olay orada kopuyor zaten*
gel zaman git zaman goethe çok daha bağlanıyor gruba.bense alice cooper ve alice in chains gidiyorum o sıralar. day after dayi o zamanki sevgilisi için dinlediğini söylüyor.sarkiyi da bi görün ama!
1 yıl sonra sevgilisinin tasinacagini öğreniyoruz ne kadar uzuldugunu biliyorum şarkı katıksız hüzün haline geliyor.neyse buraları atlayalim 12'ye geçiyoruz hocalar bizi test çözün diye serbest bırakıyor test cozerken müzik dinliyoruz arada.kulakligindan duyuyorum ki dokken dinliyor neyseki hüzünlü şarkıları değil, okulda ağlamaya gerek yok saniyorum. dershaneden çıkıyoruz minibüste dinliyor.hatta kendisinin hatırlayıp hatirlamadigini bilmiyorum ama biz yılbaşı gecesi de day after day'i dinlemisiz meğer fizyde gördüm geçen. açtım bir daha dinledim.
sonra hastane olayı var hastaneye gittiğimde elimde değil agliyorum bana ameliyat sırasında dokken duydugundan bahsediyor ne diyeyim zevkli doktorlarmis.kisacasi grup hastanede de bizi yalnız birakmiyor.bu ve bunun gibi sayamayacagim scorp anilarinin yanında bir sürü de dokken anısı.
şimdi ikimiz de ayrı sehirlerdeyiz istanbullu olan ikimizden en azından birimiz istanbuldayiz bu bile iyi.mesafe zaten hiçbir zaman sorun değil gözüne baktığın zaman ne düşündüğünü bilip gulumsedigin insanla mesafe önem teşkil eder mi?
goethe geldim fakat bir faust yazamayacağım goethe geldim fakat bir faust yazamayacağım
tam sayfayı açtım ki üstte en yakın arkadaşımın girisini gördüm. hiç unutmam bana bizim okulun bahçesinde turlarken şunu söylemişti konumuzla da alakasızdı, şu an hatırlamamı sağladı. dokken'ın en sevdiğim grup olduğunu söylüyordum 11.sınıftaydık. 'insanların en sevdikleri grupları sadece kendisi sevemez, başkaları da dinleyebilir.sahiplenilmesi kötü' gibi bir tabir kullandı. tabi ki çok doğruydu. o günde katıldığımı oldukça belirtmiştim. hatta öyle tiplerden sinir olduğumuzdan da bahsetmiştik. gençlik işte. demek bunu kastediyormuş. şimdi anlam kazandı zihnimde.
velhasıl şöyle bir anımı anlatmak için girdim bu başlığa. bakın zaten öyle ilginçtir ki bu grup anılar canlanır insanın zihninde.
neyse,lisede scorpions'a bir düşkünlük mü bir yatkınlık mı vardı bilemem ama her gün onunla geçiyordu. dokken'la da o grup sayesinde tanıştığımı bilirim ama nasıl oldu hatırlayamıyorum. insanı öyle çok büyülüyor ki, şansım vardı ve sadece bir albüm indirmek isterken bütün diskografilerini indirmiştim. gerçekten de bütün gruplardan öyle çok almıştı ya da diğer gruplar onlardan almış çünkü tarihleri eskiye dayanıyor; şarkıları öylesine sizden ve yakın buluyorsunuz.
o dönem bir de ben bir ilişki gibi bir şey de yaşıyorum araya ankara mankara meseleleri de giriyor -uzun hikaye- duygular tavan olduğu için bi şarkılarını açıyorum ya ağlıyorum ya da umut doluyorum. (bkz: day after day ) bu şarkıya artık öyle çok takıyorum ki tam bir yıl sonra aniden gelen bir rahatsızlıkla apandist ameliyatı oluyorum. gece 11'de gireceğim ameliyata bir taraftan götüm üç buçuk atıyor bir taraftan deliler gibi heyecanlıyım. beni ameliyathaneye sokuyorlar ve doktorlar radyo açmışlar 80ler çalıyor. öyle çok umutlanıyorum ki dokken çalacağından bir 5 dakika sonra beni bayıltıyorlar. uyandığımda -narkozdan ayılma kısımlarını hiç hatırlamıyorum- day after day çalıyordu kafamda. ben sadece o şarkıyı hatırlayarak uyandım. ve ısrarla söylerim ki o gün ameliyathanede de o şarkı çalmıştı. kimbilir..

nitekim dokken'ı bir şarkıyla sınırlandırmak değildi bu yazının amacı. ama o şarkı gözümde ve gönlümde yeri o kadar başkadır ki kelimeler kifayetsiz. bazen kızarım hatta bu şarkıyı ne diye yazdın madem yazdın niye bize ezber ettin. hayır yani en ufak bir acıklı olayda ağlamayı kolaylaştırmak için insan zihninde takılı plak gibi hep aynı yerden çalan enteresan bir şarkı.
sefaletin prensesi sefaletin prensesi
1976 yılında kurulmuş olan ve son albümlerini 2012 yılında* çıkarmış olan alman heavy metal grubu.

the yardbirds'e haksızlık etmek istemem ama hayatımda severek dinlediğim en sevdiğim coverlar sıralamasında da bulunur kendileri heart full of soul ile.
eğlenceli, temiz müzik yaparlar.
dinlenilmesini şiddetle tavsiye ederim.
favorilerim;
alone again ;

in my dreams ;

kiss of death ;
böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
alamanların heavy metalde çok farklı bir havası yok mu ya? bir tek bana böyle geliyor olamaz bu. dokken sanırım kendi çizgisinde bir sonraki albümlerinde bile eskisini hiç aratmamış nadir gruplardan. ha bu arada back for the attack kesinlikle dinlenilmesi gereken en nefis albümlerinden birisi.

bu albümden en bi seveceğinizi düşündüğüm;
sleepless nights^^


so many tears ^^



bir de alone again'i bilmeyen yoktur heralde. mütüş^^