doların 9 lira olması

2 /
ila ila
10 sene öncesine ait maliyet tablosu inceliyordum dün. hakkaten 1.7 tl filanmış o zaman 1 dolar. doların yükselişinin sebebini biliyoruz zaten.
nils holgersson nils holgersson
olay doların değer artışı değil olay türk lirasının değer kaybetmesidir. gel de bunu ak trollere anlat. katma değeri yüksek ürün üretmez adil bir rekabet ortamı yaratmaz tarımı bitirir her yandaşa 5 maaş bağlarsan ekonomin magma seviyesinde yeni rekorlar kırmaya devam eder. he yavrum dıjgujler herkes size karşı. en müslüman sizsiniz. ekonomi de o kadar güçlü ki biden ossursa çöküyor nasıl bir güçse artık.
anabacı vokke anabacı vokke
neyseeeee...

ekonomi geldi yolun sonuna....

bunun böyle olacağını ta kemal derviş amerika'dan yeni geldiğinde söylemişti komünistler. çağdışı düşüncenin müritleri diye dinlemediniz, bakın ne oldu?

şimdi anladınız mı ulucanlar katliamı'nın niye yapıldığını? elinizde çekirdek mısır izliyordunuz yakılan devrimcileri... hemen ardından derviş geldi, bir ekonomik paket yaptı. pakketi aldı akp uyguladı ve sonuç bu... o çağdışı komünistler her şeyi 20 sene öncesinden söylemişti aslında, dinlemediniz. şimdi kütür kütür sikiyorlar...

neyse, bu kadar traş yeter. gelelim şimdi bunun niye böyle olduğuna...

önce bir türk ekonomisi nasıl yükseldi, onu anlatalım. düşüş yükselişin kendisinde gizli...

olay sadece özelleştirmeler ve imf borçlarından ibaret değildi. bunlar geçici bir canlanma sağladı ancak 2-3 yıl içerisinde iki gelişmeyle üst üste binince ciddi bir canlanma sağladı. birincisi 2000'li yıllarda dünyadaki mali genişlemedir. tarihin en büyük en büyük para hacmine ulaştı piyasalar. dünya ekonomi tarihinin en büyük mali genişlemesi sırasında herkesin iç piyasasında bir canlılık oluştu. bir de bunun üzerine tayyip erdoğan'ın "hamdolsun fırsata çevirdik" dediği batı'daki mortgage krizleri de peşpeşe patlayınca dünyada dolaşan daha önce görülmemiş miktardaki para da türkiye gibi periferideki ülkelere yöneldi. yani anlayacağınız akp tam düşeş atmıştı. 2007'de onları yüzde 47'ye ulaştıran da bu oldu... hiç öyle ulusalcılar gibi mtiingler yapıp, kuru gürültü yapmalarına gerek kalmadı. sakince seçimi beklediler, sandığa gidip oylarını attılar. zaten eze eze kazanacaklarını biliyorlardı...

dünyanın zenginleri öyle bir dönemde paralarını mortgage kriziyle boğuşan batı bankalarında değerlendirmek yerine türkiye bankalarına yatırdılar. hem oldukça yüksek faizlerle iyi kazandırıyordu. hem de türkiye o 90'lardaki iç çatışmalarla boğuşan istikrarsız ülke görüntüsünden uzaklaşmıştı. kürtlerle de barışmaya çalışıyor gibi görünüyordu. böyle bir ülkeye daha çok aktılar tabi... bu da gayrımenkulun altın çağıdır, millet new york'ta ev almak yerine türkiye'de 3'e alıp 5'e satmayı tercih ediyordu. eskiden kıllı göbekli dayılara bırakılan emlak danışmanlığı işinin altın çağı da budur. emlakçı dayıların yerini giderek 3-4 dil bilen latif bayanlar almaya başladı... gene bu dönem türk kapitalizminin bankacılık sektöründe ciddi bir atılım yaptığı dönemdir. eskiden kahire'de, dubai'de iş bankası dışında türk bankası göremezdiniz. o zamanlar adını sanını duymadığınız bankaları bile oralarda görmeye başladık. şimdi finans sermaye ihracının bu temel alanında türkiye güçlenmeye başlamıştı... gene bu ortamda gayrımenkul ve bankacılık kadar hızlı gelişmese de türkiye'nin geleneksel sanayici gruplarının da yurtdışı yatırımlarına hız verdiği bir dönemdir. ki bu neo ottoman hayalleri de biraz bu ortamda kuruldu.

aslında türkiye'nin eline bir fırsat geçmişti. gerek cumhuriyet döneminde gerekse 60'lı yıllarda türk kapitalizminin tefeci-bezirgan ticaret kapitalizminden üretken-sanayi kapitalizmine geçme çabası vardı. ama her iki dönemde de büyük yatırımlar yapacak sermayesi olmadığı için bu hamleler hep sınırlı kaldı. türkiye doğru dürüst bir devlet politikasıyla elde biriken bu mali sermayeyi ar ge yatırımlarına ve sanayiye yönlendirebilirdi. zaten koç-sabancı'nın da, zorlu'nun da hatta yandaş karamehmet'in de doğalında böyle bir eğilimi vardı. ama silah sanayisi dışında böyle bir yönelim olmadı. onda da tübitak'a cemaatçileri doldurmuşlardı zaten... bunun yerine araplara dağı taşı satıp, gelen paraları avm'lerde nargilecilerde yemeyi tercih ettiler.

bu daha önceki girimde dediğim gibi sadece akp'nin değil genel türk mantelitesinin sorunu. burada insanlar hep hükümete dalkavukluk ederek zengin olur. hatta düpedüz mafya yöntemleriyle başkasının malına çökerek... bu yüzden 1-2 istisna hariç türkiye'de kuşaklar boyu süren burjuva hanedanlıklar yoktur. çünkü her gelen iktidar bir önceki iktidarın zenginlerinin malına çöker. bu "çökmek" deyimini gündelik dilimize soktuğu için sedat peker'e tekrar teşekkür ediyoruz. mesela 1930'lu yıllarda nuri demirer diye bir adam vardır, ankara sivas demiryolunu bu adam yapmıştır. soyadını da 10.yıl marşından alır, demirağlarla ördük anayurdu dört baştan diye... şimdi bu adamı duyanınız var mı? yok çünkü demokrat parti devrinde sildiler adamı...

o yüzden bizim zenginimiz yarın yokmuş gibi yaşar. çünkü yarın devran döndüğünde zengin olmayacağını bilir, ytadını çıkartmaya bakar. yatırım yapmak biraz da yarını düşünen adamın işidir. ama bizde paranın yarın olmayacağını bilirsin. bir almanya'da "mezara mı götürecen" diye bir deyim yoktur mesela...

ondan sonra ne oluyor? hiç kafanı fabrika kurmakla, marka yaratmakla falan yormuyorsun. avm'lerde paranı instagram girllere yediriyorsun... türk tipi dolce vita...
mncdprssv mncdprssv
yukarıda bir arkadaş kırmızı mercimekten bahsetmiş.

ben de size muz diyeceğim şimdi.

(bkz:muz)

anamurda, mersinin diğer bilumum yerlerinde, antalya gazipaşa'da ve alanyada yetiştirilen muz..

sanırım siz bunu 20-21 tl/kg olarak ısırabiliyorsunuz, right?

hah ben onu 7 tl/kg karşılığında ısırıyorum..

ülkeyi komple sikseler muzun yetişemeyeceği bir ülkede hem de..

beter olun amk..
acarabi acarabi
"doların yükseliş sebebini biliyoruz zaten" diyerek güya kendini ekonomiden anlar biri zanneden yazarın bildiği sebepleri hamasi duygularla değil, nalına mıhına reel ekonomik gerekçelerle açıklaması yararlı olacaktır.
bekliyoruz efem...
#18180086
2 /