dolaylı vergi

gibigibi gibigibi
kdv, ötv, öi̇v adları ile toplanan, kurumlar ve gelir vergilerinin toplanamaması sonucu düşük gelirli kesimden toplanan vergi.

belçika ve almanya da %30, hollanda da %33, ispanya da %34, ingiltere de %39, avruğa birliği ortalaması %35, türkiye'de ise %70 civarında geziyor. bu %70 lik oranın acilen düşmesi gerekiyor.

(bkz: nereden buldun yasası)
(bkz: dolaysız vergi)
etranger etranger
gsm, sigara, alkol, petrol gibi kalemlerden eşit gelirli olmayan vatandaştan eşit vergi toplanılması. türkiye'de %70-75'lerde geziyor.
prometheus 83 prometheus 83
eski mali görüşe göre dolaylı vergiler gelir dağılımı açısından adaletsizdir. yeni mali görüşe göre ise dolaylı vergiler makro bazda daha adaletlidir. bu konu hakkında araştırmam var oradan biliyorum. fakat kpss gibi sınavlarda hangisi daha adaletsiz diye sorulursa dolaylı vergileri işaretleyin.
ekşiayran ekşiayran
vergilerin yeniden dağılım aracı olarak gelir dağılımında adalet yarattığını söyleyen hükümetlerin bu yalanının en açık görüldüğü vergi türüdür.toplam vergi gelirlerindeki payı yüzde 70 lerde olan dolaylı vergilerin mahiyetini şu örnekten çıkarabiliriz:trilyoner sermaye sahibi godoman gofret alır(herkes yiyior bunu ) ,sabit maaşlı bir vatandaş yahut öğrenci de gider aynı gofretten alır ve aynı vergiyi öderler.godoman için devede pire olan bu vergiler az gelirli vatandaşın belini büker.devlet büyük sermaye sahibi godomanlardan borç alır bunu vergi gelirleriyle ödemek için vergi oranlarını arttırır.bunu da daha çok dolaylı vergilerden alır.sonuç:godomanın borcunu biz öderiz.bir nevi gelir transferi.vergi kutsaldır yazar vergi dairelerinde ama adaletli yazmaz.demek ki kutsal olan herşey adaletli değildir.
asllll asllll
vergiyi doğuran olayın meydana geldiği anda (kuzu kuzu ödememiz gereken o kesintisi bu kesintisi diye alınan) yani harçamanın yapıldığı anda tahakkuk ettirilen vergidir.akaryakıt tüketim vergisini örnek verebiliriz
kimseoralıolmasınbendeburalıdeğilimzaten kimseoralıolmasınbendeburalıdeğilimzaten
elitizmin dibine vurmuş toplumsal hareket teorisyeni gustave le bonun açıklamakta hiç tereddüt etmediği haksız vergi biçimidir. kitleler psikolojisi kitabından direk alıntılıyorum.(sf.16)

"örneğin bir kanun yapıcısı yeni bir vergi koymak isterse nazari olarak en adaletli olanını mı seçmeli? hiçbir zaman. vergilerin en haksızı, eğer dikkate az çarpar ve görünürde az ağır olursa, kitleler için pratik bakımdan her zaman iyi karşılanır. her gün tüketilen mallar üzerine kuruş kuruş hesaplanan vergi halk tabakalarının alışkanlıklarını sarsmaz, pek az etki eder. bu verginin yerine gündeliklere veya başka bir gelir üzerine nisbi olarak ve 1 defada ödenecek vergi koyunuz.( doğrudan vergiden bahsediyor) bu vergi ötekinden daha az olsa bile genel protestolara neden olur"
taştozu taştozu
abd'de halktan alınan dolaylı vergi yüzde 4,7 türkiye'de ise yüzde 47'dir patronlardan alınamayan gelir ve kurumlar vergisi halkın tükettiği yemekten, ekmekten, kitaptan, ilaçtan tahsil edilmektedir.
itlik serserilik itlik serserilik
kendini asgari ücretle çalışıyor gösteren avukatlar ve doktorlar gibi bilimum orospu çocuğu yüzünden türkiye'de yüksek olan vergidir. gelir adaletsizliğini arttırır çünkü progressive bir vergi değildir.
hilmi abi with dragon tattoo hilmi abi with dragon tattoo
üniversitedeyken "maliye uygulamaları" dersi için yaptığım araştırmada ülkemizde 1975 yılından 2010 yılına kadar gayri safi yurtiçi hasıla(gsyh) içindeki oranı -özellikle 1986 yılından sonra- sürekli artmıştır.

1975 yılında %5.9 iken 1982'de %3.92a düşmüş. 1985 yılında %5.5 iken 2000 yılında %10.8 ve 2010 yılında %13.3 ile zirveye ulaşıyor.

neyse efenim söylemek istediğim lafın özü şu ki; ülkedeki gelir dağılımını düzeltmek bir yana dursun bozan, dolaylı vergiler ülkemizde sürekli artmıştır. yani 1986 yılından sonra bu ülkede ne olursan ol ama fakir olma. senden de zenginden de aynı vergiyi almak için can atıyor ülkemiz.
ubuntu ubuntu
ödediğimiz vergilerin %70'ini oluşturur.

dolaylı vergiden kasıt şudur; çaktırmadan gondiklemek.
yani atıyorum brüt maaşın 3.000 tl ise sırf ödediğin gelir vergisinden dolayı cebine sadece 2.400 tl giriyor. sen elden vermiyorsun bu vergiyi ama işveren senin yerine emeğinin karşılığında kazandığın paradan ödüyor.

çaktırmadan gondiklemek de biraz burada devreye giriyor. o para senin cebine hiç girmediği için ödememiş gibi bir psikolojiye giriyorsun.

daha basit bir örnekle; 3.000 tl kazanan adama o paranın hepsini ver, sonra de ki: "kardeş, o paranın 600 tl'sini getirip bankaya yatıracaksın, gelir vergin bu senin." bak bakalım ertesi gün memleket ne hale geliyor. heey gidi.

tabii bu verdiğim dolaylı vergi örneği sadece gelir vergisiyle ilgili. yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz her şeyin toplamında cebimizden 3 birim çıkacağına 10 birim çıkıyor. o 7 birim de dönüp dolaşıp dolaylı yollardan bize giriyor.

edit: yusufaksu ve dedivekodu uyardılar, gelir vergisi dolaysız vergilere giriyor diye. tamamen benim cahilliğim, bilgilendirme için teşekkür ederim; ama konunun özü bu değil zaten. demek istediğim şey verginin dahili olarak yerleştirilmesinin psikolojik olarak tepkide azalmaya neden olması. toplumca bazı şeyleri fark etmemiz için illa ki gözümüze sokulmasına ihtiyacımızın olması.
pinkunicornum pinkunicornum
gümrükte neler dönüyor anlayamiyorum ama dolayli verginin alasi orada. 100 euroluk birseye 300 euro civari gumruk masrafi odeyince oha dedim. yalnizca oha degil tabi daha niceleri...

verginin ana vataniyiz
jitemci astsubay jitemci astsubay
2023 ortası itibariyle, akp iktidarının bilmem kaçıncı mehmet şimşek ekonomi idaresinde şahlanacak olan vergi türüdür. ilk etapta en ucuz bira ve sigara 50 tl'ye çekilecektir. benzin ve motorin de 30 tl'den aşağıya verilmeyecektir vatandaşa. ben söylemiştim bile demeyeceğim zira bir iki ay içinde bu yazdığım fiyatlar standart baz olacak. kahin olmaya gerek yok.
1