dolunaylardan birinde

enverhoca enverhoca
zihninizi, o zamana kadar sizi ürküten, korkutan nefessiz bırakan her ne vardıysa hepsinin ne kadar anlamsız olduğunu açıkça farketmenizi sağlayacak şekilde çalıştıran o yuvarlak gri küre tepenize dikilip yukardan bakar.
kendini beğenmiş değildir fakat siz kendinizin minicik olduğunuzu tüm zihninizde hissedersiniz. duyumsarsınız...
"dolunaylardan birinde" böyle olmuştu ve o günden sonra bir daha korkmadım.
ürktüğüm, irkildiğim çok oldu ama korkmadım. sekiz yıllık bir geçmişim vardı bu sersem, adına "dünya" denen küre üzerinde. korkularımdan oldukça ‪erken kurtulmuş olmak güzeldi, ama yerlerine gelip zihnime çöreklenen sancılar hâlâ benimle.
ve böylece her dolunayda, o zamana geri dönerim. bir ele ihtiyacım olur bana uzanan bir el. ki korkularım geri gelsin ve sancılar uzaklaşssın diye. belki bir anlık bir boşluk oluşur diye. korkuları o el ile atlatabilir ve sancısız bir zihne sahip olabilirim diye umarım.
zaman oldu o el bana geldi, her dolunayda gördüm, sonra gitti. sancılar zihnimde cirit atmaya devam ediyorlar, bakalım ne kadar bir süre daha gidecek bu böyle:)
öyle işte.